"Yarınlar, bugünün kahvesini içmeye cesaret edemeyenler için hep bir sonraki fincanın dibinde saklanır." - Neil Gaiman"

Seni Diyorum...

yazı resim

Adını bilmediğim şehirler olsun istedim hep...
Oralarda kalmak,
sonra bir başkasına kaçmak usul usul.
Varlığımı hissettirmeden, bilinmeden misafirliğim.

Güney Amerika'nın küçük kıyı diyarı belki,
Belki Şili...

İçinde esmer tenli çocukların
çamura bulandıkları bir köyün otlağında,
eğri büğrü bir damın yanındaki sazlıkta oturabilirdim.

Ya da uzun ağaçları altında başka bir memleket...
Belki Kolombia...
Ya da örtüleri altında; dışarı çıkmak için
rüşvete namzet kadınların ülkesi; İRAN!!

Oralarda bir yerde,
yabancı şehirlerinden birinde...
Kıraçlığı da yeşilliği de,
her şeyi ile bir "yabancı olmak"

"Ne tuhaf" larım olsa söyleyeceğim.
"Ne kadar güzel" demek için,
hiç hazırlık yapmasam öncesinde.
Güzel olduğu için güzel,
tuhaf olduğu için tuhaf diyebilsem herkese ve her şeye...

Jargonumu bozsam, ağzımı açsam...

Ve seni...
Seni diyorum!
Hiç görmediğin bir yerde düşünsem bu defa...
Ya da hiç olmayacağımı düşündüğün bir toprakta!

Bir tankın yanında mesela...
Ya da toplu bir mezar odasında!

İlişkilendiremeyeceğin bir yerde diyorum
Seni diyorum!
Var olmadığın bir yerde sevsem yeniden...

Bir gül tanesiyle beklerken beni,
Kan içsen ellerimden...

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön