"Yarın, erteleme sanatının en verimli günüdür." – Douglas Adams"

Ne Dersiniz?

Ölüm sessizliği gelecek yüreğinize. Bir hançer misali saplanacak kelimelerim kanatmak için ihanetlerinizi.

yazı resim

NE DERSİNİZ
Yazdıklarım sadece kar tanesi kadar ısıtacak içinizi....
Güneşe teslim olmuş kar taneleri gibi damla damla eriyen sözcüklerimle , okudukça çoğalan hüzün bulaşacak gözlerinize.
Ölüm sessizliği gelecek yüreğinize. Bir hançer misali saplanacak kelimelerim kanatmak için ihanetlerinizi.
Her cümlede ardıma bakmadan çekeceğim zaten kapalı olan kapıları.
Canhıraş bir feryatla yalvarışlarışlarınızı boğmak için , suskun cümleler kuracağım yüreğinizde yankı bulan.
Başı sonu belli bir felaketi görebilmek için, belirsiz bir bekleyişten kaçmanın öyküsünün, ölüm rengine bürünen serüvenini yazacağım size.
Sorgusuz sualsiz sevmelerinden, sorgusuz sualsiz ayrılıklara ulaşan yüreklerin kaybeden bitim noktası harf harf vuracak sizi.
Yazmalı mıyım dersiniz, her birinizin sevmelerine bulaşan kabilin parmaklarındaki kan izlerini.
Yoksa Habil’in gözlerinin son gördüğü suskun ihanete mi yummalıyım kelimelerimi. Ve
her birinizin, gözyaşlarındaki kan seslerinin suskunluğunda mı tamamlanmalı bu yazı...
Ne dersiniz....

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön