"Bugün 26 Nisan 2026. Ve ben hâlâ 'yarın' kelimesinin edebiyattaki en büyük yalan olduğuna inanıyorum." – Franz Kafka"

Vakur Hayat

Neden ironikleşmeye başlayan hayata dur demiyoruz..

yazı resim

İronikleşmeye başlayan hayat, mahremiyetiyle birlikte mazbutluğunu da yitirmiş olan hayattır. Yaşanılan hayata renk katan mahremiyetin, gizemini yitirmiş olması bir başıboşluğa yol açar. Bu başıboşlukta hayatın renksizliğine yol açarak bir bocalama evresi oluşturur. Yani bir futbolcunun rakip kalesine mi yoksa kendi kalesine mi gol atacağını karıştırması gibi ironik bir durumun ortaya çıkmasına sebep olur.

İnsanı sevgilide tutan şey ondaki gizemliliktir. Eğer sevgili tam anlamıyla keşfedilirse sevgilinin sevgilide arayacağı hiçbir şey kalmamış demektir. Bu durumda doğal olarak birinci şahıs yeni keşifler peşinde olacaktır. Bu durum toplumsal boyutta ahlaka aykırı da gelse insan yapısı gereği bunu yapacaktır. Eğer bu durumdan şikayet ediliyorsa insanın bir sosyal varlık olduğunu göz önünde bulundurup, kendisini sürekli yenilemesi gerekir. Kendisini sürekli yenileyen insan kendisine de sürekli olarak bir şeyler kattığı için tüketilme gibi bir şeyle karşı karşıya kalmayacaktır. Yenilenen insan öncelikle mahremiyetiyle birlikte mazbutluğunu da elde tutarak, ironik olan hayattan uzaklaşıp vakur bir hayata kavuşacaktır.

Vakur bir hayatın insana sundukları evrenin içinde yer alan tüm güzelliklerdir.İnsanlara tüm bu güzellikleri katan şey ise mazbutluğu kendine ilke edinmiş bir mahremiyettir. Yaşamı bir yapı olarak ele alırsak, mahremiyetin yeri bu yapıda olmazsa olmazı oluşturan denge sistemidir.

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön