"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

Ölüm ( randevu )

ağlama gülüm iki gözüm biliyorum ne kadar beyazdır yüzüm

yazı resim

Öldüğümde gülüm
Nasıl bakar bilmem
Sana şu soluk yüzüm

Annem, babam, abim
Dostlarım
Televizyondan biliriz
Nasıl baktığını ölülerin
Ama görmedim hiç
Gerçeğini ve bilmem
Nasıl bakar size
Şu soluk yüzüm

En iyisi vakit kaybetmeyin siz
Örtün şu örtüyü de
Utanmasın yüzüm
Öldüğümde bile

Ağlama gülüm
İki gözüm
Ne kadar acı
bir şey yapamamak

ağlama gülüm
iki gözüm
biliyorum
ne kadar beyazdır yüzüm

öyle durup
baktım ben sana
sen de bana
öldürme beni
öldürme n’olur gözyaşlarınla

hadi gülüm, hadi
ört şu kefeni
sustur gözlerini
utandırma beni

bilmem nasıl bakar ölüler
utanır mı
ağlar mı
hiç görmedim ki ben
hiç bilmem

neyse, gülüm
bırak beni
başka sefer
başka hayatlarda görüşelim

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön