"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır; çoğu zaman daha büyüğünü yaratırız." - Franz Kafka"

Merhaba Eylül

sabahı okşayan elimde çakır dikeni akşamı bekleyen yüreğimde yar yüzü...

yazı resim

işte geldim!..

merhaba Eylül!..

uzun sürdü yağmurlarım, bir türlü açılmak bilmedi bulutlar...şaşı gözüm gibiydi güneş; bir öyle, bir böyle...ah bu mevsim!..ne yağmuru bitti, ne de düşürdüğü sarı yapraklar...esti de esti rüzgar; üşüttü ağaçları ve kuşları, döküldü diplerine çiçeklerdeki taç yapraklar ; döndüler hepsi, solgun bir güle...kokularını yitirdiler ah çeke çeke...kapandılar içlerine; bana benzediler gitgide:)))baharı beklemeye başladılar, yeniden yeşermek için ya, nasıl kıskanmam onları!..

ya ben!..ben yitireli çok oldu baharı...işte bu yüzden özenirim, çok kereler bahar yaşayan ağaçlara, çiçeklere, sarmaşıklara, hatta otlara...

olamam ki, olamam ki!...

buna rağmen içimdeki çocuğu yaşatmanın yollarını öğretti hayat bana...her hücreme acıyı enjekte ederek hem de!.yaşamak zordu, insan olmak hepten zordu, aşk zordu bir de!..hele ben gibi her gününe yeni aşklar, yeni sevgiler büyüten biri için daha bir zordu yaşamak!..

sabahı okşayan elimde çakır dikeni
akşamı bekleyen yüreğimde yar yüzü...
o neredeyse!..

yok!..

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön