..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Her insanda insanlığın tüm durumları vardır. -Montaigne
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Varoluşçuluk > Aydın Akdeniz




29 Ocak 2013
Maça Kızına  
Aydın Akdeniz
Nehir kıyısındaki kayalığa indiğimde suya düşen gölgeyle başını farkediyorum. Eğilmiş, akıntıya bakıyordu. Yaklaşmak istedim, elinin işaretiyle vazgeçtim. Dediğine göre balıkları ürkütebilirmişim. Poşet dolusu erzağı görebileceği bir ağaç dalına iliştirip uzaklaşacaktım. Cebime uzanıyorum. Kahretsin. Boş. İkisi de. Sigara atmasını istiyorum. Kımıldamıyor. Gözleri hep akıntıda. Birden sevinçle doğruluyor. İnlerini buldum diyor. Balık ağını kıyıya doğru çekişini görseler, kahvede günlerce konuşulurdu bu. Eli boş döndü dedirtmemek için miydi yoksa üç beş balığa mı telaşı. Aklından ne geçiriyor bilemezdim.


:HJB:

Nehir kıyısındaki kayalığa indiğimde suya düşen gölgeyle başını farkediyorum. Eğilmiş, akıntıya bakıyordu. Yaklaşmak istedim, elinin işaretiyle vazgeçtim. Dediğine göre balıkları ürkütebilirmişim. Poşet dolusu erzağı görebileceği bir ağaç dalına iliştirip uzaklaşacaktım. Cebime uzanıyorum. Kahretsin. Boş. İkisi de. Sigara atmasını istiyorum. Kımıldamıyor. Gözleri hep akıntıda. Birden sevinçle doğruluyor. İnlerini buldum diyor.
Balık ağını kıyıya doğru çekişini görseler, kahvede günlerce konuşulurdu bu. Eli boş döndü dedirtmemek için miydi yoksa üç beş balığa mı telaşı. Aklından ne geçiriyor bilemezdim. Pazuları gerildikçe mantar ve kurşun yığını beliriyor suda.
Türkü mırıldandı sonra. Kulak kabarttığımı görünce kesti sesini. Baştankaranın biri, gelip yanımızdaki çalılığa konuyor. Kendimi tutamayıp gülüyorum. Duymazdan geliyor önce. Baktı ki duracağım yok başını öte yana çevirdi. Sendeledi.
Ağı zamanında bırakmasa nehre düşebilirdi. Su iyice yükselmiş, dedi. Gülme krizim geçince söylemişti bunu. Sesi eskisi kadar gür. Düşündüm, aynıydı halbuki. Oradaki ağaç kökü bildim bileli açıktadır, çatlaktır kabukları. Git, biraz odun topla , diyor.
"Topladım.”
"Ya ateşi, yaktın mı ?"
"Önce çakmağı vermelisin, bir de sigara."
" Torpido gözüne bak."
Mavi mavi paketlerin yerini öğreniyorum . Eksilse biri, anlamaz. Çeşmeye inerim akşam olunca. Tekini yakar elinden su isterim Ayşe'nin.
" Biri söylerse kızarlar."
" Kızsınlar, " dedim arabaya koşarak.
     
Kanatlanacak değil ya oralara…

Üst üste onca ev. Sokaklar. Diğerine ulaştıkça yeniden başlayan. Bacaklarımın güç yetiremeyeceği uzaklığa açılıyordu her biri. Tekerlekler dönüp duruyor. Okun ucu çift iki ve bir sıfırı gösterince yol ortasındaki çizgiler bütünleşiverirdi. Islığa benzeyen tiz bir uğultu sarardı kulaklarımı. Parmaklarımla tıkar yanaklarımı şişirirdim.
Otlakları dizboyu. Dikenli dallar yerine kalın tellerle çevrelenmiş ekili tarlaları ambalajlı şeker kutusu gibi görünüyor gözüme. Yel değirmenine uzanan yolda ağır yürüyüşlü kocaman inekler vardı. Nereye gidiyoruz, demiştim kırmızı ışıklar yanıp araba durunca.
“ Gazete alacağım.”     
“ Geldiğimiz yerde yok muydu?.”
Beyaz şeritlere bakmaktan vazgeçip bana dönüyor bir an.
“ Büyük şehirlere dağıtıyorlar. Amcanı da görürsün fena mı? ”

Şangırdamıştı bozuklukları cebinde. Elinin hemen altından. Oradan çektikçe makinanın kolunu indirirdi. Meyve resimleri ışıltıyla dönmeye başlardı o sıra. Portakal elma ve çilek, yanyana gelirse bir bozukluk atılırdı içine. Boşalır, gidip doldururdu. Bir daha, defalarca.

“Sıkılmışsındır,” dediği zamanlar ayrılırdık oradan. Okula gidip gitmediğimi sorardı. Cevaplardım, Anlamaz, tekrar sorardı. Parka gider dondurma alırdık. Jeton atılan makina oyunları oynardık sonrasında.

Amcama kızarak konuşurdu babam. Işıltılı makinalardan uzak durmasını isterdi. Kaçıncıymış verdiği sözleri, elalemin gavuruna boşuna mı çalışırlarmış yıllardır.
Başı önde, dinlerdi babamı. Mavi paketten yakılmış sigarası duman duman yükselirdi odada.





















Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın varoluşçuluk kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kömür Karasıydı Elleri
Kapela
Sabri Bey'in Hikayesi
Kadeh Ustası
Baştan Karaymış Baştankaralar
Virginia Woolf, Gölgesi Olmayan Kadın
Diasporada, Yalnız Bir Türk`ün Sevdası
Zühre"ye Kanat Çırpmak
Tabelacı
Düşleriniz "Ferrari" Kadar Ulaşılmaz Olmalı

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sezonluk Fındık İşçilerinin Hayat Öyküsünden Bir Kesit
İsterik Kadın, Haydi Oradan Sen De!
Ayşe Hanım'ın Ölümü (1)
Telefon Kulübesinde, Ölüme Çeyrek Kala!
Kuzey İkliminin Zemherisin de Bir Başkadır Anıları Düşlemek!
Ayşe Hanım'ın Ölümü (5)
Tac Mahal'de Med Cezir Manzaraları
Ayşe Hanım'ın Ölümü (6)
Konakta Bir Başkadır Gecelemek…
Ayşe Hanım'ın Ölümü (2)

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Mihenk Taşı [Şiir]
Mana İkliminde Seyrü Sülukun, Adam da Gaflet mi Bırakır A Gönül! [Şiir]
Hisseden Payıma Metafizik Aşklar Düştü [Şiir]
Aynanın Ötesinde Görünen... [Şiir]
Dilemma [Şiir]
Köşe Kapmaca Oynarken Ayrılık... [Şiir]
Faust ve Pan Arasında, Bir Garip Diyalog..! [Şiir]
Küçük Dedektifler Tavşan Adası`nda (Iı) [Roman]
Küçük Dedektifler Tavşan Adası'nda [Roman]
Politik İllüzyon ve Babil"in İskambil Kuleleri [Roman]


Aydın Akdeniz kimdir?

Yazı vazgeçemediğim bir tutkudur benim için. Vaz geçemediğim, kendimi sorguladığım anlardır, o anlar. Kendimi bulduğum, yaşama anlamını kazandıran o ya da bu şekilde duygu yüklü anlar.

Etkilendiği Yazarlar:
Dostoyevski, Puşkin, Tolstoy, Goethe, Stendhal, Shakespeare, Cemil Meriç


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Aydın Akdeniz, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.