"Sabahın dokuzu ve hala hayattayız. Bir mucize mi, yoksa sadece kahve mi?" – Dorothy Parker"

Düş

Kimi zaman düşüme / Eski bir Anadolu köyü girer, / Buz gibi çeşmeleriyle, / Bir ormanın gölgesinde… / Birden, / Bir köy bakkalı belirir gözümde, / Kasketli bir adam oturmuş / Yoğurt satar, / Peynir satar, / Bulgur satar / Sinekler uçuşurken havada… /

yazı resim

DÜŞ

Kimi zaman düşüme
Eski bir Anadolu köyü girer,
Buz gibi çeşmeleriyle,
Bir ormanın gölgesinde…
Birden,
Bir köy bakkalı belirir gözümde,
Kasketli bir adam oturmuş
Yoğurt satar,
Peynir satar,
Bulgur satar
Sinekler uçuşurken havada…
Ve bir köy odası doğar gözüme,
Sohbet eder eski Anadolu köylüleri,
Duvarda tilki postu vardır.
Bir çoban koyunlarını güder yaylada,
Elinde kavalıyla…
Saklambaç oynar köylü çocukları,
Köy kadınları süt sağarken
Bir bağlama sesi gelir uzaktan,
Türkü söyler garip bir köylü:
“Emirdağı birbirine ulalı….”
Kimi zaman düşüme
Eski bir Anadolu köyü girer,
Mutlu olurum…

Nihat KAÇOĞLU

Gerçemek Dergisi, Sayı:32

KİTAP İZLERİ

Çıplak ve Yalnız

Hamdi Koç

Hamdi Koç’un Hafıza Labirentinde Unutulmaz Bir Yolculuk: "Çıplak ve Yalnız" Hamdi Koç’un "Çıplak ve Yalnız" romanı, okuru daha ilk cümlesiyle yakalayan o nadir eserlerden: "Amcam
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön