"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

Terk Et Bedenimi

Sevdaya sevdalı bedenime son bir avuntu için

yazı resim

Yaşamaya sebep ararken
Sensizliği yaşamak yetmezmiş gibi
Bir de üstüne sevilmediğimi bilmek
Çekilmez kılıyor
Acının tohumunu ektiğin günlerimi

Her gün Dünyayı baştan yaratıp
Gölgelere terk ettiğimde
İç içe girmiş rüyalarımın
Gerçeklerle oyununu seyrediyorum.
Hangisinde yaşadığım önemli değil
Acıyı ben çektikten sonra

Peki ne için
Dertlerimi çekilmez kılsın diye mi?

Yanılıyorum
Sevdalarımın peşinden koşsam
Yenilmiş savaşçılar gibi
Yaşarken acı çekmezdim heyhat
Her sabah güneşin kanayan yarasını
Ellerimle avuçlayıp
Yol ederdim
Beni sana getiren bedenime

Unutma
Acının tohumunu ekersen bedenime
Kanayan hüzünlerden oluşan
Sana vermeyeceğim
Bir demet ellerimdeki

Peki ne için
Acılara alışmış bedenime
Bu eziyet
Seveceksen sev
Yoksa terk et bedenimi
(11/01/2004-Çengelköy)

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön