"Yazmak, bir çeşit manyaklıktır. Tamamen normal bir insan, kendi kendine konuşup durmaz, değil mi?" - **Oscar Wilde**"

Nasıl Yaptım Anlamsızca!

Nasıl bu takıntı, bu saplantı, / Kaldı öylece bende? /

yazı resim

Nasıl yaptım bunu kendime?
Yüreğimin köşesine mi, ortasına mı?
Bilmiyorum.
Nasıl yerleştirdim seni?
Nasıl bu takıntı, bu saplantı,
Kaldı öylece bende?
Nasıl yaptın sevgilim sanki?
Değmeyen her şeyine…
Nasıl bağlandım bir izmarit pisliğine,
Hele o kirli telefon numarasına!
Nasıl yaptım? Acınacak hale gelinceye kadar yüreğim
Bu ucuz lekeyi nasıl sürebildim.
Dağıttım emeklerimi yıllara gelen,
Tüm dostlarımı küstürüp sana sarıldım.
Tanrıyı bile küstürdüm!
Nasıl attım inancımı öyle,
Gülüşün için mahvettim gözyaşımı,
Hiç değmeyen birine!
Nasıl boş sandalyeye dalıp, seni hayal ettim.
Kimlik değiştirip bulandım her şeyine!
Nasıl harcadım tüm iyileri bir pislik bulamacına?
Böyle körce!
Anlamıyorum anlamam gerekeni,
Yazıyorum yüreğime yırtık karalı bir yalanı,
Dar ağacında sallandırıyorum.
Ve tüm sevdiklerimi aldatmışçasına,
Verdiğin iğrençlik hissini yutarcasına,
Her şeyi itiraf ederekten,
Nasıl kıydım benliğime şerefsizlikle!!!!
Kahretsin yine şiirde kaldı hesap soran sözlerim…..

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön