"Yarınlar, hep yarınlar... İnsanlık, sonsuza dek ertelenmiş bir başlangıç olarak kalacak sanırım." - Samuel Beckett"

kemal düzbay

Potkal

ıssız, ıpıssız bir adada, yaşamın kıyısında bir yerlerdeyim. açıklardan gemiler geçiyor irili ufaklı, görüyorum. el sallasam görecek, bağırsam duyacaklar belki; ama fark edilmek, fark edilip buradan kurtulabilmek için çaba göstermeyi çoktan bıraktım. sonsuza dek burada kalabilirim.

Mankenle Sevişme

içeride, loş ışığın altında helenistik bir heykel gibi parlayan bir manken duruyordu. nefes kesici bir güzelliği vardı. oşino dönüp, geceyi bununla geçirmek ister misiniz? diye sordu. bize cevap fırsatı vermeden, nazik hareketlerle elinden tuttu ve belinden kavradığı gibi mankeni dışarı çıkardı. bu nezakete, şimdilik, layıktı.

Kahvaltı Sofrası

zaten o zamanlar her şeyden utanıyordum. hiçbir eksiği olmayan üniformamdan, her sene yeni alınan ayakkabılarımdan, pantolonumdan, bacaklarımdan, babamın bıyıklarından, evimden, kendimden

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku
Başa Dön