"Sabahın dokuzu ve hala hayattayız. Bir mucize mi, yoksa sadece kahve mi?" – Dorothy Parker"

yazı resim

Satılık ruhların mülteci aşklarıydık
ne vakit bir ses duysak
tahliye vakti diye ürker, saklanırdık köşe bucak..
zaman zaman yakalanırdık suç üstü,
yüzüne ışık yemiş tavşan misali.!
donar kalırdık olduğumuz yerde..

Satılık ruhların mülteci aşklarıydık ya.!
sahiplendiremezdik bir türlü kendimizi, işgal ettiğimiz yüreğe.!
mülteciydik sonuçta...
bugün olmazsa yarın gitmeliydik ..
gidemesekte gönderilmeliydik.!
çıkmıştı adımız mülteciye
inmezdi ev sahipliğine ..

Yürek arası yollarda geçti ömrümüz
bazen sonbaharın çıplak dalında
bazen hüzünlü yüzün iki damlasında..
mülteci aşklardık biz
ne kalmayı bilirdik nede gitmeyi

yürek arası yollardı geçti ömrümüz
köklerimiz ellerimizde
kurumamak için her yüreğe koşarken.!
tükettik ömrümüzü ...

Artık vakit kalma vakti,
sonsuzluğu bulma vaktirdir.!
son seferdir bu
son yolculuk..
Mülteciliğimizden soyunup
kök salma vaktidir.!
topraktan gelip toprağa dönme,
vakit toprak olma vaktidir..

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön