"Yazmak, aslında var olmayan bir düşmanla kavga etmek gibidir. En azından, kimse sizi suçlamaz." - Ambrose Bierce"

Gülizar Özlem SARAÇOĞLU

Öyküler

Öyküler vardır sanal dünyanda; yaşamak isteyip de korktuğun. Masalsı eleştirel konuklardan saklanan, yasaklanan, sakıncasal..
Oynarsın; Kelebek kanatlarının zarif renkli çırpınışları gibi, beyne konarsın dolaysız anlamlarınla haklanarak. Kazanılan anlamlara dokunur, uçurumdan aşağıya düşerken bile bilinçli bir rolsel manyaklıkla gülersin; göbeğin katılarak oynaşır, gözlerin boncuk ışığı..

Onlar; Bizi Doğuranlar, Yetiştirenler...

Huzur evi ziyaretlerimi aksatmaktan hiç haz etmezdim, bundan birkaç sene öncesine kadar.. “Yağmur, çamur” demeden giderdim yanlarına.. Bilirdim, görünce:
\- “Geldi, hayırlı kızımız” diye, sevineceklerini.
\- “Dün akşam, Hasan Amcan öldü” demişti.. Dalgın, ağlamaktan göz pınarları kızarmış gözlerle, ölümün her an peşinde olduğunu kabullenen yaşlı teyzelerden

Yetiştirme Yurtlarında ve Sokaklardaki Çocuklarımız...

Yetiştirme Yurtlarında kalan; 0-18 yaş grubu çocuklarımızın durumu ile sokaklarda kalan, sınırsız yaş grubuna mensup çocuklarımızın ve yaşlılarımızın ki; çocuklardan farkı yoktur Onların.. Durumunu düşündükçe kahroluyorum.
Hayata geldikleri şartlardan tutunuz da Onların, nelere maruz kaldıklarını hiç düşündünüz mü?
Bir nebze, Yetiştirme Yurdunda kalan çocuklar

KİTAP İZLERİ

Nasipse Adayız

Ercan Kesal

Ercan Kesal’ın Trajikomik İktidar Oyunu: "Nasipse Adayız" Her siyasi kampanya bir absürtlükler tiyatrosudur, ancak Ercan Kesal, "Nasipse Adayız" ile bu dramanın Türkiye'ye özgü sahnesinin perdesini
İncelemeyi Oku
Başa Dön