"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır, ta ki bir sonraki kahve molasına kadar." - Albert Camus"

yazı resim

Terkettin sevdiğim, kaldım çaresiz.
Ellerim semada, ağlarım sessiz.
Dilimdeki dua, gönlümde düştün.
Ne ettim sevdiğim, sen bana küstün?

Ağlamak, yırtınmak fayda etmiyor.
Çağlamak ve coşmak acı kesmiyor.
Senden başka isim dilim bilmiyor.
Ne ettim sevdiğim sen bana küstün?

Yanına gelecek derman bulamam.
Yaramı saracak merhem bulamam.
Olmadığın yerde nefes alamam.
Ne ettim sevdiğim sen bana küstün?

Çareler, ilaçlar yok mudur şimdi?
Umutlar, ışıklar söndü mü şimdi?
Teselli olacak sözler bitti mi?
Ne ettim sevdğim sen bana küstün?

Gönlüm ah etmedi, bilmen isterim.
İnanmazsan eğer, ölmek isterim.
Ben yalnızca seni, SENİ isterim!
Ne ettim sevdiğim sen bana küstün?

Sormuştum: "Var mıdır böyle sevdalar?"
Demiştin: "Mutlaktır; yalan değiller"
Şimdi de gerçekten "LEYLA" diyorlar..
Ne ettim sevdiğim sen bana küstün?

Bilseydim; sevmiştin, ben gibi sen de!
Gelseydin ne olur yılda bir kere?
Hayalimde seni, yarim etsem de,
Ne ettim sevdiğim sen bana küstün?

Yaşayan bir ölü oldum ben artık.
Divane bir deli gördün sen artık.
Ne olur ne olur, affet gel artık!
Ne ettim sevdiğim sen bana küstün?

13.02.2008
Esra Leyla ORUÇ
] ] ] ] ] ]

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön