"Modern insan o kadar meşgul ki, kıyamet kopsa bile 'bir dakika, önce e-postalarımı kontrol edeyim' der." — Umberto Eco"

Sonbahar…

yazı resim

Üsküdardayım…
Sonbahar kıyılarına vurmuş sessiz biri!
Salacağa çok yakın, kalbimin denize düştüğü yerdeyim…
O bomboş sokaklarda dolaşmaktan zevk alıyorum.
Ve yağmur sonrası sokakları, unutulmuş, ıslanmış ,arınmış.
İnsanlardan, pislikten yani onu boş ve çirkin gösteren her şeyden.Tıpkı kış sahilleri gibi.
Ama kış sahillerinin özelliği ve en etkiliyici yani ise; sert, umursamaz ve yine boş olmasıdır…
Oysa kış henüz gelmedi…
Yaşadığımız hayat elimize tutuşturulmuş rengarenk ve emanet oyuncaktan ibaret.
Ya çok kıymetli, ya hemen kırılıp atılan, benimki hangisi?
Bazen eski bir aşk aklıma gelir; Götlük yaptığım,yada bana yapılan!
Gerçekten sevdiğim fakat kopmak zorunda kaldığım.
Sadece zorunda kalıyor insan…
Ne büyülenmiş bir can, ne tutuşmuş bir yürek
Nede görülecek bir rüya kalmış bu şehirde…
Sahi adı neydi sonsuza vurulmuş bu mavinin?
Şimdilerde ne yazmam gerektiğini bilmiyorum.
Geçmişim beni ele veriyor sanki…
Ben yaktım gemileri çoktan, ve küllerini savurdum denize.
Yaptığım tek şey, aklımdan geçenleri buraya yazmak.
Bana bir SUS desenize…

Kimdi kalan?
Akıp giden gözyaşlarımız ardında…
Yollar mıydı uzayan, yoksa
Umutlar mıydı azalan…
Şimdi;
Kim gidebilir ki kaçan bir trenin ardından…

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön