"Akıl, kendi kendini cilalayan bir ayna gibidir; ne kadar çok bakarsan, o kadar az görürsün." - Stanisław Lem (Kurgusal)"

Sensizliğin Olmayan Tanımı...

Her gelişinde tekrardan bağlandım sana ; fakat gidişlerine bir türlü alışamadım. Beni benle başbaşa bırakmışken gelme geri, bozma hala ulaşamadığım huzurumu..

yazı resim

Sensiz bir günün daha ardından başlıyorum yine yazmaya.. Ne yapıyorum, ne yazıyorum bilmiyorum.. Sadece yazıyorum.. Amacım bir şeyler anlatmak değil. Çünkü sensizliği nasıl betimleyeceğimi bulamadım hala..
Zaman geçip gidiyor.. Nasıl mı? Bilmem , zamanla hiç aram olmadı.. Bana dediler ki “ne kadar çok saate, takvime bakarsan zaman o kadar yavaş geçer.” Bende o yüzden hiç bakmıyorum. Belki böyle sensiz günler daha çabuk geçer diye.. Günler , aylar birbirini kovalarken ben senin özleminle dolup taşıyorum. Artık dayanamıyorum. Fakat geri dönmeni istemiyorum.. Senin imkansızlığını kabullendim. Gelip tekrar mahvetme beni, acıtma canımı, terk etme kasvetli günlere..
Her gelişinde tekrardan bağlandım sana ; fakat gidişlerine bir türlü alışamadım. Beni benle başbaşa bırakmışken gelme geri, bozma hala ulaşamadığım huzurumu.. Şimdi zaman sensizliğin ertesi..

KİTAP İZLERİ

Ölümden Uzak Bir Yer

Kerem Eksen

Aile Kâbusunun Felsefesi Kerem Eksen, "Ölümden Uzak Bir Yer"de sıradan bir ailenin, açıklanamaz bir olayla nasıl varoluşsal bir krize sürüklendiğini incelikli bir dille anlatıyor. Ebeveynliğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön