"Hayat bir roman gibidir; ne yazık ki editörler her zaman okuyuculardır." - Gabriel García Márquez"

Takıntılıyız, Takmayız

yazı resim

bir ezgi gibi şu hayat...
notaların peşpeşe gelmesi gibi
bazen mi de incelir;
bazen do da sertleşir, kalınlaşırız...

hayatımızı yıkıntıya çeviren bahtsızlara
saf maskeler takıp, güleriz kinayeyle
ve zekilere, kendilerinden kaynaklı zekalarına
güleriz bir aptal gibi...

biz sakinleri dünyanın
sessiz isyanlarla başkaldırırız
zekamıza hakaret eden bahtsızlara
aşkı, aşk için değil;
menfaat için kullananlara
duygularını bile ideolojik terimlerle
anlatma gafletine düşenlere
isyan eder, güleriz...

seni seviyorum demek kadar kolayken aşk;
bu duyguyu bezeriz bilinmez kelimelerle
basit varlıklar iken özümüzde;
bilinmez ve esrarlı göstermeye çalışırız
bizde olan her duyguyu...
esrar çekmiş bir uçuk gibi
aptalca hareket eder,
yok ederiz bütün güzellikleri...

bizler kendini Kleopatra ve Herkül zanneden
sırtında Noterdam dan kambur taşıyan
zaman zaman Nostradamus pozuna giren
Ömer Seyfettin in naçarlarıyız...
yok hiç kimseden üstün özelliğimiz

üstünlük yürekteki aşktadır...
dile vurmaya gerek yok;
her hal ile kendini gösterir aşk
çünkü; görünmeyi sever aşk..

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön