"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Vuslat

akan sularla düştük yollara...bir deniz midir bizi bekleyen, yoksa bir göl mü?hiç biri değil belkide..kendi yataklarımızda kaybolacak sularda bitecek ömrümüz...ne acı ve büyüyecek hasretler....

yazı resim

iki küçük dereydik,
akar dururduk birbirimizden habersiz.
ben dağda soğuk berrak,
sen ovada sıcak sessiz...
ben menekşeler toplardım, mor maviş...
sen ayçiçekleri, tarlalar dolusu...
ne oldu ki bize bir tanem!
vaz mı geçtik?

'olur' deme bana sakın,
olmaz güzelim!
ben insem de dağdan ovaya
haberin olsun!
ayrı yataklarda akarız.
selam veririz sabah akşam birbirimize
'seni seviyorum' deriz,
akışımıza hasretle bakarız.
öyle uzak ki kavuşmak istediğimiz deniz
yeter mi dersin zamanımız?

biliyorum,
'hiç sanmam' olacak cevabımız
çünkü:
başaklar, buğdaylar sulanır geçtiğimiz ovada
yada,
toprak emer suyumuzu
susuz kalırız.

güneşe olan borcumuz da vardı unutma!
bir de yağmurlar yağmıyorsa eğer
ne kaldı ki geriye?
bak işte, kurudu yatağımız!...

uzaktaki deniz
bizi boşuna bekler,
bizse yağacak yağmurlara duacıyız...

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön