..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Barışı bulacağız. Melekleri duyacağız, göğün elmaslarla parladığını göreceğiz. -Çehov
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > İlişkiler > Aysun Güven




29 Mart 2013
Zeus'un Kızı; İyi Kötü ve Çirkin  
Aysun Güven
-ABLA; Anne, arada sırada kötüler kazansa heyecanlı olmaz mıydı? Ekran bulanıklaşır ve bir sabun köpüğü oluşur.Bu, gelecek filmlerindeki, makyajla oluşturulmuş görsel çirkinliğin, makyajsız içsel versiyonu. O filmleri seyrederken, kendinizi, o sahneler içinde hayal ettiğinizde, kurtuluşunuz, sinemanın karanlık salonundan çıkmak olabilir ya gerçek hayatta ?


:IGE:
Kalem ve ben, ne yazacağımızı, kafa kafaya vermiş düşünürken, kızımın günlüğünü karıştırmak geldi aklıma. Tabi ki, kendi günlüğü değil, benim onun hakkında, hamileliğimden beri tuttuğum günlüğü. Bir anekdot gözüme çarptı. Ben, sizinle, şu an üzerinde çalıştığım, bir film senaryosu haline getirilmiş, bu kısmını paylaşmak istiyorum.
Sahne, televizyon ekranında, oynayan bir çizgi film ile başlıyor. Anne, baba ve çocuklar, çocuklardan biri mama sandalyesinde, hep beraber seyrediyorlar. O sıra, abla yemeğine ara vererek,
-ABLA; Anne, arada sırada kötüler kazansa heyecanlı olmaz mıydı?
-ANNE; Bilmem belki de !
-ABLA; Baba, kötüler kimlerdir ?
-BABA; Kötülük yaptığı için önce kazanan, ama eninde sonunda kaybedenlerdir ?
Anne ve baba bakışırlar. Kendi söylediklerine bile, kendileri inanmadığını belli eder gibi, acı acı gülümseyerek.
ABLA(40 yaşında) ANLATIR : Onların, benim için, o an, ne düşündüklerini, şimdi anlayabiliyordum. Kötülerin, her zaman kazandığı bir dünyaya, beni getirmekle, zaten kendilerini suçlu hissediyor olabilirlerdi. Bunu anlayabilirdim. Ama gerçeği, daha ne kadar saklamayı düşünüyorlardı. Zaten, daha o zamanlar, okulda, onların anlatmaya korktukları, dünyanın küçük bir düzlemindeydik.
Ekran bulanıklaşır ve bir sabun köpüğünün içinden, kamera okula kayar……….
Herkesin kötü kavramı kendine göredir. Kızımın kötü kimdir sorusuna gelen cevaplar ise şöyleydi; küçükken, annesiyle babasının yeterince kulağını çekmediği için, içindeki çocuksu bencilliği büyütüp geliştiren insanlar, kapitalist rejime ayak uydurmuş kan emiciler, bizden çalmak ya da zorla almak isteyen herkes, yaşlılara, engellilere saygı göstermeyenler, çiçeklere zarar verenler, hayvanlara iyi davranmayanlar, onlara eziyet edenler, yalan söyleyerek, karşıdakilerini üzenler. Son bir görüşte ise kötülük; yerine, zamanına ve konusuna göre, işaret zamirleridir; ben-sen-o-biz-siz-onlar. Yalnız biri de olabilir, bileşkesi de…….
Bence ise, kötü bir sıvıdır, hangi kaba koyarsan koy, şekil alan. Kötülük ise, o kaba verdiği zarar. O yüzden, her kötünün, hala tüm iyi niyetime dayanarak, kendi kabına zarar verdiğinden bahsediyorum. Asıl korkulacak olan, kabından taşan kötülüğün, aktığı yerde çimlenmesine izin verilmesi. Bunun için, verilen cezaların, yeteri kadar caydırıcı olması ve olumsuz hiçbir hareketi, özendirici bir tavır içine girilmemesi gerekir. Hepimiz, çocuğumuzun içinde bulunduğu zor durumdan kurtulması için, oradan kaçması veya diretip kavga etmesi ya da pasif kalması seçeneklerini kafamızdan geçiririz.. Bu üçünden birini seçerken, mantığımızdan çok kalbimizle hareket ederiz. Peki, günümüzde, otoparkta kalp krizi geçiren birinin, saatlerce oradan geçenlerin, meraklı bakışları içerisinde, yardım edecek birini beklemesini neye bağlıyorsunuz. ? Ya da İstanbul’un merkezinde, yankesicilerden kaçan bir kadının, Üsküdar’da taksiye binip, canını kurtarmak isterken, taksicinin, kadını, benim başımı belaya sokacaksın diyerek aşağıya atmak istemesine , ya da ambulansın açtığı yolu izleyerek, arkasından gitmeye çalışıp, yarım saatlik yolu, yirmi dakikaya düşürdüğü için sevinen birine ?Tüm bunlar, doğuştan kötü ya da umursamaz olamaz değil mi ? İşte bunların çoğu, o kaptan akan, kötülük virüsüne bulaştırılmış insanlar. Bu, gelecek filmlerindeki, makyajla oluşturulmuş görsel çirkinliğin, makyajsız içsel versiyonu. O filmleri seyrederken, kendinizi, o sahneler içinde hayal ettiğinizde, kurtuluşunuz, sinemanın karanlık salonundan çıkmak olabilir ya gerçek hayatta ?
'Bir millet uyuyorsa, onu kolaylıkla uyandırabilirsiniz. Fakat bir millet uyumuyor da uyuyor gibi yapıyorsa, onu asla uyandıramazsınız.' Indria Gandhi



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın İlişkiler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Zeus'un Kızı; Kaldığı Yerden
Zeus'un Kızı; Gelecek Gelmeyecek
Zeus'u Kızı.; Hayat Pazar Yeri
Zeus'u Kızı.; Hayatınızı Nasıl Alırdınız?
Zeus'u Kızı.; Körlük?
Zeus'un Kızı; Su Terazisi
Zeus'un Kızı; Tutkunun Alfabesi
Zeus'un Kızı;doğaçlama
Zeus'un Kızı; Duymak İstediklerimiz
Zeus'un Kızı; Aldatma Üzerine

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Zeuskız; Yalan
Zeuskız; Çağrışımsal Eşik
Ertelenen İşlere Gün Doğdu
Iğdır Harward Arası Kaç Km?
Ego Bitti Şarj Etmek Lazım
Kadın, Ölüm, Özgecan
2020 Bit Artık
Zeus'un Kızı; Sevgili Virüs
Zeus'un Kızı; Film Kopmadan
Zeus'un Kızı; Hamam'da Deprem

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kara Mizah [Şiir]
Irmak [Şiir]
Bütün Yolculuk Boyunca Hasret Ayrılmadı Benden - Bir Ucu Bir Kuyuda Kaybolan Rüzgarlı Bir Şosede [Şiir]
İnsana Dair [Şiir]
Bir Dolu Bir Boş [Şiir]
Doğum Günüm [Şiir]
2011 Yeni Doğan [Şiir]
Doğum Günüm [Şiir]
Derdim Bu Olsun [Şiir]
Ne Diyeceğimi Bilemedim [Şiir]


Aysun Güven kimdir?

hayatın içine sığamayanlar kitapların içine sığabilir.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Aysun Güven, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.