..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ben bir öğretmen değil, bir uyandırıcıyım. -Robert Frost
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Yazar Portresi - İsmail Sarıgene
İsmail Sarıgene - Bir Miktar Umut Bir Miktar Gül
Site İçi Arama:


Deneme
  Gözümü Kapadım / Yakala Beni Ey Aşk! (İsmail Sarıgene) 4 Şubat 2009 Sevgi ve Aşk 

Yüreğimin cümlelerini gözlerine sırtlanan kadın, Kollarının güçsüzlüğüne bıraktım iki gözyaşı boşluğu çocukluğumu.Kağıttan gemi bile yapamayan ellerimle bir bahar çizdim gözlerinin en küçük bahçesine.Kirpiklerinin ıslaklığına dayanamayan köprülerin dibinde sorguladım ellerinin sıcaklığından yoksun gözlerimi.Sesinin yokluğunu yaşatma bana..Büründüğün yokluğu kaldır üzerinden..Düş senli düşlerime..Geceye yıldızları sererek gel gözlerime..Biliyorum ki; güldün mü bir kez bir mavilik yürür gözlerime. Senli bir cümle köpürür kuru dudak uçlarıma ve vurdukça özlemin kıyılarına koşar gözlerimde sakladığım baharlar

  Yıldızlara Kapat Gözlerini (ismail sarıgene) 8 Nisan 2006 Sevgi ve Aşk 

Karanlıklarıma gülümseyen güneşim, Acılarımda sığındığım nefesim, Gülümsediğimde gamzelerimsin...

  Seni Seviyorum (ismail sarıgene) 17 Mart 2006 Sevgi ve Aşk 

Seviyorum seni...Uçsuz bucaksız bir nehir gibi sana akıyorum...Gülüşlerini gördükçe çağlıyor umutlarım...İçimdeki tüm acılar eriyor sanki....Uçurumun kenarında nefes alırken acıya inat sana tutunuyorum. Hayata sımsıkı sarılıyorum...

  Acılarına Ben Kefilim (ismail sarıgene) 17 Mart 2006 Sevgi ve Aşk 

Acıların yarınlarda müjde kokan ciceklerdi..Düsünsene karların altındaki citlenbikleri...Aylarca toprakla kar arasında kalırlar..Ama içlerinde hicbir zaman umutsuzluguna yenilmezler

  Fakir Soframdaki Bereketim (ismail sarıgene) 17 Mart 2006 Sevgi ve Aşk 

Fakir soframdaki bereketimdir gülüşlerin..Varlığındır onca acıya dayanma sebebim..Ve acıya tok, mutluluğa aç gönlümün sevgi ekmeği..

  Yüreğinde Büyüt Beni (ismail sarıgene) 11 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Rüyaları çalınmış gecelerde sevdim seni. Yetim cocukların kirlenmemiş düşlerinde büyüttüm seni. Lacivert okyanuslara uzanan umuttu gözlerin. Korkularımı yüreğinde emziren bir imkansız sevdaydın sen.

  Kıyamadığımsın (ismail sarıgene) 11 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Gün, eteklerini toplayıp şehrimi terk ederken , ben gecenin karanlığını aydınlatacak gözlerine yalınayak koşuyorum. Şehrimin bozkırlarında filizlenen iğde dallarını toplayıp avuçlarından mutluluklarını içmeye geliyorum.

  Sana Geliyorum (ismail sarıgene) 24 Mayıs 2006 Sevgi ve Aşk 

İmkansızlığı yokluğun zindanda asıp Vuslatı senin yüreğinde yaşamaya geliyorum

  Aldığım Nefessin (ismail sarıgene) 24 Mayıs 2006 Sevgi ve Aşk 

Tek istediğim ; Ilık meltem olup bahar kokan saçlarına düşmek, yüreginde yanmış bir soluk olup dudaklarından toprağa süzülmek...

  Güneş Yüreğinden Öpecek Seni (ismail sarıgene) 24 Mayıs 2006 Sevgi ve Aşk 

Güneş, kirpiklerinden Yağmur, gözbebeklerinden Sevgi ise yüreğinden eksik olmasın.

  Yokluğuna Ağlıyor Kelimelerim (ismail sarıgene) 11 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Şakaklarımdan akıyor hasretinin alazları. Ayak uçlarıma düşen kangren geceyi kaldırıp yokluğunu yumrukluyorum sıvasız duvarlarda. Pervasızca yüzüme vuran yalnızlığın rüzgarları siliyor hasretinin kanla karışık terini

  Yıldızlar Sevişmeli Gözlerinde (ismail sarıgene) 11 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Her soluğunda yıldızlar sevişmeli gözlerinde. Her gözyaşında yetim ceylanlar boyun büküp umutlar vuslata bürünmeli ılık nefesinde.

  Zemheri Umutların Sevdası (ismail sarıgene) 24 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Ömür şemsiyesini açsak da hasretinin hafakan çığlıklarında üşüyecek yüreklerimiz..Üşüsek bir serce edalı yangınlarda ısıtacağız düşlerimizi..Bu dünya' ya hasreti ekip, Ahirette gözlerine ektiğimiz sevdayı biçeceğiz.

  Üşüyorum (ismail sarıgene) 17 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Sensizlik varken hangi güneş ısıtır hasretinin gözyaşlarını ? Hangi ateş susturur dilimdeki kanayan kelimeleri ?

  Gözlerine Sakladım Cenneti (ismail sarıgene) 17 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Her nefes alışımda, Sana kanatlandırdım cümlelerimi. Gülüşlerinde yaşlarımı kurutup Gözlerine sakladım sevda Cennetini

  Geceye Kapat Gözlerini (ismail sarıgene) 17 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Yağmur, kirpiklerinde yıkandığı için bu kadar ıslak. Güneş, yeni sabahlara gözlerinde uyanıp ılık nefesinde soluklandığı için bu kadar sıcak.

  Hasretin Yanıyor Kirpiklerimde (ismail sarıgene) 20 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Su diye düşlerini icerim sebillerden..Utanırım bazen, gözlerindeki nemli kirpikleri kurutamadigim icin...Üzülürüm inceden inceye, kapılarına bir gül tomurcugunda düsemedigim icin...

  Karanlıklarda Büyüt Beni (ismail sarıgene) 20 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Her nefesin uçurum çaresizliği gibi duvarlardan geri dönüyorsa ruhunun dehlizlerine, bırak ta yalnızlığın içinde büyüt beni. Kavuşmaların peçelerine sarılmış taş kundaklarında uyut beni.

  Umudum Oldu Gözlerin (ismail sarıgene) 20 Haziran 2006 Düşler 

İmkansızlıgı sevdim. Gözlerindeki nemin saflığını, gözyaşların duruluğunu ve iki dudağın arasında hayata hediye ettiğin nefesini sevdim.

  Hasretinle Öptüm Yokluğunu (ismail sarıgene) 21 Haziran 2006 İlişkiler 

Gecelerin bulutlarla ağladığı bir mektup yolluyorum sana.Gülüşlerini görmediğim senelerin hasretini yükledigim özlemlerimi ve selamlarımı kanatlandırıyorum.Gözyaşlarımı pul diye yapıştırdığım mektubuma yüreğimi ve hasretimi bıraktım.

  Küçüğüm (ismail sarıgene) 23 Haziran 2006 İlişkiler 

Sen olsaydın diz çöker miydim fırtınalara.? Varlığında duvarlara yaslanıp başım iki elimin arasında alıp çocuklar gibi ağlar mıydım ? Sen olsaydın - küçüğün- acılara boyun eğer miydi ?

  Kendime Virgülsüz Sitemler (ismail sarıgene) 25 Haziran 2006 İtiraflar 

Ya erken doğmuştum umuda ya da çok geç kalmıştım Cennet kokulu sevdalara..Hep yitik kalan bendim. Sevdalar, yalnızlığa kanatlanıp bir ben kaldım şehrin karanlık gölgelerinde.

  Gülüşlerimden Öperek Uyandır Beni (ismail sarıgene) 27 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Duası ıslak, yarınları aydınlık cocukların düşlerinde büyüttüm seni. Karakışlara sürgüledim dudaklarına acıyı süren ayazları. Kaç kez dualarıma kattım o narin yüreğini. Kaç kez iç geçirdim alnımdan dudaklarıma yuvarlanan damlaların gözyaşı değil, senin gül kokulu terin olmasını bilemiyorum…Sen uyanmadan rüzgarı giyinip üzerime, nice uçurumları aştım saçlarına iğde kokuları bırakmak için.Gelincik tarlalarının üzerinde gezinen çardak kuşlarının kirpikleriyle sildim alnının terleyen çizgilerini.

  Suya Yazılmış Mektuplar (ismail sarıgene) 29 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

bizim sevdamız, imkânsızlığın ötesinde suya yazılmış bir mektup gibi beyaz, güneş gibi sıcak ve ılık bir meltem gibi serin. Bir gün suya yazdığımız sevdamız, bir yaz yağmuruyla avuçlarımıza yağacak. Ve yağan her damlasında gelincikler vuslatımı örecekler gözbebeklerimize.

  Umut Ektim Karanlıklarına (ismail sarıgene) 29 Haziran 2006 Düşler 

Bir umut ektim topraklarıma... Yağmurun gözyaşların, Güneşinin gülüşlerinin olacağı Ve her gecen gün, Yüreğimde sevdanın filizlenip Umutlara dallanacağı Bir umut ettim karanlıklarıma.

  Suya Yazılmış Sevdaydık Seninle (ismail sarıgene) 29 Haziran 2006 Sevgi ve Aşk 

Suya yazılmış bir sevdanın, vuslata gebe kalmış umudun ölümsüz satırlarını yazıyorum yıldızların gözbebeklerine. Mürekkebini yüreğimizin sevda kokan çağlayanlarından alan bu aşkı yazıyorum Melek’lerin ıslak kirpiklerine.Kazanan biz olmalıydık çünkü beyazı giyindik sevdanın. Aşkın yüce duygularında nefes aldık ve suyun duruluğundan güç alarak yalnızlığın üzerine delicesine yürüdük.

  Gözlerinin Duruluğunu Sevdim (ismail sarıgene) 5 Temmuz 2006 Sevgi ve Aşk 

Ben senin günahlarında közlenmeyi, ben seni yorgun akşamların çiğ tanesi düşmüş sabahında seni özlemeyi seni beklemeyi ve gözlerini güneşin sıcaklığında hayal etmeyi sevdim. Gözyaşlarının göğsümün kuru topraklarına yağmur diye düşüşündeki ıslaklığını sevdim. Hayallerinde olmanın güzelligini onur bilip saçların rüzgarla savaşını, hayata sımsıkı sarılıp acıyla inatlaşmasını sevdim. KISACASI; BEN SENİN YÜREĞİNDEKİ HAYATI VE GÖZLERİNDEKİ DURULUĞU SEVDİM..

  Canım Elifime Kavuştum (ismail sarıgene) 4 Temmuz 2006 İlişkiler 

Ben Cennet kokulu sevdama sonunda kavuştum. Ölümün, son olmadığını; vuslatın ve hayallerin bir gün gerçekleceğini gördüm. Ben hayallerimde büyüttüm kızım Elif'le vuslata gidiyorum. Kızımla Ahiretin en güzel köşelerinde zemzem denizlerinde yüzen balıklarına resim yapmaya ve Cennet kokulu sevdalı sevenler için yıldızlardan evler yapmaya gidiyorum.Artık zaman, KAVUŞMA ZAMANI. BEN CANIM KIZIM ELİF'İME KAVUŞMUŞTUM.....

  Darağacım Olsun Gözlerin (ismail sarıgene) 5 Temmuz 2006 Sevgi ve Aşk 

Darağacına astığım hasretini gözlerindeki ışıkla, karanlık uykulara emanet diye bıraktığım üşüyen tenimi sesindeki sıcaklıkla gecenin dar vaktinde uyandırmak dileğimle..Yoksa yüreğini yolla nefesimi hayattan kesecek kör bıçağım olsun sevgin.Yoksa gözlerini yolla daracağım olsun kirpiklerin..Yolla ki, senin kollarında ölmeyi yüreğim onur bilsin..

  Gidiyorum (ismail sarıgene) 6 Temmuz 2006 İlişkiler 

Kimseye maddi ve manevi borcum yoktu işte . Oysa alacaklarım ! Oysa kazandıklarım ! Oysa yarınlarım. ! Artık gitme zamanıydı. Hiçbir şeyi düşünmeden feragat ettim tüm alacaklarımdan. Kazandıklarımı ise; sevdaları bir günlük hayatla sınırlandırılmış yetim bir kelebeğin yüreğine bağışlamıştım.

  Seni "" Sana "" Yazdım (ismail sarıgene) 8 Temmuz 2006 Sevgi ve Aşk 

Bilirsin, ellerim küçüktür benim.Küçük ellerime düşleri giydirip yüreğinin resmini çizdim gökyüzüne. Alnındaki ince cizgileri işledim bulutların narin gözlerine.. Oysa irin toplamış acıları soğuk kaldırımlarda dövmekte usta olan ellerim, yüreğinin resimini gökyüzü tuvaline yapamayacak kadar acemiydi. Oysa alnındaki ince çizgileri bulutların gözlerine işlemekten aciz ve bir o kadar kabaydı...Gözlerini, suya; yüreğini semaya yazdım.Küçük ellerimle nasıl çizdim bilmiyorum ama dün gece seni " sana " yazdım.

  Tenini "" Terinden" Kıskandım (ismail sarıgene) 9 Temmuz 2006 Sevgi ve Aşk 

Bir anahtar deliğinin ardına gizlenmiş Cenneti, gözlerinin ovalarına seren kelimelerimi arayacaksın yorgun kağıtların suskun nefeslerinde. Bulutsuz düşlerin , yıldızsız gecelerin ardında takılıp rüzgarları avuçlarında çıplak denizleri senin gözlerin için yaktığım satırlarımı özleyeceksin. En çok yüreğine dokunduğum " yüreğimi " özleyeceksin.

  Senli Kelimelerim Hiçbir Zaman Ölmeyecek (ismail sarıgene) 11 Temmuz 2006 Sevgi ve Aşk 

Bir durgun suyun sessiz çığlıklarıdır sana yazdıklarım ya da bir evladın sırtını annesine dayamışcasına güven duyduğu bir sevdadır yüreğine fısıldadıklarım. Nerdesin, kiminlesin bilmiyorum. Bilmekte istemiyorum. Sadece yüreğinin " yüreğimde " olduğunu biliyorum..Kelime dağarcığı kıt olan yüreğimin en fakir cümleleriyle seni " sana " yazdım. Yazmalıydım; satırlara işlemeliydim sevgimi ve içimdekileri çünkü senli kelimelerim hiçbir zaman ölmeyecek. Her Beniâdem gibi yüreğim sonsuzluğa gömülecek. Oysa ben seni " satırlarda " ölümsüzleştirdim.

  Yağmurları Giyindik Üzerimize (ismail sarıgene) 21 Temmuz 2006 Toplum 

Yağmuru Cennet, baharı rahmet kokan vatanıma Siirt dağlarında yedi Mehmetciğimiz gözünü kırpmadan canını vermiştir. O gece yağmur yağmamıştı semadan. Yedi Mehmetciğim yıldızları giyinip vatan için siper oldular kör kurşunlara..O gece, üzerlerine yağmurları giyinip yıldızları ördüler al bayrağımıza. Zifiri karanlığı gözlerindeki vatan aşkıyla aydınlatıp al kanlarıyla nice cicekler ektiler kurak toprağımıza. Dudaklarına bir yudum vuslat şerbetini değdirip adlarını Şehitlik mertebesine yazdırdılar. O gece, yağmur değil; yıldızlar yağmıştı toprağa.

  Gözün Aydın / İhanetine Öldüm Sevgili (ismail sarıgene) 23 Temmuz 2006 Sevgi ve Aşk 

Ölüm, canımı alacak kadar gaddarsa; ben senin için ölümlere meydan okuyacak kadar gözü pek delikanlıydım..Ama şimdi ihanetinde ölmüş bir bedenin toprağa kök salmış yüreğini oynuyorum hayatın maskesiz ve karanlık sahnesinde..Hem de yönetmensiz ve seyircisiz !

  Dudaklarının Şefkatine Sığınmış Bir İzmaritim (ismail sarıgene) 26 Temmuz 2006 Sevgi ve Aşk 

Rüzgarın saçlarını usul usul okşayışını, Nisan yağmurlarının kurak çöllerine nazlı nazlı yağışını izledim durdum uzaklardan. Sen farkına bile varamazdın. Kıskanırdım seni. Tenini terinden, gözlerini kirpiklerinden kıskanırdım seni. Kıskanç biri olduğumdan değil sevgili. Söylesene bana sevgili; gece vardiyasından yorgun dönen yıldızların kirpiklerinde dinlendiği o Meleksi yüreğini kim kıskanmaz ki sevgili....

  Acıya Sıkılmış Tek Kurşunumdu Gözlerin (ismail sarıgene) 2 Ağustos 2006 Sevgi ve Aşk 

Rüzgar ol, yüreğimin dağılmış hatıralarını avuçlarıma topla. Bahar ol, yağ saçlarıma. Dizlerine eğilmiş yüreğimi tutup serçenin gözyaşlarına bırak. Ya da yapamıyorsan onca şeyi, bari ölüm ol, çık karşıma. Avuçlarından kanatlanayım sonsuzluğun sessiz semasına..Neden diye sorma, seninle aynı vakit doğma şansını yakalayamadım lakin senin gözlerinde ölmenin ödülünü ve onuru bana ver sevgili..

  Yaralarıma Tuz Bas Dua Çiceğim (ismail sarıgene) 31 Temmuz 2006 Sevgi ve Aşk 

" Dokuz aylık acının, son doğum sancılarıydı yüzümde gizlediğim. Kangren olmuş yanlızlığın, son satırlarıydı alnıma çizdiğim. Artık toprak olmuştur sevdan. Bir sayfa değildi üzerine kapanan; v efasız sevdanın ölüm fermanıydı tozlu raflara kalkan.."

  Gözlerini Öpüyorum Parmak Uçlarımda Asılı Yüreğimle (ismail sarıgene) 8 Ağustos 2006 Sevgi ve Aşk 

Kelimelerin en yalın halinde dans ettik seninle. Bir simitin ikiye bölünmüş halinin küçük sevinçlerinde büyüttük içimizdeki cocuğu. Aynı havayı soluduk, yağmur olup güneşin avuçlarında kuruduk. Ayaküstü yaşanılan sevdalara inat bir yudum sevgiyle doyduk. Ses olduk, karanlığın içinde tükettik kelimeleri. Sevda motifi olup birbirimizi yüreğimize dokuduk. Yol olduk, sevdaya giden rüzgarların gülümsediği imkansızlık olduk seninle. Dua olduk, yağdık kurak sahralara. Birbirimizden ayrı geçen saatleri yokluk harcına katıp ve sevda çimentosunyla karıp imkansızlığın çökmüş duvarlarına sevdamızı ördük.

  Gözlerin Cennetimin Tek Işığıydı (ismail sarıgene) 3 Ağustos 2006 Sevgi ve Aşk 

Dudaklarından süzülen sigara dumanın arasında ben gökyüzünün en güzel bulutları seyrettim. Gülüşlerinde hep " sevgi Cennetinin " gökyüzüne kanatlanan kelebeklerini gördüm, gözyaşlarında ise kendimi ve ezikliğimi gördüm. Yetimliğimi senin yüreğinde unuttum..Lakin artık susuyorum. Kelimeleri yüreğimde ezip son kez susuyorum. Dilime senli anılarımı yüreğime gömüp varlığının huzuruna gidiyorum.. Bu aşkın sevaplarını sana bırakıp günahlarını sırtıma giydirip seni " sensiz " yaşamaya gidiyorum.

  İmkansızlığınıza Şerh Düşüyorum (ismail sarıgene) 7 Ağustos 2006 İlişkiler 

Gözlerin annene, ellerin benim ellerime benzemeliydi..Gözlerine baktığımda kelebekler kanatlanmalıydı pencerelerimden. Ağladığında, yüreğime hançer inmeliydi küçüğüm. İlk sözcüğün baba olmalıydı ki annene nispet yapayım. Ah gülüm, ah hazanım..Gelmeyeceksin işte. Ellerimin arasına küçük bedenini alıp kanımdan, canımdan olan seni delicesine öpmeyeceğim. Off ne olur sorma nedenlerini, dilim lal. Sorma Elifim, sorma incitanem..Dilimde hasret türküleri, yüreğimde imkansızlığın..

  Zehir Olup Dolaşsan Damarlarımda (ismail sarıgene) 14 Ağustos 2006 Sevgi ve Aşk 

Gözlerim, gözlerinden başka yurt bilmesin. Dizlerim, yüreğin gölgesinde toprağa sarılıp son kez gözlerinde gülümsesin Cennetin gölgelerine. Saçlarından örülmüş darağacındaki urganım olsun parmakların. Zehir olup dolaşsın damarlarımda keskin bakışların. Şimdi seni seviyorum diyen dilime kilit vur ve şah damarımdan süzül içeriye. Zehrini sür hücrelerimin dudaklarına. Bal diye kana kana içsin damarlarım ölümün zehrini. Ne olur üzülme hicranım. Ölüm, senin kollarından gelmeli. Çünkü; sen benim yüreğimin satırlarına örülmüş ölümsüzlüğümsün..

  Gitme Üşümesin Baharlarım (ismail sarıgene) 20 Ağustos 2006 Sevgi ve Aşk 

"Karanlıklarıma bir avuç güneşin yetiyordu meğerse herşeyin yalanmış. Bir Kasım günü ait olduğun kollara geri döndün. Bir nefes sanmıştım seni lakin bıçağın en keskin yerinde kanattığın yüreğimi farkededim. Bilseydim gözlerinin yalan olduğunu, bilseydim gözyaşlarınnda baharlarımın solduğunu. Şimdi yüreğimin tozlu raflarında " yalnızlığa " gömdüm seni. Gittin demiyorum sana çünkü sen bana hiç gelmemiştin ki ."

  Bir Avuç Güneşle Gelsen Karanlıklarıma (ismail sarıgene) 21 Ağustos 2006 Sevgi ve Aşk 

Eğer gelmeyeceksen sevgili ; bırak tövbeleri yarım kalmış günahlarını ser bedenime. Sevgiyi haketmeyen kalbim bari bir işe yarayıp küllerimden yalnızlık gülleri yeşersin yalnızlığın gölgelerinde. Bir yudum sevginle düşlerime gelmeyeceksen; bırak ta sensizliğin içinde avuç içlerinden kanatlanayım sonsuzluğun satırlarına. Bir avuç güneşinle karanlıklarımı ezmeyeceksen; bırak dilinde ıslanacak son dua, gözbebeklerinde akan son damla olup toprağa ben sarılayım.

  Bedelini "" Yüreğimle "" Ödediğim En Masum Günahındım (ismail sarıgene) 23 Eylül 2006 Sevgi ve Aşk 

Başucumda bu imkansız sevdanın sevapları dururken ben seni “ günahlarınla “ aldattım sevgili. Yokluğunda kanarken tövbesi yarım kalmış günahlarınla seviştim yalnızlığının buz tutmuş yatağında. Her gece bedenimi ateşlere serip günahlarınla seviştim kan ter içinde. Közlenmiş bedenimle, terkedilmiş yüreğimle tövbesi oldum en masum günahlarının. Seni sensizlikte “ senin “ günahlarınla “ aldattım sevgili…Sen benden uzaklarda iken bensiz zamanlarda işleyeceğin her günaha bedenimle kefil oldum. Körpe ve filizlenmemiş acılarını satın aldım ömür defterinden. Evet, tüm günahlarını ve bensiz yaşayacağın tüm acılarını satın aldım sevgili karşılığını “ yüreğimle “ ödeyerek.

  Kahverengi Gözlerini Özledim! (ismail sarıgene) 23 Ağustos 2006 Sevgi ve Aşk 

Saçlarından rüzgarı, dudaklarından nefesi kıskanıyordum. Sensiz yaşamayacağımı düşünmüştüm. Yanılmışım sevgili.... Aldanmışım....Sana dair herşeyi yakalı uzun zaman oldu. Yalanlarında solmuş bir sevdayı karanlıklara gömeli çok oldu. Cümlelerimi yalnızlığa emanet ederken sana bir teşekkür borçluyum. Her ne kadar bana yalanı ve yalnızlığı öğretsen de sana bir teşekkür borçluyum. Bana " aşkın bir gün keskin bir bıçak gibi yüreğimi acıtabileceğini, kırık kanatlarımı ve yamalı kalbimi yalnızlığın taşlarıyla sarabileceğimi " öğrettiğin için sana sonsuz teşekkürler..."

  Yokluğun Varlığıma Musallâ (ismail sarıgene) 24 Ağustos 2006 Sevgi ve Aşk 

Umuda gebe yüreğimi kanatıp, sonsuzluğa yürüyorum birkaç cümleye sığmayan yalnızlığımla. Yol alıyorum kanlı bıçağın keskin yüzünde. Ayaklarım yalınayak ve gözyaşlarım çıplak. Ne dipsiz kuyularda Züleyha' sını arayan amber kokulu Yusuf'um ne de Leyla'sı için çölleri aşan Mecnun’num. Ben yalnızlığa mülteci, ben yokluğa kelepçeli.Kozasından yeni çıkmış ipekböceği gibi yalnızlığı taşımakta acemiyim, hüzne boyalı yüzümle yokluğunda hep ölüme gebeyim..Ne olur örtme üstümü giderken. Ben kambur halimle hep acıların en delikanlı hamalıyım, söyleyemesen de ben hep yalnızlığına yamalıyım...

  Her Gülüşün Dua Olur Yalnızlığıma (ismail sarıgene) 28 Ağustos 2006 Sevgi ve Aşk 

Hasretinin kanayan yüreğinle dön yüreğime. Geldiğinde yokluk kelimelerini dudaklarında ezip yavaşca sokul yanıma. Usulca saçlarını çöz. Bahar kokulu saçlarını yüreğimin kıyılarına getir. Başını koy göğsümün sen kokan yastığına. Sesinle dokun üşümüş kirpiklerime. Yokluğunu söküp dudaklarımdan, yüreğini ser yüzümün yalnızlığında bitap düşmüş gamzelerine. Nefesini bir an tutup benim nefesime ver nefesini. Yanan tüm ışıklarını söndürüp gülüşlerini ört üzerimize.

  Demlenmiş Yalnızlığını Yudumluyorum (ismail sarıgene) 27 Ağustos 2006 Düşler 

Geceler…Gündüzden öte sığınaklar…Yıldız koparma, yıldızlara boyama siyahlıkları ve nefes almayı öğrenme boğan dört duvarın yalnızlığına inat…Sonra o hangi gülümseyiştir yardan gelen ya da senden, gecenin emip gizlediği? Açacaksın düş sayfasını, yaşanmışlıkların düş kırıklıklarını, sevgiler hatırına, sevgiye liyakat hatırına; umut renginde, bir sonraki yarına emanet edeceksin…”Her şey burada kalsın” “Gidiyorum Geldiğim Gibi Dünyandan” diyeceksin ama heyhat; günler gecelere devrederken, bir sonsuzluğa evrilen ruhuna ezberlettiğin tatları, duyarlıkları yaşayacaksın her gece yeniden…Tatlı bir çaresizlik, belki de yorgunluk…

  Ben Sana Mecburum Sen İmkansızlığa! (ismail sarıgene) 29 Ağustos 2006 Sevgi ve Aşk 

Ben seni unutmak için sevmedim. Şimdi sessizce yaşamalıyım seni. Son kelimelerini suskunluğuna ilmekleyip " gitmeliyim, mecburum" diyorsun. Ne diyebilirim ki haklısın. Yokluğunda da severim seni. Sana söz sevdiğim; seni sensizlikte bile seveceğim.. Bir dakika önce yürüdüğüm yollarda senin ayak izininde karşılaşma ihtimalinde sevdim seni. Unutmadan sana bir teşekkür borçluyum; bana " aşkı ve sevdayı "öğretip yamalı kalbime bir yudum sevgini verdiğin için.

  Vur Vurabildiğin Kadar! (ismail sarıgene) 14 Eylül 2006 Sevgi ve Aşk 

Tek bir kelime etmeden vur boynumu. Acıma, merhamet etme. Bir nefes kadar değerli bildiğin bu yüreği en kötü haliyle bil. Güya ömrünü mahveden tek kişi olarak gösterdiğin bana tüm günahlarını en güzel hediyen olarak bırak. Hayatında biriktirdiğin öfkelerin hesabını benden kes sevgili. Mahşere kalmasın hesabın.Yenik başladığın hayatın tek hatası olarak beni göster. Hançeri al, gözlerime sun. Giderken son hediyen olsun kanlı hançerin. Vur hadi, vurabildiğin kadar...

  Satır Aralarına Ördüm Yokluğunun Sancılarını (ismail sarıgene) 17 Eylül 2006 Sevgi ve Aşk 

Kirpiklerimden akan her gözyaşına bir dua ekledim canım. “ Benim her ıslak gözyaşım sana umut dolu bir gülücük olarak dönsün “ duasını dudaklarıma ilmekleyip sana bıraktım ıslak gözyaşlarımı..Ve mektubu okurken ağlarsan dokunma gözyaşlarına, bırak aksın yüreğin satırlara, toprağa. Aksın ki , susuz kalmış ceylanlar gözyaşlarınla beslensin.

  Hayata Cezasını "" Gülüşünle "" Öde (ismail sarıgene) 2 Ekim 2006 Sevgi ve Aşk 

Gün geldi benden uzaklardaki varlığınla mutlu olup senin gözyaşlarında kanadım durdum. Biz seninle iki yakası birbirine hiçbir zaman kavuşmayacak uçurum olsak ta delice sevdik birbirimizi. Kâh seninle ayrı bulutlardan düşen iki damla olup aynı sevda toprağına yağdık kâh aynı yürekle gülümseyip aynı gözle imkânsızlığımıza ağladık. Evet, biz seninle takvimlerden düşen zamana yenildik sevgili. Aynı gökyüzüne serilmiş birbirine bir nefes uzaklıkta birbirine yabancı iki yıldız olduk. Sen, ay ışığıyla dans eden yıldız olmuşken; ben gecenin tüllerine yüreğiyle tutunan ve her an kaybolmaya hazır bir yıldız oldum. Bir gece kaysam da gökyüzünden ben hep sende olacağım sevgili. Çünkü biz seninle yaşadığımız hayat kadar yalan, ölüm kadar gerçektik …

  Yüklemini Kaybetmiş Aşkın Gizli Öznesiyim (İsmail Sarıgene) 12 Aralık 2006 Sevgi ve Aşk 

Ben senin acılarını sevdim sevgili. Bırak ellerini uzatma bana, bırak üşüyen dudaklarımı yüreğinle bir kez bile dokunma. Sana vasiyetimdir bir gün çınar ağacına gömülecek bedenimi ıslak gözyaşlarınla yıkayıp sıcak gülüşlerinle kefenlesinler ne olur. Gülüşlerinle kefenlesinler ki; toprağın altında kemiklerim üşüdüğünde sıcak yüzüne sarılayım.."

  Gözlerine Sakla Beni (İsmail Sarıgene) 14 Haziran 2007 Sevgi ve Aşk 

Bir fincan huzur, Bir dirhem mutluluk yolla iç ceplerinde demlediğin... Beni “ sende “ sakla... Ben seninim...Nefesimdir yüreğim.... Beni “ bende “ sildim Sende varolmak için... Hasretini ektim dudaklarıma Sende tamamlanmak için.... Suyum ol, Soframda azık... Yüzümde tebessüm... Yüreğimde nefes... Ben ol.... Ya ben sen olayım... Sakın bırakma beni... Yoksa düşerim adressiz coğrafyalara... Gözlerimi yıldız sermek için gündüzü bekleme... Her an sendeyim çünkü..... Gözlerinde sakla beni.... Hayatın ta kendisi sensin çünki..

  Evvelim / Ezelim / Ebedimsin (İsmail Sarıgene) 14 Haziran 2007 Sevgi ve Aşk 

HAYATIM’sın... Şeceresi hüzün olan adamın buzdan kalbine düşen hayatsın..Canıma can diye süzülen canânsın. Kanadında mutluluk olan baharlarsın sen...Gonca güllerle süslenmiş sabahların gülümsediği cansın sen.. Kaybettiklerimin ardından tek kazandığımsın..Bedeli ödenmiş acılarımı dudaklarındaki nefesle gideren şifâsın sen.. Bağrı yanmış ve susuzluktan yüreğimi kurumuş kıyılarıma dolan ve benliğimden aşıp yüreğimde çoğalan bitmez deryâsın sen..Yaralarıma kendi yarası gibi bakıp sökük yüreğimi Eyyubvâri sabırla mutluluk ekleyen, çöllerimdeki serabın tükendiğini bilip dudaklarındaki ab- ı hayat ile menzile giren Leylasın sen...Göğsümde her zaman övünç abidesi diye saklayacağım ömrü vefasın sen..Sen susuzluğuma düşen hayatsın..Bak çöllerim yeşeriyor..Dokun toprağa..Zamanın göğsünde elenmiş topraktan “ sen ” fışkırıyor bak..Dua dua filizleniyor kuru yapraklar..İçinde büyüttüğüm kız çocuğunu vakitsiz gömen adamın kuru dudaklarına sunulmuş ab- ı hayatsın...Sen benim gözlerindeki kendimi gördüğüm hayatımsın...Soluklandığımsın, nefes aldığımsın....

  Bir Cümlelik Yerin Var mı (İsmail Sarıgene) 14 Haziran 2007 Sevgi ve Aşk 

Yüreğimden tuza bandırılmış acılarımı elerken yine şehrimin soğuk kaldırımlarına bırakıyorum sensizliği. Sensizim. Senden sonra tüm sokaklar tek adresim. Öznesizim. Senden sonra tüm cinayetlerin tek failiyim. Davasını kaybetmiş sanık gibi boynu bükük cümlelerim.Sanki ayaklarından vuruldu geleceğim..(D)üşüyorum uluorta.. Soğuk kaldırım taşlarının arasına doluyor yol yordam bilmez harflerim..Kan revan içinde mevcudiyetim..Aşk tarafsızlığını yitirirken ben sensizliğin iktidarında sonumu hazırlıyorum..Eyyubvari susuyorum en yalın halimle.İçi kalabalık “ susmalar biriktiriyorum yüreğimin ipsiz uçurumlarında. Susuyorum olmuyor, konuşuyorum olmuyorum..Güpegündüz vuruluyorum sol yanımdan..Eksiliyorum yüreğinden / siliniyorum cümlelerimden. Yitip gidiyorum sensizliğin paragraf başlarında. Bu aşkın mağlubu ilan edilsem de, nafile..Eksiliyorum cümlelerinden..Siliniyorum adreslerinden

  Topla Cümlelerini Dudaklarımdan (İsmail Sarıgene) 17 Haziran 2007 Sevgi ve Aşk 

Topla cümlelerini dudaklarımdan..Bana vaat edilmemiş yarınlarımı da yanına al…Bir de benimle yaşadığın mutlulukları. Bir de sana yazdıklarımı.Kötü bir gününde gözyaşlarını kurulamak için kuru bir peçete niyetine kullanırsın senli satırlarımı…Unutmadan bir teşekkür borçluyum sana; kısa bir süreliğine de olsa yarımlığımı, yalnızlığımı unutturduğun için…Ve de yaşattığın tüm mutlulukların için….Teşekkürler sevgilim….Giderken sakın ardına bakma…Gözlerin pişmanlıklarında, günahlarında kalmasın…Sana paylaştırılmış her acına ben yüreğimi kefil gösterdim..Sen yüzünü aydınlığa çevir sadece..İnan bana bensiz hayatta seni hep mutluluklar bekliyor olacak...Çünkü sensiz bir yerde yaşarken bile her nefesimde bin dua saklı olacak sana… Artık mutluluğa kanatlanma zamanın geldi sevgili… Bensiz olsan da; Her güneş, gözlerine doğmaya, Her rüzgar, saçlarında dolaşmaya gelecek… Hadi git…. Varlığımda acı çekmektense, Yokluğumda mutlu ol…. Çünkü; mutluluklar en çok sana yakışıyor sevgili… “Topla cümlelerini dudaklarımdan… Her şey bitti artık… Maviler kadar özgürsün artık… Dilediğince uçabilirsin…. Yolların hep Cennete çıksın sevgili….” Bensiz hayatında mutluluklar dilerim… Hoşcakal hüznüm/ hoşcakal yüreğimi adadığım ömrüm…..

  Ben Seni Unutmak İçin Sevmedim ki (İsmail Sarıgene) 17 Haziran 2007 Sevgi ve Aşk 

Ben seni sadece kendime yakın hissettiğim için, acılarım acılarına benzediğin için sevdim....Ben sadece öznesi “ senin olduğun cümlelerin yüklemi..Ben sadece sırtına yüklenmiş acıları kendi yüreğinde taşımayı onur sayacak adamın gözyaşına sirayet etmiş solgun resmi....Belki de yüreğindeki mutluluğun ayak uçlarında umutsuzlukla savaşındaki kazanmaya en yakın duran sevginin tek galibiyeti..Olmadı...Kazanamadık; belki de sadece ben kazanamadım. Gittin..Ardında tüm yenilgileri bana bırakarak gittin..Bir kaç cümleyi geçmeyen ayrılığın sonrası ağır yenilginin “ şeref “ madalyası duruyor sol göğüsümün iç cebinde.Bir de ölüm duruyor sonsuza kadar çıktığın yüreğimin son nefesinde...Sadece sana ait olan dudaklarımda sensiz cümle kurmaktansa adının baş harfinde susmak arasında ne fark var ki ? Hayat ile ölüm arasında sen yoksan mutluluğun devrik cümlelerinde yüklem olmak ne fark eder ki ? Her ikisi de acıya mühürlü, sensiz kurduğum her bir cümlenin altı yalnızlığınla örtülü..

  Bir "" Elif "" Miktarı "" Gül "" Ümse (İsmail Sarıgene) 23 Haziran 2007 Sevgi ve Aşk 

Sevda mucizesinin yeniden tezahür ettiği gözlerinde yaşat beni..Sonra da yeşil Cennetindeki gonca güllerine sar beni…Hadi sevgili durma öyle..Mavi bilyelerin cam soğukluğunda üşüyen yüreğimi sıcak şefkatinle kundakla. Üzerinde ütüsüz gömleği bir de yamalı pantolonu ile sana koşan bu adamı ilkokul cağındaki örgülü saçlarıyla siyah- beyaz fotoğraflara bile renk katan yaşı küçük ama yüreği büyük o kahve gözlü kızın yüreğine al..Gözlerinde her gün tekrarlanan bayram sabahlarının güzelliğine kat beni..Baktığın her gökyüzünde benim gülen yüzümü görebilecek kadar benimse beni..Bir an tıkanan hayatın içinde anlamını idrak edemediğimiz ama onsuz mevcudiyetimizi idame ettiremediğimiz nefesinde yaşat beni..İçine çek beni.. Taaa ciğerlerine doldur beni. Uzaklığımı unut, nefesime sokul usulca.. Şah damarlarımdan bir an bile ayrılma sevgili..Mesai bitimi yoğunluktan bitap düşen yüreğimi nefesinle tazelendir..Hadi " el gibi " sevgili durma yanımda . Ne olursa olsun yaşat beni yaşadığın sevdanın en yalın zamanında..Kapı ziline basan kişinin aşikâr olmasına inat sen hep benden başka her şeyi unutacak kadar sev beni..

  Gözlerinde "" Cenneti "" Saklayan Kadın (İsmail Sarıgene) 1 Temmuz 2007 Sevgi ve Aşk 

Umutlarının anası, gözlerinde Cenneti taşıyan adamın kadını olarak senin için kurban olmaya hazırım.. İşte boynum..Vurun beni ölümlere..Uğrunda bin ölümü tatmaya razıyım sevgili. İşte şah damarım ellerimde..Koparın nefesimi nefesimden. Boşa kürek çektiğim geçmişimi düşün ömür bakiyelerimden, sadece gözlerinde bana Cenneti yaşatan adamla geçirdiğim kısa ömrümü verin bana...Ey ölümlerden ölüm beğendiğim adam; varsın olsun adın “ bende “ ölümle anılsın..Seninle olan her şeye varım ben..Ölüm koksa da nefesim sen hayatı tattır nefesinle..Hadi tut ellerimi…Sımsıkı sar beni..Gözlerinde ezberlediğim şarkılarım ol..Sonra hayatımın en anlamlı sözleri ol..Öznesini yüreğimde yitirdiğim cümlelerimin en taze yüklemi ol..Hadi şehrimde kokun kaybolmadan tekrar gel…Uzatma bana geliş aralığını…O tatlı dudaklarındaki sıcak gülüşlerinden mahrum etme beni. Ellerimi tutarken ki mahcup halini , dudaklarımı öperken ki tatlı acemiliğini tekrar yaşat bana. Hadi yollarının uzaklığına aldanma sen. Üzerindeki yol yorgunluğunu silkele..Sen gelmeden ben her şeyi hazırladım...Rengarenk balonları bir de kız kardeşinin istediği bileklikleri…Seninle gelmen için her şey hazır..Şehrime gelen ilk otobüsü kaçırma sakın..Karanlıkta bindiğin yolculuk benim gözlerimdeki aydınlıkta bitsin..Gözleri Cennet kokan yar, gelirken sakın hiçbir şey getirme bana..Sadece hayat kokan “ benliğini “ bir de “ ben “ kokan nefesini getir.. Lütfen başka bir şey getireyim mi diye sorma bana. Gayri başka şeye gerek.. … “ Getirdiklerin zaten Cennetin taa kendisi…”

  Sözlerimi Bitirdim / Geleceğim Ol (İsmail Sarıgene) 29 Temmuz 2007 Sevgi ve Aşk 

Geleceğim ol.Geçmişimden alıntı yaparak yürüdüğüm yarınlarımda öznem ol..Göremediklerimi göster bana..Diyemediklerimin sözü, yaşayamadıklarımın özü ol..Mahzeni karanlık nüfus kütüğüme gözlerinin aydınlığını vur..Güz yüzlü çocukların tazeliğini bırak avuçlarıma..Ezberine kat beni..Vur beni adının binlerce anlamına..Savur beni ıslak saçlarına..Sonra da topla beni avuçlarına..Topuklarının sesini bırak susuzluğum baş harfi yalnızlığına..Yazgıma, kaderime düş adını..Kendinden alıntı yaparak değil en yalın halinle düş gerçekliğime..Hadi saçları örgülü halinle süzül geleceğime..Sözlerimi bitirdim..Cümlelerimi yitirdim..Geleceğim ol. Ne “ Elif” umutsuz kalsın ne de “ gül “ bozkırsız..

  Devrilse de İmla Bozuklukları / Ölme Diyorum Sana (İsmail Sarıgene) 5 Ağustos 2007 Sevgi ve Aşk 

Ölme diyorum sana.. Ölme..Sakın bensiz teslim etme nefesini Azrail’in avuçlarına.. Ben olmadan sakın kanatlanma sakat doğmuş yarınlara...Sehven olsa da bırak adımı adının yazmadan terk etme bu dünyayı..Peltek konuşan bir bebe sevdamızı haykırmadan gitmek yok gündüzleri kanamalı zamanlardan.Yağmurlu bir günde öpüşmeden, gözlerimiz gözlerimizde sevişmeden ayrılmak yok masal yüzlü sabahlardan..Sana diyorum sevgili..Sana…Gitmek yok diyorum..Noktasını koyma cümlelerin..Devrilse de imla bozuklukları üzerine sakın ödünç verme öznelerini.. Ben gelmeden sakın ölme işte.. Ölme diyorum..Ölme…

  Çözül Bağlarından / Doğ Zamansızlığıma (İsmail Sarıgene) 13 Ağustos 2007 Sevgi ve Aşk 

Bana vaat edilmiş mucizenin baş kahramanısın sen. Sen bozkır sabahı düşlerimin son durağısın. Ellerini uzat bana. Ya dol avuçlarıma ya da vur beni karanlığıma. Methiyeler düzeyim yüzündeki beyaz duvağa..Gülüşlerimi süreyim avuçlarında belirginleşen aydınlığa..Eşkalini çizemediğim kadere boyun eğmeden vurulayım saçlarına.. Ezberimi yitirmeden hak ettiğim tüm zamanı sana devredeyim. Kimliğim elimden alınmadan düş artık hüviyetimin boşluğuna. Gömleğimin yırtık yanına dolsun dilsiz varlığın. Rüyalardan ibaret olan düş’üm artık zamanın karnından avuçlarıma doğsun..

  Yüreğinin Sesini Biraz Daha Aç (İsmail Sarıgene) 17 Ağustos 2007 Sevgi ve Aşk 

Sınır dışı hallerimi bilirsin sen. Kovulmalarımı, imla bozukluklarımı..Mülteciyim zamansızlığın. Adımlarımı çektim adreslerimden..Bir bavulu bile doldurmayan ömür sahifemi düştüm satırlardan..Adressizim. Hayat yekun yetersiz. Bakiyelerim hep karanlığa bölünüyor. Menzilim hiçlik iken sen tut beni.. Ve öyle bir sev ki beni; ölüm bile hayran kalsın sevdana. Züleyha’nın Yusuf’u sevdiği gibi sev gibi.Gözünü karat..Kapat perdelerini.Benden başka göz bilme ..Adımdan başka hiçbir cümleyi alma dudaklarına.Avuçlarına yasla uykusuz gözlerimi.Öyle bir sev ki; Leyla gibi savur dudaklarından beni mim''siz çöllerine..Susuz bırak beni...Kurusun geçmişim..Yeter ki senin yanında olsun son nefesim..Sırtlan beni geleceğimi / kız düşlerimi..Kimliğimden soyunmuş bu adamı hüviyetine al..Sahiplen adressiz ellerimi..Yalnızlık etiketini, fişlenmiş geçmişimi, Filistin askısı gören kimliksizliğimi savur tozlu raflara. İçimdeki kekeme çocuğu sev. Şefkatine al öznesiz cümlelerimi..İki dudağından gayri bir yer bilmeyeyim.. Devrildim bir kez karanlığın ayak dibine..Yaralarım Eyyub gibi kanar. Sancılarım İsa gibi sabrımı yoklar…Hadi ölümle yamamadan hüviyetsizliğimi al beni cümlelerine.Ben susayım. Kapat üzerimi sesli kelimelerinle..Dizlerim kan revan. Köklerim ise ağıt figan..Kapındayım..Kıyılarındayım...Dağınıklığımı , yarımlığımı sen TAMAMLA.. Ve sonra her şeye göğsünü gerip benim sende YAŞAMAMA izin ver..

  İmlâsı Bozuk Bir Çocuğum Ben (İsmail Sarıgene) 23 Ağustos 2007 Sevgi ve Aşk 

Virgüllerimi yitirdim. Sus pus içindi dilim. Neden susuyorsun diye sorma. Sen konuşurken ben susacağım demiştim. Büktüm dudaklarımı cümlelerine. Sen konuş ki; hükmü kırılsın yalnızlığın. Saltanatı bitsin acıların. Gülümse ulu orta. Gülümse sebepsizce. Ruhumun iktizazlarına( bozulmuş, buruşmuş) inat yeniden yeşet gözlerimi. Yaşa ki yaşasın benliğim. Yoksa karanlıklar saracak sokaklarımı. Bilirsin korkarım karanlıklardan. Uzat ellerini. Ölüm bedenime ilişmeden, istinad duvarları aydınlığımı çalmaya teşebbüs etmeden gel, uzan denizlerime. İmlası bozuk bir çocuğum ben. Kurtar beni “ benden “ Yarım bir mutluluğun demsiz umuduyum ben. Kurtar beni derinlerden.. Gözlerinin Cennetinde yaşat beni.. Sonra da öldür.. Ölüm ellerinde gelsin bana.. Durma daya gözlerini gözlerime. Mutluluğum, Huzurum, Sonum ol...

  Aylardan Ağustos / Kurtar Beni "" Benden "" (İsmail Sarıgene) 24 Ağustos 2007 Sevgi ve Aşk 

Hatırlıyor musun senden önce kör topaldım ben, denizlerinde yürüttün beni. Yarı çıplak gövdeydim ben , yüreğinin sevda gömleğini giydirdin bana.Dilsizdim..Umut cümlelerini doladın dilime..Tanımsızdım bir o kadar hüviyetsiz...Kimliğini “ mevcudiyetime “ adadın sen..Senden önce yoktum.Vardım da yoktum aslında..Ya da sureti “aslına “ teveccüh eden bir adamdım ben. Gölge oyunlardan bir figüran. Adressizdim. Sokaklarım yoktu kaldırım taşlarımdan öte..Ama sen yüreğinin başkentinde ağırladın beni..Şimdi bu sevdayı çıktığı komadan çıkarma zamanı. Tut ellerimi bulutları tutar gibi. Kapat gözlerini..Sabah uyandığında hiçbir şey olmamış gibi sesime uzan..

  Yüzümü "" Yüzüne "" Kapattım / Dilsizim (İsmail Sarıgene) 11 Eylül 2007 Sevgi ve Aşk 

Hadi unuttum ezberimdeki tüm replikleri. Acele et..Güneş doğuyor kirpiklerinin bir adım ötesinden.. Eğildim yüreğinin baş ucuna..Hayatın en gerçek suflesini ver dudaklarıma…Fısılda misk-i amber kokulu mutlulukları kulağıma.Gayri ben SEN’İM… Gayri ben sana AİT’İM…Düştüm bendeki “benden” … Şimdilerde bende varolamayan “ beni “. Bundan böyle sende yaşat gayri..Nasıl, hangi şekilde diye sorma Adım kadar yalın..Ve bir o kadar alıntısız..Hiçliğimin paragraf başında Hüviyetim SENİNLEDİR…Yüreğindeki sevda ağırlığınca susuyorum..Kapatıyorum tüm sol anahtarlarını..Verdiğim zayilere aldanma sen… Bendeki “ ben “ bundan sona “ bensiz… Gayri bendeki “ ben “ SENSİN.. Bundan sonraki mevcudiyetim; Adının kapladığı yer kadar.. Yüzümü “ yüzüne “ kapattım.. Dilsizim.. Ve bir o kadar SEN..

  Sen Geldin / Bildiğim Herşeyi Unuttum (İsmail Sarıgene) 11 Eylül 2007 Sevgi ve Aşk 

Seni beklerken nice deli nehirler doğurdum ben...Sensiz nice sabahları katlettim ben...Sen sandığım yıllar devrildi üzerime...Yanıldım...Kanatıldım....Seni beklerken....Nice kelimeleri susturdum ben...Büyüdüm seni beklerken...Irmaklardan süzdüm geçmisimi...Sonra vurdum alnımdan tüm sözcüklerimi....Uykusuzluğumu uyandırdım kaç kez.. Kaç kez sen sandım “mimsiz karanlığı...Senin gülüşlerin diye kaç kez karların üzerine serdim ateşimi..Üşüdüm...Üşüdüm...Kaç kez sorgulandım Filistin sorgularında... Seni beklerken binlerce Yusuf'u kurtardım Züleyha'sından..Binlerce Leyla'yı Mecnun'suz akan ıslak vaveylâlarından...Sana kavuşmak için bin dua ekledim Esmâ vakti aydınlığa...Sana uzanmak için binlerce gömleği yırttım sonra da delice fırlattım Firavun gözlü karanlığa...Üstüme atıldı Yusuf'un kanlı gömleği...Kaç kez zan altında bırakıldı yetimliğim...Yüzümden yüzümü söktüm...Hiçliğim giydirildi üzerime..

  Seslenişim Sanadır / Duy Sesimi (İsmail Sarıgene) 19 Eylül 2007 Sevgi ve Aşk 

Beni bende öldür. Öldür ki; sende doğayım yeniden. Köklerim sende kalsın. Saçlarından ötesini bilmesin ellerim. Gözlerim ise gözlerinden başka yurt edinmesin.Hadi sevgili. ..Sev beni ..Sev ki bende sonlasın amel defterim.Sev diyorum. Kendinden daha çok sev beni..Eğer ki; ıslak kirpiklerini yüreğimle kurulayamasam dudaklarıma ilmeklediğim fatiha’lar sonum olsun..Seccademe sirayet eden gözlerini gülüşlerimle bahara kavuşturamasam nefesime “ La İlahe.. “ lâfzı vurulsun.. Kat beni kendine..Sebebim sensin…Gayri ben yokum sende yaşarken. Ben “ seninim “ gayri.. Öldüm..Öldüm..Sonra sende vücut buldum sırf senin hayatında bir dua miktarı yer tutabilmek için…

  Sana "" Mucize/m "" Diyemedim / Üzgünüm (İsmail Sarıgene) 16 Ekim 2007 Sevgi ve Aşk 

Küçük sevinçler getir bana. Sevdamızla büyütelim sonra. Umuda kanat çırpsın kanatlarımız. Mutsuzluktan mutluluklar doğuralım. Çirkin gördüklerimizde bile güzellikler bulalım. Unutulmuşluğa ait ne varsa hatırlayalım. Sen biraz ben ol, ben de sen...Mutluluk için kaçak şehirler besleyen nehirlere yataklık edelim. Sonsuzluğa göç edelim. Bir Mayıs sabahına düşsün aşktan çaldıklarımız. Bir masala benzetilse de biriktirdiklerimiz, sevdanın en halindedir gülüşmelerimiz.Öyküsüzlüğümüze düşülen dipnotlara aldırmadan büyüyecek sevdamız. Aştan çalıp sevdaya mayaladığımız ne varsa gülümsesin artık. Özenle istiflediğimiz tebessümler cicek versin.

  Ben Sana "" Hayat "" Dedim (İsmail Sarıgene) 19 Ekim 2007 Sevgi ve Aşk 

Şimdi bırak içindeki yavan sorguları/ savaşları. Yetmedi mi kendini asmaların ? Yetmedi mi kendini yerden yere vurmaların ? Çok fazla şey istemiyorum senden. Adımın kapladığı yer kadar mutlulukları kendine bağışla ne olur. İki dudağının boşluğuna birkaç umut cümlesini bırak. Hadi adından ötesini hiçlik bildiğim duraklarda ölmeme izin verme. İliştir beni aynalarındaki gülümseyen yanına. Bir uçurum boşluğu yüreğin. Sendelesen de düşme sakın. Düş-me..Düşersen de sol yanıma düşür sol yanını..Bir ölüm sessizliği hüznün. Üşüsen de ölme sakın. Öl-me. Öleceksen de beni de götür yanında. Tek kişilik mezara sığar değil mi yüreğimiz ?

  Bir Umut Yalnızlığı Sadece (İsmail Sarıgene) 14 Kasım 2007 Sevgi ve Aşk 

Ben seni bir kelebeğin en narin dalında büyüttüm. Dünya’ya gözlerini yeni açmış bir bebeğin narinliğinde sakladım seni..Biliyorum dönsen karanlığın ayak dibi, yürüsen bir adım sonrası uçurum. Kal öylece..Çıkar kendini kuyulardan. Yetmedi mi kendinle savaşın ? Yetmedi mi kendine zalimce saldırışın ? Korkularınla savaşmaktansa ölmek çare ise vur kendini. Ama önce beni çiğnemelisin..Yılgın olabilirsin hayatın isimsiz ihtilallerinde..Her buluttan bir hüzün çalmış olabilirsin..Bu kadar çaresiz, bu kadar dirayetsiz olamazsın. Eğer benim sevdiğim isen bu kadar pes edemezsin. Bırak üzerine yürüsün hayat. Bırak üstüne çullansın acılar..Sığın bir nefeslik Cennetime. Sokul bir umut türküsüne..Korkun ölüm ise; dudaklarımda saklı son nefesin. Korkma kendinden

  Nüshası Yok Hiçliğimin* / Aslım Sadece Sana Ait (İsmail Sarıgene) 15 Aralık 2007 Sevgi ve Aşk 

Kendimden vazgeçeli yıllar oldu. Sana anlattığım hüzün buzdağlarını eriteli de çok seneler oldu.. Seni hiçbir zaman “ ötekiler “ kısmına koymadım. Seni bende hiçbir zaman “ sen “ kadar yabancı görmedim. Sana hiçbir zaman “ sen “ demedim. Sen bendin, ben de sen..Seni bu kadar ben yapmışken sitem etme bana “ ölümü “ bu kadar anıyorsun diye. Farkında değil misin be can, ölüme karşı tek sığınağım sensin. Tek duamsın dilsizliğin hükümran olduğu alfabede. Tek anlamımsın bensizliğin beş para etmediği yalnızlık mabedinde. Bilmez misin be can, bende benin kalmadığını.. Yıllar önce kendimi tüm kütüklerden zayi düşürüp bensiz yaşadığımı bilmez misin ey yar. Sonra sen geldin bensizliğin tecritli sofralarına. Bensizliğin kuraklığına umut öznelerini serdin. Elif bereketini bıraktın öznesizliğin kuraklığına. Hiçliğimin duraklarına bir anlam katan , hüviyetsizliğimi yüreğinle vücut bulan sensin. Bu kadar bütünlenmişken sana, ölümü nasıl öpebilirim ki dudaklarımla. Ve şimdi ben kendimden vazgeçtim sadece sana “ ben kadar yakın olabilmek için. Ve şimdi sen oldum bende sadece kendime “ sen “ kadar yabancı durabilmek için..Anla olur bende “ ben “ diye biri yok. Ben sadece “ sen’im “. Senden önceki tüm sicillerimi sildim ben sadece sana aitim..

  Adın Kadar Umut / Yüreğin Kadar Hayat (İsmail Sarıgene) 6 Aralık 2007 Sevgi ve Aşk 

Durma ağla.. Ama ben kadar değil..En çok benim gözlerime yakışır yağmur. Şimdi ağlamayı bırak sarıl bana. (D)üşüyorum. Dağılıyorum tesbihin taneleri gibi. Topla sende beni. Bana vaat edilen bıçakları sustur yüreğinle. Vazgeç “ varlığım yetmiyor İsmail “ cümlelerini. Bir dilim nefesinden ver bana / yetinmesini bilirim.Ve bu hayatta bulunduğum yeri biliyorum Çünkü ben ki bu hayatta senin adın genişliğinde büyüyorum. Vazgeç sorgulardan. Kendinle savaşmayı bırak. Faili meçhul cinayetleri üstlenmen yetmedi mi daha ? Kaç canın var ki kendine ölümlerden ölüm beğenmekle meşgulsün ? Kaç düş``ün kaldı daha kendi sapanınla vurmadığın ? Kaç gülüşün kaldı kendi acınla öldürmeye kalkıştığın ? Bana gözlerindeki huzur yeter sevgili. Bırak dudaklarında ateş yarım kalsın. Bana bir dirhem umut sun. Senden gayrisi teferruat bana..Şunu unutma ki sevgili; kendini öldürmekle itham ediyorum seni. Her ne kadar gizlesen de kendini “ kendinle “ öldürmeye yelteniyorsun.. Devam et kendini hayattan soğutmaya. Devam et kendini acımasızca vurmaya. Bil ki; sen kendi mezarını kazıyorum bilirken ne yazık ki beni gömüyorsun ellerinle..Kendini öldürmüyorsun, beni tüketiyorsun. Ne çabuk unuttun be can, benim senden ibaret olduğumu. Madem ölmek istiyorsun, iki kişilik kaz mezarlarını. Ya hiçliğe beni de kat ya da senle yaşamanın huzurunu kendine ispat et. Çünkü başlangıcı hüzün olan yüreğimin sonu senin gibi yüreğe nasip olsun..Hani “ hayırlı ölüm nasip et Allahım “ diye dua’lar edilir ya; beni duana kat ya da kendinle beraber beni de öldür..Sonum olsun ellerin…

  Kursağıma Bırakıldı Aşk (İsmail Sarıgene) 12 Aralık 2007 Sevgi ve Aşk 

Susma ölümü dudaklarına kutsayan genç. Kelimelerini dudaklarına gömme sakın. Hani sen yazardın, hani sen hüznü en iyi anlatandın. Susmasana. Anlatsana bizi / beni. Sığınma kapısı açık bırakılmış cümle sonlarına. Sen benim sevdiğimsin / bu kadar çabuk pes edemezsin. Beni sensizliğe itemezsin koca yürekli adam. Hani tedavin sonrası kentime ilk geldiğinde gözlerimden izleyecektin denizleri. Hani gözlerim kirpiklerine dayandığında avuç içlerine sakladığın gülleri serpecektin saçlarıma. Ne oldu yaşamak zor mu geldi yoksa ya da sevdaya kanat çırpmak yordu mu seni ? Susuyorsun hala / susabildiğin kadar yaşa o zaman. Hani sen kelimeleri ustaca örerdin satırlara. Hani yazdığın her aşk denemesinde okuyanları kendine hayran bırakırdın. Ne oldu da tüm sesli kelimelerini yuttun. Yoksa suskunluğun bıçağı mı değdi boğazına.

  Ey Kalbim! (İsmail Sarıgene) 27 Aralık 2007 Sevgi ve Aşk 

Ey dudaklarımdan dökülen en büyük dua.. Kuyularda Yusuf’a mı özendin yoksa ? Kahraman mı olmak istersin baş yapıtlara ? Yoksa ardından sayfa sayfa “ yazarımızı kaybettik“ yorumları mı ? Susmasana ey dudaklarımdan dökülen en büyük dua. Yetmiyor mu yüreğimdeki yerin ?. Yetmiyor mu sana biçtiğim onca sıfat ? Sen ki hayatsın bende..Sen ki yüreğimin birinci sayfasındasın.. Eşlik ettiğimiz şarkılar yarım kalmasın. Beraberce el açtığımız dualar boş dönmesin. Dön diyorum gittiğin yerden. Çentik atacağın başka duvar kalmadı odanda. Hem bilmez misin benim ellerim umut kokar, gözlerim ise hayat. Morg sessizliğini yaşatma bana. İmlasız bırakma hayatın bir ucunda. Seninle yeşerttiğim sabır filizimi neştere vurdurtma. Dön ey kalbim…Gittiğin yol, uzandığın el bana değil bilesin. Dizme boğazıma gözyaşlarımın sessizliğini. Baş aşağıya eğdirme ellerinle doğrultuğun bu yüreği. Giydirme beni annenin kendi için aldığı beyaz kefenlerin içine. Gitme ey kalbim gitme. Uzat ellerini bana. Verme yüreğini ey hayat..Sığın gögüs kafesi sıcaklığıma..Gitme diyorum sana. Gitme…Amin diye biten dualarımı, tüm haklarım“ helal olsun “ matemine çevirme..

  Masalım / Oyuncaklarım / Günahlarım (İsmail Sarıgene) 21 Şubat 2008 Sevgi ve Aşk 

Söyle ne olur seni bensiz mi bıraktım ? İçimdeki hangi söz, hangi cümle, bensizliğin kanıtı ? Sor bakalım kalbine..Seni hangi gölgeye emanet ettim ? Bedel ödeyeceğim diye kimin diyeti bildim seni ? Kovulduğum yüreklere yüzümü bulayan ben, suskunluğun dilinde kanıyor. Sanki susmaya yeminli. Sanki konuşmamaya sözleşmeli. Benimkisi sadece ihtimalleri ayıklanmış çığlıklar.Aldırma alıngalıklarıma..Aldırma kendimdeki susmalarıma.Öyküsüzlüğüme denk geldi ağlamalarım..Suskun muyum yoksa, içimde sana yakılmış ağıtlarımın sesini duymuyor musun yoksa ?

  Yokluğunun Yoksuluyum / Düşmesin Mavi Bilyelerim (İsmail Sarıgene) 24 Şubat 2008 İlişkiler 

Uzaklardasın. Elif/imle bana susmaktasın..Mavi bilyelerim ellerimde üşüyorum babacığım/ üşüyorum. Seni son kez uğurken bir merdiven boşluğuna sızan yüreğim şimdi sessiz. Sen yoksun ya öyküm kendime rehin..Şimdi susma(yın) / cevap verin bana. Hangi sevap senin yokluğuna zanlı bu yüreğin kirini temizler ? Hangi söz, hangi cümle içimde verilmiş hükme galip gelir ? Hangi ganimet içimdeki mağlubiyetlere tekâbül gelebir ? Unutsam bendeki “ beni “ diyorum, unutamam çünki ölüm kağıtını ben imzaladım. Şimdi seninle beraber çevirdiğimiz bahçenin demir tellerinde cesetimi tuza basmaktayım. Diz çöküp yokluğunun yoksulluğuna, musallamın önünde kendi öyküsüzlüğümün safına durmaktayım..Düşürülmekteyim derin bir uykuya..Belki de sana, Elif/ime kavuşmaktayım..Durun ey cemiyet safıma / en suçsuz zamanımda ölmekteyim..

  Kime Fazlasın / Kime Eksik (İsmail Sarıgene) 4 Mart 2008 Sevgi ve Aşk 

Hangi cümlenin sonunda kırıldı düşlerin..Hangi mahrem ellerin zorlamasıyla alındı içindeki kanamalı çocuk ? Susma diyorum sana susma. Becerebildiğin tek şey, boynunu büküp suskunluğun secdesine başını koymak mıdır ? Unutmak dururken masada, yüreğine recm emrini vermek neyin nesi ? Tükür kil tutmaz toprağın yüzüne. Kaldır cesedini ortalık yerden. Sesinin kısıldığı yerden konuş, duyulmasa da haykır eksikliğini. Susturulsa da sen fazlalığını bırak tabutuna. Söylesene “ sen kime fazlasın / kime eksik..”

  Uyandırma Beni Ey Zenân (İsmail Sarıgene) 8 Mart 2008 Sevgi ve Aşk 

El ense edildim ey zenân..Pis bir ispiyonda öldürüldü iç yanlarım..Kıyısızım. Kıyılarına çek beni. Sen hariç tüm cümlelerden bertaraf edildim / al beni yanına..Yitirdim harflerimi, hadi gözlerinden yeni alfabe bul bana.Kirli yüzüme temiz sicil istemiyorum senden..Sadece yeni bir mevsim saçlarıma, yeni bir secere ömür sathıma..Ölmeye müstahak gözlerimi yeni bir gözyüzü çiz siyahından arta kalan çizgilerinden.Sonra ör saçlarımı gül kurusu sinmiş avuçlarında..Sonra sil gözyaşlarımı eteğindeki sonbahar yapraklarıyla.Hadi bir söz hakkı bırak dudak kenarında bir gün öznesizliğime fırlatılmak üzere..Hadi sevgili, ört üstümü sesine. Kapat gözkapaklarımı..

  Ey Düş'üne Düştüğüm (İsmail Sarıgene) 16 Mart 2008 Sevgi ve Aşk 

Hangi şehrin sorularına cevap aramaktasın şu saatlerde ? Hangi düş'ün ortasına düştü adına münhasır yedi harfin ? Kalk ve doğrul.Kör bir sabahın buğulu camına yazılıp sana sorulan sorunun cevabını hatırla. Diril kuyularından..Şiirlerine bırak saçlarını, cevabına sal soruları..Azınlık düşen kefenini yırt, at üzerinden. Çalıştığın yerlerden çıkmasa da hayat defterin, sen inandığın kadar sevecek ve sevileceksin..Örtme peçeni, yumma gözlerini..Dağıt saçlarını, ne de toplayanı ben olacağım..Doğrul şüphelerden, vesvese dehlizlerinden..Sokul imlasız cümlelerime..Sesinin tınısı bırak kapımın kulak ardına..Tut ellerimden, sev beni en güzel yerimden. Uğraşma alfabeyle,süslü olmasın boşver.. En sade haliyle öpüver kirpiklerimi / dirilsin içimdeki yedi harf, bir kelimeden ibaret ismin..

  Gardolabımda Ütüsüz Kalmış Satırlar (İsmail Sarıgene) 1 Nisan 2008 Sevgi ve Aşk 

Biz ki acıya bağdaş kurmuş iki zamandık, susuşlara meyilli. Birbirine hiçbir zaman kavuşmayacak trenlerin tek suçlusuyduk. Sevdaya itham edilmiş romanların katili, yüreğinden sızan kanları susuz toprağa ifşa edilen iki hükümlüydük..Biz ki hüzne örülüydük..Sonra sırtlarımızı dayadık birbirimize. Kalabalıkların arasına iki kırık bedenle yürümektense; bir kız çocuğuna renkli balonlar alma suçuyla ölmeyi tercih ettik .. Kavganın ortasında, gölgenin avcuna, karanlığın sabahına bir filiz ekmeye yemin ettik biz..Günahlarımıza tövbe diye degil, Elif’in dilsiz duvağına dua saflığı katmak için aynı safa durduk. Ayak uçlarımıza dökülen gözyaşına biz umut ilave ettik ta ki bu iki beden bir canda vücut bulana kadar...Çünki bizim ekmeğimiz; hayata hüzün miktarı ölüm, ölüme bir dua miktarı hayat katmaktı. Başardık sevgili..Başardık..Kendi ayaklarının üzerinde durabilen sevdayız biz..

  Düştük / Kırıldık / Dağıldık (İsmail Sarıgene) 18 Mayıs 2008 Sevgi ve Aşk 

Düştük / Kırıldık / Dağıldık / Oysa biz hep bir’dik.. Şimdilerde evden işe giderken tertemiz bir yalnızlığını giyiniyorum üzerime. İki oda bir salona sığdırdığım bir umut gökyüzünün altında nüfussuzluğuma isyan ediyorum. Kirpiklerimden birikmiş bulutlara sırlarımı verdikçe eriyor içimdekiler. Yavaş yavaş bükülüyorum cocukluğuma. Yeni bir umut yolculuğuna hazır olmayan bu yüreğe yine kefen örmekte ellerim. Oysa ben sadece susmayı bilirim. Yapabildiğim en iyi şeyin gitmek olduğunun farkında olsam da kendi içimden kovulmak öyle ağır ki..Kanatlarım kırık / düşlerim ise düştü kollarımdan.

  Dokun Bana / Gözlerinde Ölsün Ölümüm (İsmail Sarıgene) 18 Mayıs 2008 Sevgi ve Aşk 

Ne çabuk unuttun gözlerinden izlediğim denizi ? Ne çabuk bitirdin sana olan sevgimin büyüklüğünü..Ben sana dua genişliğindeki kadınım demişim…Bırakır mıyım seni, ölmedim daha..Öl(e)medim. Daha da ölmeyeceğim..Gözlerine bulutların özgürlüğünü bırakmadan koşmak yok babama..Daha da bitmeyeceğim..Ellerine Cennet çiceklerinin kokusunu hediye eylemeden varmak yok Elif/imize…. Ey gökyüzünü gözlerinden kanatlandığım, Daha kaç nehir kuruyacak yüreğimin sensizliğinde..Her sustuğumda daha kaç kez kıyameti yaşayacaksın yüreğinin debisinde..Şimdi kelimelerin ucunda üşümekteyim..Dokun bana / gözlerinde ölsün ölüm…Sar beni / yüreğinde büyüsün gülüm…

  Ben Katil Değilim / Dualarına Kundakla Beni (İsmail Sarıgene) 8 Haziran 2008 Sevgi ve Aşk 

Etrafım karanlık.. Gözlerin ışık… Eşgalime çizilen bir zanlı silueti, Sen çek beni temize… Ezilip geçilmiş gençliğim dururken avuç içlerimde.. Sen doğur beni susuzluğuma.. Bir bir kovulsam da adreslerimden… Kirli yüzümde beyaz sayfalar açamasam da Sen beni dualarına kundakla… Ne dün olabildim kendimde.. Ne de bugün oldum tarih köşelerinde.. Başarabildiğim sadece, Sende “ senin olabilme ” ….

  Git / Kapılarımı Yüzüme Gömerek (İsmail Sarıgene) 25 Haziran 2008 Sevgi ve Aşk 

Git / Kapılarımı yüzüme gömerek… Hakkım helaldir artık / gidebilirsin…Ha unutuyordum az daha..Gitmeden içinde birikmiş nice yalnızlıkları savur yüzüme..Babamdan yadigar bırakılmış emanetine yerine getirememiş birisi olarak helalliğimi sardım beyaz duvağa, suratını benden uzaklara çevirebilirsin ..Kapıyı ardına kadar açık bıraktın..Gitmene ramak kalmış..Benim gözlerim artık sana yabancı..Daha fazla rehin kalma güneş girmeyen iki göz hayat evine. Babamın acısını daha saramamışken, bir de senin eksikliğin.. Gel de kendini benim yerime koy. Bir zamanlar dört kalp vardı penceremizin ardında..Ansızın yitirilince canlar, yama bulunmaz ki noksanlığına.. Bir gün gidecektin lakin bu kadar erken bu kadar çabuk beklemiyordum. Belki de sana kızgınlığım biraz da kırgınlığım bundandır; bize sırtını bu kadar çabuk çevirmen, bize bu kadar uzak durman…Hadi git / ben senden gitmeden…Git…

  Benim Hiç Denizim Olmamıştı Gözlerine Yaslandığım (İsmail Sarıgene) 26 Haziran 2008 Sevgi ve Aşk 

“ Üzgünüm, seni büyütecek bir denizim yok yürek toprağında.. Sıksan tenimdeki ter bulutlarını, Tek bir umut bulamazsın sana dair.. Unutma, ayaklarını bastığın yer kara iklimi.. ……………… Beni yaşayıp acıyı yaşamaktansa, Gözlerimin yabancılığından olsun kefenin… Sancağın düşse de saçlarıma, Kalkmayı bil küçük çocuk.. Çünkü ben unutulmuş bir mezar bekçisiyim.. ………….. Keşke sana kucak dolusu denizim olsa da yürek coğrafyamda.. Ama ben çoktan kırdım dallarımı.. Git hadi küçük çocuk… Yüzüne vurulan onca kapı olsa da.. Büyü be cocuk… Büyü.. Ölme bende… Bak göreceksin.. Bensiz de yaşamayı öğreneceksin.. Çünki sen …………..

  İçindeki Yalnızlığı Kim İfşa Etti (İsmail Sarıgene) 8 Temmuz 2008 Sevgi ve Aşk 

Unutma yar, Seni yaşamak, ekmeği iki bölüp bereketini kokmak gibi bir şey.. Seni özlemek, suyu avuçlarında bekletmek gibi tarifsiz.. Ve seni sevmek, hayatı şah damarlarında “ sen diye “ hissedibilmek…

  7 Harf / İki Kelime / Seni Özlüyorum (İsmail Sarıgene) 13 Temmuz 2008 Sevgi ve Aşk 

Şimdi bir yaşını doldurmaya az kalmış sevdanın koynunda, Uzun bir yol oluyor cümlelerim.. Eskimiş şarkıları demliyorum yüreğimde.. Kucağımda Elif’in büyüme heyecanı, Sana büyüyorum…. Küçük bir köyün kaldırımı oluyorum sonra.. Hani kutu kutu çikolata dağıtacağımız çocukların koşuşturduğu… Sonra da küçük bir koy… Ellerimiz bellerimize kavuşup, Rengini kaybetmiş gökkuşağına renklerini iade edeceğimiz Balonların delice bırakılacağı.. Sonra da 29 harf ve bir cümle… Sen sustukça ben sana susuyorum.. Dudaklarım kurumadan, Kirpiklerinin hayat dalından sağılmış, Bir damla “ umut “ ikram et..

  Gözlerinin Kıyılarında Büyümek Öylece (İsmail Sarıgene) 1 Ağustos 2008 Sevgi ve Aşk 

Devrildim öylece.. Kalbimin sağına seni, Soluna hayatı alıp özledim öylece.. Sonra da sana sarılırcasına cümlelere sarıldım. Cümleler aktıkça yüreğimden.. Sen oldum.. Bir kıyı belledim kendime.. Seni özledikçe koşuyorum o kıyıya.. Seni anlatıyorum sonra.. Sonra dudaklarım kuruyor... Susadıkça seni içiyorum... Ne de olsa sen bana hayatsın... “ Özlenin sen olduğu bir yerde senden başka neyi özleyebilirim ki...”

  Gözlerinin Kıyılarında Büyümek Öylece (İsmail Sarıgene) 19 Ağustos 2008 Sevgi ve Aşk 

Devrildim öylece.. Kalbimin sağına seni, Soluna hayatı alıp özledim öylece.. Sonra da sana sarılırcasına cümlelere sarıldım. Cümleler aktıkça yüreğimden.. Sen oldum.. Bir kıyı belledim kendime.. Seni özledikçe koşuyorum o kıyıya.. Seni anlatıyorum sonra.. Sonra dudaklarım kuruyor... Susadıkça seni içiyorum... Ne de olsa sen bana hayatsın...

  Sen Kadar Yaşadık / Biz Kadar Öldük (İsmail Sarıgene) 23 Eylül 2008 Sevgi ve Aşk 

Sen..Ben..Bir de biz…Biz ki bu sevdaya başlamadan sonumuzu çizen iki kahramandık sırtları hiçbir zaman birbirine dayanmayacak..Biz ki tek umudun peşine takılıp ölümü birbirimizin dudaklarından içen iki kurşunduk girse de yüreğimizin en derine…Kanasa da gövdemiz gözlerimiz hiç acımayacak...İki yoksulduk biz gözlerimizde sevdamızın varlığıyla zenginleşen..Tek bir yolduk avuç içlerimizden düşüp uçurum kenarlarında ilerleyen..Rüzgara denk gelen zamanları gözyaşlarımızda eleyip mavi bir bilyenin peşinde koşan tek bir cümleydik..Yüklemi ben öznesi sen olan…Ve biz birbirimizi hiç sevmedik…Sadece dua dua yaşadık birbirimizi…Cümle cümle büyüdük birbirimizde..En sonunda ben kadar yürüdük sen kadar yaşadık ve biz kadar öldük ….

  Beni Öldürdükçe Sen Hayatlandın / Oysa Ben Sana Ölüyordum (İsmail Sarıgene) 9 Ekim 2008 Sevgi ve Aşk 

Biliyorum , bir gün öleceğim..Ama senin için değil; senin gibi kirli yüzü temize çekmenin ağır bedelini ödeyemediğim için..Sen kanatlarımı kırarken ben seni hayata nakışlandığı zannederdim..Ne kadar büyük yanılgının içindeymişim meğer..Sana gelen her yol benim sonummuş..Şimdi git sevgili diyeceğim ama beni öldürmeden gitme..Gitme...Kendini bende arındırmışken niye öldürmedin beni...İçimdeki cocuğu kürtaja zorlarken gözlerimdeki cenini niye hayat verdin ? .Madem bir gün gidecektin, niye denizlerimi niye umutlarımı kirlettin ? Yüreğim paramparça..Gözlerim kan çanağı..Aldandığıma, gözlerimdeki yaşa değil sitemim; sana yüreğimde bu kadar anlam yüklediğimedir..Sakın yanlış anlamayasın..Sahte gülüşlerin hala gece yarısı ürkeklerime denk gelirken, sen benimle oynadığın masalın hangi sahifesinde kaldın...Masal bitti / Sen yüreğimi iğfal ettin...Sen içimdeki " aşk " kelimesini ayrılığa gelin ettin..Şimdi sevinebilirsin...Neden diye sorma bana..Sen benim bu dünyada en büyük dileğim'din..Şimdi bende koca bir hiçsin..Seni sana gömdüm...Sana dair tek bir nefesim yok artık..Seni hayat sanmıştım mutluluk safında..Meğer sen ayrılıktan alıntı yapılmış koca bir yalanmışsın...Örttüm üstümü sıkıca..Kapadım yüzümü.. Kapadım kirpiklerimi bulutların arasında, küçük bir dilek tuttum..” Sensiz, temiz bir hayat dileğimle “ seni içimde öldürdüm..İtiraf ediyorum; katilin benim.. Sana ise tek bir sözüm bile yok..İhanetinden başka yerin yok bende…Koca bir boşluksun bende…

  İçimdeki Çocuğu Kaybettim / Bensizim (İsmail Sarıgene) 8 Kasım 2008 Sevgi ve Aşk 

Tenimde terinden bir ter.. Avuçlarımda saçlarından bir tel. Gözlerimde özleminin ateşi. İçimde senden bir sen. Sende unuttuğum bir ben. Ben içimdeki çocuğu kaybettim / bensizim.. Biliyorum sensizlikte bir şarkı avutmaz beni.. Ne olur beni kendine kat..

  Özlediğim Kadar Sensin / Sevdiğim Kadar Bensin (İsmail Sarıgene) 28 Kasım 2008 Sevgi ve Aşk 

Ey kirpiklerinden sağdığım gökkuşağı yedi rengi, Hüzünbaz hüzünleri unut..Ayak diblerine kök salmış siyah’ı da ..Koş yeni demlenmiş yürek demime..Sokul ve mevzilen gözlerinde kuruttuğum kirpiklerime..Şarkılar sustu biliyorum..Söz sırası bizde..Mutluluğumuzdan alıntı birkaç çift umudumuz var dudaklarımıza ördüğümüz..Erişmese de ellerimiz ellerimize, bir yolumuz var özleminde yürüdüğümüz..Sana kaç gel demiyorum..Biliyorum hakkım değil bu..Bırak kanlı bir savaşın içinde geçsin ömrümüz..Çilekeş bir sonbahar yaprağına özensin gözlerimiz..Aynı tende, aynı gölgede yürümese de mavi düşlerimiz, aynı sevdanın ıslak cümlelerinde büyüsün adımız..İlintilensin kokun Cennnetle, bize aidatlansın ayrılık...Ne fark eder ki..Ben sendeyim...Sen bende...Bükülse de cümlelerimiz , sökülse de alfabemiz biz bir cümleyiz..Sen ve ben...İki harf bir cümleden ibaret mutluluk...

  Şimdi Ölmeli/yim Biliyorum (İsmail Sarıgene) 25 Şubat 2009 Sevgi ve Aşk 

Şimdi ölmeli/yim biliyorum... Önce senden, Sonra tüm bulutlardan özür dilemeliyim... Çünkü eriştiremedim ayaklarını mutluluğa.. El çektiremedim üzerinden matemi de siyahı da.. İçindeki yalnızlığa bir kurşun olmalıydım... Yüreğine değen özlem değil... Sana uzanan yol olup boyanmalıydım ziftlere.. Sonra senin terinde temize çekmeliydim tüm harflerimi.. Şimdi ölmeli/yim biliyorum... Yüreğimin kuyularına sarkıtılmış bir yemin.. Ellerime tutuşturulmuş bir ilan.... Yüzüme sürülmüş bir iz'an.. Ve avuçlarımdan kayıp giden bir masal. Ve senden kalan bir dipnot gözlerimde kanayan..

  Yaralarıma Basacak Tuz Kalmadı / Gidişinin Arifesinde (İsmail Sarıgene) 11 Mart 2009 Sevgi ve Aşk 

Suskunluğunun orucunu bir cümle ile aç ta söyle bana..Kimin katili olacağım ben..Senin mi yoksa kendimimin mi...Sustuğun yer o kadar büyük ki..Yaralarımı bölüp bölüp yapıştırdıkça kapanmıyor suskunluğun..

  Sen / Yüreğimdeki Coğrafyanın Güneşe Bakan Yanı (İsmail Sarıgene) 21 Mart 2009 Sevgi ve Aşk 

Ellerimle bir umutla ektiğim güller soldu artık. İçtiğim sular, özlediğim duraklar unutuldu. Sesin kaybolmuş tüm şarkılarda..Söyle hadi bu sensizliği hakedecek kadar ne yaptım sana. İç cebimde reddedilmiş yüzümün suretini ararken hangi katil beni nufüsuna kabul eder ki. Hangi geçmiş beni karanlığında gusl,eder ki ? Ve hangi toprak hangi su temize çeker ki ayrılığın kirlerini ? En zoru susmak biliyor musun. Tıpkı senin yaptığın gibi. Susarak bendeki seni alma cesaretini bulmuşken kendinde, neden beni öldürmeyi teklif etmiyorsun ellerine..Bir masaldan ibaret olmayan Elif'imizi gözlerime gömecek bir mezar aramaktan vazgeçmeyeceksin biliyorum. Yüreğimin tüm toprakları benim yaralarımın cesedleriyle dolu iken kalbimin infazı gecikmekte biliyorum. Bu arada sakın satırlarımı yanlış anlama. Ben seni beni bende öldürme hevesi güden bir katil olarak iz'an etmiyorum. Ben sadece kendimin tuttuğu bir katilin suretini arıyorum gözlerimde. Cesedim kurtlanmadan cümlelerimde intihar ediyorum

  Bir Dua Asılı Kaldı Dudaklarımın İki Yakasında (İsmail Sarıgene) 31 Mart 2009 Sevgi ve Aşk 

Dualarımda suç üstü yakalanmış iken çocukluğum, Sal beni cam kenarları özlemlere.. Ve dudaklarındaki suskunluğunla öldürmeye devam et beni. Devşir beni bensizlikle.. Ve durma sakın.. Ellerimle yeşerttiğim düşlere basmaya devam et..

  Ayyuka Çıkmışken Kekemeliğim / Bir Bıçak Yürür Sol Yanıma (İsmail Sarıgene) 6 Nisan 2009 Sevgi ve Aşk 

Revaçta iken uykusuzluğum, Yine mavi bilyelerinden ferağat etti yaralı cümlelerim... Bir düş tecrit edilirken yüreğimden, Tehirli bir tren yolculuğunda Gasp edildi duası yarım kalmış gençliğim. Perdeler çekildi göz kenarlarıma.. Karanlıklar hediye edildi sol yanıma.. Tam kazandığımı farz ederken, Yine rehin düştü içimdeki yara zamansızlığıma... Yarım cümlelerimi yüreğinde meşru zemine çekerken, Yine kürtaja zorlandı yüreğimdeki sevda.

  Ölümün Öldüğü Bir Şehre Götür Beni (İsmail Sarıgene) 8 Mayıs 2009 Sevgi ve Aşk 

Bayat ekmeğin üzerine sürülmüş acılarla geçiştirilmiş öğle paydoslarında sevdim seni.Gazoz kapaklarından alıntı yaptığım filintalı, şatafatlı sözlerle değil Anadolu’nun küçük bir kasabasının yarı bozuk yarı argo şivesi ile anlattım seni. Soğuk bir kışın izlerini barındıran demir sefer taslarına konmuş yemeklerden önce aç karnına içtim gözlerini. Gasp edilmiş çocukluğumu ararken gözlerinde, koca bir özlem cümlesi oldu sustuklarım.Bilmediğim bir sokakta hayatının bir harfine denk gelecek bir nefesi keşfetmişken tenimde, bir nihavent şarkı olur ömrüm dizlerinin dibinde.

  Sevdanın En Eğik Harfiyle Gülümse Bana / Aşkın Elif Halindeyim (İsmail Sarıgene) 21 Ocak 2010 Sevgi ve Aşk 

Sana ve aşkına kasteden ellere kurban edileceksem, müsvedde kalbim hazırdır sevgili Yakılacaksa tam orta yerinden, ilmeklerimi sen ilmekle kefenimin. Ben seni aşkın Elif halinde sevmişken yeksenak bir ölümün ellerinde sana can vermek en büyük dileğimdir sevgili.Bilirsin senden önceki hiçbir uykum vapur sesinde uyanmadı ve hiçbir zaman diliminin denize kıyısı yoktu. Çizgilerim hep çengelli iğne ile tutturulmuş bir muskanın ötesine geçememişti.

  Hayat Umut Ettiğin Kadardır (İsmail Sarıgene) 11 Aralık 2013 Sevgi ve Aşk 

Kendine kefen biçmekten vazgeç. Sırtlan hayatı omuzlarına. Bu zamana kadar hayatla nasıl mücadele ettiysen devam et. Boğma kendini, boğdurma yüreğini. Ölümün sadece senin bedeninle kalsa tamam. Seninle ölecek o kadar çok şey var ki ? Bari kendi için savaşmayacaksın, bari benim için, bari “ bizim “ için savaş. Yok olursan ardından seni takip edecek o kadar büyük ölümler var ki.

 

 



Yorgun savaşcı gibi acıyı emdim dudaklarımla .. Herkesin gönül evinde bir acı yanıyordu biliyorum.. Benim de yanıyordu. Diğerlerinden tek farkı; bedenimde acımasızca kendi yüreğimi yakıyordum. Herkes kendisine umut yollarında sevda cicekleri ekerken, ben yüreğimi törpülüyordum yanık ağıtlarda. Yalnızlıklarda kendimi öldürüp umutlara gebe kalıyordum her sabah. Şafak ağarmadan bir bilinmezliğe yürüyordum ayaklarımı su birikintilerine çarpa çarpa. Tükettim umutlarımı yalnızlığın dar sokaklarında. Düştüm, yaralandım, yalnızlığa itildim. Ama her şeye inat umutsuzluğa pes etmedim. Diz çökmedim karanlığın arsız bedenine.. Hayallerimde büyüttüm içimdeki cocuğu.



 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2023 | © İsmail Sarıgene, 2023
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.

 

Bu dosyanın son güncelleme tarihi: 27.01.2023 13:08:07