"Akıl, kendi kendini cilalayan bir ayna gibidir; ne kadar çok bakarsan, o kadar az görürsün." - Stanisław Lem (Kurgusal)"

Oysa Sen Yalnızdın

yazı resim

Aslında
Belki de haklıydın
İçinde kor yaşatan sızıydın
Endişelere sevk ettiren acıydın
Korkularında yaşadığın sancıydın

Kim bilir
Neler yaşamışındır
Saf ve masum halinle hırpalanmış
Hissiyatı dağlanmış, hatta aldatılmış
Anlaşılmaktan uzak kalmış nefestin

Ne yapalım
Her birimiz böyle savrulduk
İçinde yaşadığımız şartlara uyarlandık
Aklı, mantığı, duyguyu bir tarafa bıraktık
Ne söyleniyorsa inandık ve çaresiz yaptık

Belik senin acın
Gözyaşlarını dindirmeyen sancıların
Düşlerinde seni bırakmayan korkuların
Bir ömür devam edecek, seninle bitecek
Seni sana bırakmayan her neyse gelmeyecek

Ne lirik bir candın
Hemen içi ısınan hamiyetli vicdandın
Hasret kaldığın şefkat ve muhabbeti yaşatıyor
Başkalarının sevincinde, kendini buluyordun
Gizliyor, gizleniyor, kimseye güvenmiyordun

Oysa sen yalnızdın
Yalnızlığın kuşatan efkârında ki candın
Umutları ve heveslerini yaşayamayan nisaydın
İçinde bulunduğu ve bulduğu dertler yaşayandın
Herkesin derdine ortak olmaya adaydın, inanandın

Lakin ne kadar anlaşıldın
Hiçbir kıymeti harbiyesi olmayan takdire tavdın
Adeta şartlanmış, bunlarla varlığına bel bağladın
Hevesler emel olurken, hırs halini bürürken nazdın
Ve fakat ummana açılan mıydın, sığ sularda mıydın?

Mustafa Cilasun

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön