"Gelecek, şimdinin bir icadıysa, bu kadar kötü bir icat için hepimizden özür diliyorum." — Douglas Adams"

yazı resim

Nazlı Tuna, ak Tuna; suyuna kan karışır
Türkün asil ruhundan özüne can karışır

Öz kardeşinden uzak, kalmışsın yâd ellerde
Hicran nağmesi gibi adın gezer dillerde

Akışında saklıdır acının bin bir rengi
İlk göz ağrım Tunanın yoktur dünyada dengi

Mehtaplı gecelerden ay ışığı süzülür
O mahzun akışını gören her Türk üzülür

Maziye bir bakıver, anlat gördüklerini
Düştük çile payından, sefa sürdüklerini

Okyanuslar birleşse yangının söndüremez
Cihan kıyama dursa yolundan döndüremez

Kim silebilir seni, alnımızda yazısın
Hicran yüklü nağmesin, yüreklerde sızısın

Kaç kez üstünden geçti Osmanlının atları
Kartal bakışlı nefer, rüzgârdan kanatları

Neler anlatır neler, dile gelse ak sular
Zalimlerin üstüne bir gün döner pusular

Bizi ayrı düşüren kor ateşlerde yansın
Göğüs kafesimizde canımdan içre cansın

Kalk o kirli döşekten, yatağına dön Tuna!...
Yeniden doğmak için gün misali sön Tuna!...

Hicranın ateşiyle her ne varsa yak gitsin
Zamanın oluğundan nazlı nazlı ak gitsin

Mavi berrak suların süzülsün kuğu gibi
Salın git rüzgârlarda ecdadın tuğu gibi

Rüyalarına girsin hilal bıyıklı nefer
Gönüllerden gönüle başlasın seyr ü sefer

Sanma unuttuk seni gurbetteki vatansın
Kansın damarımızda, yüreklerde atansın

M. NİHAT MALKOÇ

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön