"Yazarlar, çoğu zaman, ne kadar az bildiklerini göstermek için sayfalar doldururlar." – Umberto Eco"

Özgürlüğün Sesi

yazı resim

Ben, bir daracık pencereden,
Bulutları gözlerken.
Turnalar geçiyor gökyüzünden, yüreğimden sen.
Sonra, ellerin iniyor sularıma turnaların gözlerinden…
Aklıma bir zamanlar demlediğin çay düşüyor.
Üşüyor ellerim, hasretin nefesiden.

Heybem,
Tamtakır, azıksızım.
Sızım sana dair, yalnızım.
Bir karanfil büyütürüm yüreğimde,
Sen gizlisin renginde.
Bilirim,
Adın yazılı turna teleklerinde eremem.
Her şeyimi veririm, suyumu ekmeğimi;
Bir seni veremem.
Bir girizgâh bulsam gözlerinden yüreğine,
Başka şey istemem.

Bulutlar, kanatsız uçarlar.
Kuşlar, bulutların arkadaşı.
Benim yüreğimde bulutlarda asılı.
Hasılı, sen, turnalar bir de bulutlar.
Kanadı kırık gönlümde umutlar.
Gönlüm enginden engin deryelar kadar.
Pencere dar, zaman ona keza.
Faraza bir gün çıkıp gelsen.
Özgürlüğün sesi olurdun sen...
Ankara,09.04.2010 İ.K

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön