..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Düşünce dilden, dil düşünceden doğar. -Platon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > İronik > Guvercin




24 Ocak 2003
Sohbet  
Guvercin
Hayatın rengi beyaz insanlara karşı...İnsanlar ne renk hayata karşı?


:DBJD:
Koltuğunda oturup dışarıyı seyrediyordu...Uzun bir yoldan gelmiş gibi yorgundu...Biraz dinlendi, dinledi heryer sessiz. Çıt yok ortalıkta. Aradabir bir kedi miyavlaması duyuluyor. Onlarda susunca çıt yok ortalıkta...Kendi kendine düşünürken farketti. Sessizliği..Uzun zaman önce bitmiş galiba gecenin ve gecelerin söyliyecekleri. Sessiz sessiz bekliyor sokak lambalarından kaçarken. Gündüzün gevezeliğini almamış farklı yumurta ikizi gibiler. Anlaşılan söyleyecek şeyleri tüketmiş artık. Belki aynı şeyleri söylemekten bıkmıştır. Ne demişti bir hatırına sordu.Hmmm.....
"Sevin" demişti "Sevin ki sevilesiniz"
"Önemli mi sevmek sevilmek?" diye sormuştu.
"Sevgi yoksa, dünyalarımızı tutan çekim gücü birbirinizi nasıl bağlar" demişti "Dinleyin ve anlamaya çalışın" demişti ardından.
"Neden önemli anlamaya çalışmak?" diye sormuştu.
"Dinlemediğin insana nasıl değer verebilirsin?" dedi.
"Neden değer vereyim" dedi.
"Söz aynasıdır insanın" demişti gece. "Kemiği yok ki dilin. Aynası, aynası o olmalı elbet" demişti gece. "Barışa değer verin kavgadan önce" demişti ardından.
"Neden?"
"Öfkeye kalbin çabuk aldanır. Aşka nasıl çabuk aldanıyorsa" dedi gece.
"O zaman biz öfkeyle mi seviyoruz, yoksa aşkı mı çabuk tüketiyoruz, bu kadar çabuk dönüyorlarsa birbirine?"
Gece de demişti ki:
"Kalbin varsa işin içinde kesin sınırlar kaybolur sözlerin içinde. Ama kıymetini bilmeli aşkın. Gördün mü az önce geçti buradan zaman. Gittiği yere sevginizi görtürmeli. Geldiğinde ondan bahsetmeli"
Bunları dinledikten sonra sabırsız ve birazda kırgın şekilde sormuştu.
"Peki o zaman niye öfke yerine sevgiden, savaş ve kavga yerine barıştan söz etmiyoruz? Neden biri diğerini dinlemeden anlamaya çalışmadan konuşuyor?Ve neden hep aynı başlara dönüşler?
Sustu sustu sustu...Bir sokak lambası yandı kaçıverdi hemen karanlık gece olduğu yerde bekledi kaldı. Penceresini açtı. Şöyle bir gerindi. Hava kemik gibi sert soğuktu. Gökyüzüne baktı gece gelirken güneş gökyüzünde boğulmuştu şimdi milyonlarca yıldız vardı güneşin aydınlattığı...Ardından derin bir nefes çekti. O an farketti. Her nefesinde sen yaşamı içine çekerken yaşamda seni içine çekiyor. Her nefeste daha fazla, daha fazla...
"Yaşamak" dedi "Yaşanacak çok şey var ve yaşanacak zamanın limiti yok elimde. Sevgiyle, anlayışla, dostça hep beraber yaşamalı. Yaşamak!!" dedi.
Gökyüzüne baktı ve yıldızları gördü "Artık umudumda var. Hemde batan güneşin aydınlattığı milyonlarca milyarlarca umudum var" dedi.
Artık biraz daha sakindi. Pencereyi kapattı. Sessiz adımlarla yatağına yöneldi. Hemen ısınıverdi yatağı yüreğinden gelen ateşle. Şimdi rüyalarındaki sevgilisi ile buluşacaktı ve herşey yoluna girecekti, herşey yoluna girecekti, herşey yolu, herşey yo, herşey, herşe....

.Eleştiriler & Yorumlar

:: Geceye, yıldızlara ve sessizliğe dair...
Gönderen: Funda Doğan / , Türkiye
23 Ekim 2009
Gecenin karanlığı, yıldızlar ya da sessizlik... Umutları, hayalleri, düşleri barındırırlar. Bazen bir yıldız iliştirirsin onları bakar dalar gidersin bir ömür için bir dakikalığına... Yaşadığın da bir hayattır, gece ve sessizlik de...




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın İronik kümesinde bulunan diğer yazıları...
Gerçek?

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Atık Hücre
Reyhan
Tatilde Terapi
Hüzün Geceye Takıldı, Gözlerimdeki Gülümseme Sabahtı
Rigor Mortis
Beni Sevebilir misin?
kesik
Baston
Dün Gece
Değerliymiş aslında..

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Akasya [Şiir]
Sana Dair [Şiir]
Ahiretlik - 23 [Şiir]
Hep Yek! [Şiir]
Empati [Şiir]
Unutulmuş [Şiir]
Kayıp Ada [Şiir]
şehir ve gece [Şiir]
Mutluluk [Şiir]
Sahipsiz Türkü [Şiir]


Guvercin kimdir?




yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Guvercin, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.