"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

Şehr - İ Soyut

yazı resim

Bir kez solusan nefesimi
Nefesim olsan hani.

Sen; hiç tanımadığım bir şehirdin
Ve iklimin coğrafyama aykırıydı
Gözlerimle sulamıştım kurak topraklarını.

Adının her harfinde bir intihar gizlenirdi.
Her gece sırayla çıkarırdın kırık sandalyeye uzuvlarımı.
Sanki usul usul erirdi bedenim.
Sanki, her gece içimde bir iç isyan çıkarır gibiydin.
Ah şiddetli finansal dalgalarda boğulmalı şimdi gözlerin !
Bu gece avuçlarını aç
Ben yağacağım kana kana.
Her sokağında,
Dudaklarının devrime teşkil eden yansımalarını ilan edecek
Saklamaya çalıştığın gülüşlerin.
Sen, yıkılmış medeniyetlerimin
Avuçlarımın içine çizdiği son çizgiydin !
Ruhumu al şimdi, sakla ceplerinde
Bedenimi fırlatıp at dudaklarından aşağı
Nasıl olsa, boykota teslimdi kemiklerim.

Zaruri bir beyin ameliyatı kadar muhtaçtım
Yosun tutmuş gözlerinde barındırdığın
Son dakika tirajlı, sıcak haberlerinde saklanan siyasal kalp krizlerine.

Sen; beklenmeyen bir yağmurdun kılcallarımda.
Dokularıma kadar işlemiştin.
Hani kanıma bulasan ellerini
Ellerinde ölecek gibiydim.
Ah ılık ılık yak beni
Alnında nüksetmeliyim, yüksek ateşlerinde.
Tırnaklarıma kazımalısın özgürlüğün adını.
Bedenini bedenime nakletmelisin.
Çünkü biz, sosyalist bir üçgenin bulunamayan dördüncü açısı olmuştuk her zaman,
Çünkü, babamın masallarındaki gibi uzun saçlarım olmadı
Sana uzatabileceğim.

Sen sevgilim,
Hiç tanımadığım bir şehirdin
Ve ben tek bir sokağını bile ezberlemeyi becerememiştim !

KİTAP İZLERİ

Bir Zambak Hikayesi

Mehmet Rauf

Tabuları Yıkan Erken Cumhuriyet Dönemi Erotik Edebiyatı: "Bir Zambak Hikayesi" Türk edebiyat tarihinin tozlu raflarında uzun yıllar gizli kalmış, adı bilinse de içeriği hakkında fısıltılarla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön