..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Kendinden daha uyanık insanları işe aldığın zaman, senin onlardan daha uyanık olduğunu kanıtlamış oluyorsun. -R. H. Grant
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > erdal divriklioğlu




9 Eylül 2013
Yaşasın Çorba ve Burun Karıştıranlar! Yaşasın Özgür Halkımın Avam Olmayan ve Her Sınıf Tarafından Rahatça Uygulanan Şeyleri.  
erdal divriklioğlu
Herkesi rahatlatan ve bazen açıkladığı bazense hiç açıklayamadığı o kadar çok şey varki bu dünyada.


:ABEJ:
İnsan psikolojisi bu.Bir insanı en rahatlatan durumları say desek,binlerce şey söylenebilir.Mesela ben çorba pişerken karıştırılması gerektiği anda kepçe ile çorbayı karıştımayı pek severim.Öylesine rahatlatır ki bu durum beni.Hani biri "Artık yeter cılkını çıkardın,karıştırma şu çorbayı demese" saatlerce orda öyle çorbayı karıştırabilirim.Bu ruh haline freud ne derdi acaba? :) Kendi çapında bu ruh halimle ilgili bir kaç tespit de yapma şansın var.

Belkide kaousu çok seven biri olabilirim.Karışan ve karışılan şeylerden hoşlanıyorumdum.
Yad hayatımda o kadar çok girdap varki çorbanın içindeki prinç tanelerinin karıştırdıkça oluşan girdapta süreklenmesinden büyük bir keyif,büyük bir haz duyuyorumda olabilir.

Sanırım aslında beni rahatlatan bu durumun edilgenliği.Yani insanın çorba karıştırırken iki işi bir arada yapma lüksü.Karıştırma fiilini yaparken,bir yanda da hiç bir şey düşünmeden bir yerlere dalmak.İşte içindeki saklı huzur bu.

Ben bu yüzden çorba karıştırmayı seviyorum bence:)
Yada karışıklıkları bu şekilde kafamdan söküp atabiliyorumda olabilir.

Herkesi rahatlatan ve bazen açıkladığı bazense hiç açıklayamadığı o kadar çok şey varki bu dünyada.

İğrenç olacak belki ama;burun karıştırma da bunlara bir örnek olabilir.Burun karıştırmanın herhangi bir sınıf ayrımıda yok.Fakir,zengin herkesin burnunu karıştırarak,küçük toplar yapma lüksü var.Ve oldukça büyük keyifle yapılan bir iş.Tıpkı çorba karıştırma da olduğu gibi,bir yerlere dalıp gidilerek yapılacak en özgür.Bu yüzden burun karıştıranlara hak veriyorum.

Vakti zamanda süpermen bile burun karıştırmıştır bence.Ve babadan oğla geçen en önemli miras olduğunuda düşenebilirim.

Bütün iğrençliklerden öte bu rahatlatıcı şeylerin bizlere rahatlatıcı bir terapi sağladığı için ve bizi özgür kıldığı için ve bir sürü parayı psikologlara saçmadan
kötü ruh hallerimizi tamir ettiği için onlara teşekkür etmemiz gerektiğini düşünüyorum.

Yaşasın çorba ve burun karıştıranlar ! Yaşasın özgür halkımın avam olmayan ve her sınıf tarafından rahatça uygulanan şeyleri.

Rahatlatıcı alışkanlıklar serisine bir çok şey ekleyebiliriz.Cam kırıklarını yiyenler,toprak yiyenler ve fil yutmaya çalışanlar da buna örnek olabilir.
Ha dersiniz ki yahu onlar vitamin eksikliğinden bunu yapıyorlar.Vucutlarının ihtiyaçları var buna.Oda mümkün.Ama belkide onlara bu işi yapmak rahatlatıcı geliyordur.Cam yiyen birinin vucudunda cam eksikliği var diye yemeside tıbben açıklaması pek mümkündür müdür? bilemiyorum.

Bazıları hatta bunu show haline de dönüştürüyor.Bir çok yetenek sizde yarışmasında abuk sabuk bir çok şeyin işte bu basit rahatlatıcı alışkanlıklarla insanlar tarafından geliştirilerek sunulduğunu görmüyor muyuz?

Böcek yiyenler,cam yiyenler,burnundan benzin fışkırtanlar,kafasında şişe patlatanlar,dişinle tır çekmeye çalışanlar daha neler neler?
Hepsi ama hepsi insanı rahatlatan ama açıklaması zor olan abuk sabuk şeyler değil mi?

Ama bir anlamı var elbet.En azından bir insan niçin bu tür şeyleri yaptığını izah da edebilir.Cam kırığı yiyen bir kadına sormuşlar."Yahu sen neden cam kırığı yiyorsun " diye.

Kadın da açıklamış kendince.
Uzun yıllar evli kaldım.Kocam beni hep başka kadınlarla aldatıyordu.Çoğu zaman sinirden kendimi yemeğe verdim.Ama baktım ki şişkolaşmaya başlıyorum.
Bir gün sinirle elimde bir bardak varken,kırdım.Bardağın kırılan cam parçalarını ağzıma attım.Tadı da nefisti:)))
Hatır hutur çiğnemeye başladım.İşte o çiğneyiş.Her cam kırığını dişimde övüttükçe kocamı hatırlayıp.hırsla daha da çok ağzımda cam kırıklarını övütüyorum.
Bu bana iyi geliyor:))

İşte bu da bir izah tarzı.

Merak etmeyin.Dünya bu konularda oldukça zengin.Hele ülkemiz çok daha zengin.
Onu bunu bilmem tv'de yeni bir yarışma daha başlarsa çorba karıştıma kategorisine ben de aday olacağım.
Bunu da buradan söyleyeyim.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Boş Sayfa
Manken, Maske, Kovan
Kayboldum.
Gitti.
Çok Yaşamaz.
Sizce Zaman Akıyor Mu?
Sayıklamalar... 1

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
En Sıkı Takip Ettiğim Şey Yere Düşen Kavanoz Kapağı ve Bozuk Para.
İdeoloji
Ruhani Tırpanlar
Sürtük.
Ne Komik Geliyor Bana Şimdi Evrensel Bireyselizm
En Kısadan Hisse (2)
Masumiyet Çağı
En Büyük Müzakerem İnsanlar.
En Kısadan Hisse (3)

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Kakavanlar [Şiir]
Humanarşist 2 [Şiir]
Madenci [Şiir]
Gözyüzü [Şiir]
Humanarşist [Şiir]
Takipdeydik. [Şiir]
Ben Senim,sen Aşk... [Şiir]
Yetmez! [Şiir]
Mülteci [Şiir]
Çelik Devrimi [Şiir]


erdal divriklioğlu kimdir?

Yazdıklarım ve yazacaklarıma dair. . .

Etkilendiği Yazarlar:
En iyi etkinliğim yazmaya kaçışlarım...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2023 | © erdal divriklioğlu, 2023
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.