"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır, ta ki bir sonraki kahve molasına kadar." - Albert Camus"

Mevsimsiz... Ay Fersiz...

"Bir ömürlük değil mevsimlik yaşanırmış sende aşklar...."

yazı resim

Yalnızlığım azıyor kalbimdeki yaralarım kanadığında,
Kendime ait sebepler uyduruyorum
Zamansız bitirdiğim sevdalara istinaden…

Yıkıyorum kalbimin başköşesinde oturan
Aşkın saltanatını.
İki hüzün bir sevda demlendirip
Sana susadığımda
Sensiz içiyorum
Beni de alıp yanında götürmelerini.

Kendimi acılardan korumak için
Korunaklı duvarlar örüyorum kalbime
Sevda yaralanmasından
Kaçabilmek niyetiyle,
Gecelere adadığım adını sayıklayarak
Arşınlarken kendimi.

Şimdilerde;
Bana sevdadan kalan caddeler
Sokaklar köşe başları
Başıboş yalnızlığımın adını taşıyor.
Kalan rüzgarınla savrulurken
Loş ışıklarında ayrılığımızın ilanları.

Zorlanıyorum işte
Sensizliği öldürmeye çalışırken
Kaldığım ıssız diyarda.
Kalabalıklara gömmekte kar değil
Kırık bir kalple
Geçmişime de borçlu kalmışken.

Ve senden habersiz hala
Umursamadan önceden seni sevipte
Sonrasında herkesi sevmişliğimi;
El bana gece derken
Ben bana karanlığım
İntihar koymuşum bilmeden
Bendeki mevsimin,
Bendeki sevmenin adını…
Ayfer Tahancı
05/OCAK/2008

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön