"Yeni bir yıl ve aynı aptal insanlar. En azından bu seferki takvim numaraları farklı." - Ambrose Bierce"

Yüreğime Aldığım Şehir

yazı resim

Ellerime aldığımda bu şehri
Gün bitimi kızıllığına boyalıydı saçların
Denizine vurmuştu gölgesi,
Alacakaranlık gözlerinin

Yakamozları atlamıştı istavritler
Ve karanlığına dalmıştı Marmaranın
Biz sade seslerini duyduk giderlerken
Ve ince bir çizgi görebildik izlerinden

Göze aldığımda bu şehri
Akşam ezanları duyuluyordu varoşlarında
Sen rıhtımında bekliyordun saatleri
Geceye koşuyordu vapur dumanları

Zaman eski bir yelkovanı kovalıyordu
Kaçarak akrebin kıskançlığından

Ellerime aldığımda bu şehri bebekti daha
Ve yumuktu gözleri hayata
Kim büyüttü acılarımızı
Kim sevdi sevdalarımızı?

Biz büyüdükçe büyüdü şehir
Biz ağladıkça ıslandı sokakları
Biz gülümsemedik ki güneşe
Güneşi kızıla sevdalıydı

Yüreğime aldığımda bu şehri
Gün doğmamış, deniz durulmamıştı daha
Şehir ve sen ...
Sarmaş uyuyordunuz hala

Galata’ da sadece balıkçılar
Ve gece tarifesi taksiler vardı
Bir de bulut vardı kulenin arkasında
Güneşe yatmış

Ah bir de sen vardın
Hep vardın
Ben sana varamadım

] ]

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön