..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Pek çok doktorun yardımı ile ölüyorum. -Büyük İskender
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Türkiye > Hamdiye HATİPOGLU (DNZ)




17 Mayıs 2014
Yüzleşme/ Soma  
öğrenilmemiş SAYGI

Hamdiye HATİPOGLU (DNZ)


Acı var içlerde bir yerde Belki uzak belki çok yakında Yangın yeri bu içli içli yanan Körmüşüz Sağırmışız Duymamış bu feryadı her bir yanımız..


:ACGE:
Acı var içlerde bir yerde
Belki uzak belki çok yakında
Yangın yeri bu içli içli yanan
Körmüşüz
Sağırmışız
Duymamış bu feryadı her bir yanımız..

……. Kapıları çarpıp kaçasım var bu güzel yerlerden…
Suçluyuz/suçluyum dercesine..
Can kıymeti yok bizim ülkemizde malasef.. “Saygı”dan yoksun olan bir toplumdan bu beklenti çok lükstür. Enteresan bir toplumuz vesselam; saflığımızla yoğrulmuş bazen de kurnazlığı içinde barındıran, sıcakkanlı, yabancılara karşı inanılmaz içten ve saygılı ve kendi milletimize karşı epey önyargılı olmakla beraber travmatik bir yapımız var..
O kadar ki, severken öldüren yine bizleriz.. Kadınlarımız; sevgililerimiz, analarımız, kardeşlerimiz.. Sözde hep öncelik onlarındır. Ailede bile illa kadının dediği olmaz mı?
Babalar en son duymaz mı? Buna karşın yinede acı çekenler yine onlar değil mi?

Bu acı olay bende, pek çok şeyi beraberinde getirdi. Bu sebeple pek çok şeyin analizini de sağlamama olanak sağladı. Düşünün emeğinin karşılığını alamayan pek çok insanımız belli bölgelerde hayat mücadelesi vermekte. O insanların başka alternatifleri de yok gibi görünüyor o çevrede ve malum yerde “maden” dışında çalışmalarından başka çare de yok.
Devlet o kaynakların çıkmasıyla dışarıya bağımlılığa da rest çekmiş durumda. O kadar önemli ki, ekonomiye çok büyük katkısı var. Yabancı ülkelerin bu hoşuna gider mi sanırsınız. Tabiî ki hayır!
Ülkemiz kalkınırken bir yandan iç ve dış tehlikelerle mücadele etmekte. Bunun mücadelesi elbette kolay değil. İnsanımız bunların bazısını, yapılan söylemlerden bazısı da kulaktan dolma bilgilerle bilmekte. Her şey ulu orta söylenmez o yüzden istihbarat kurumları vardır. “Devletin çıkarları için”
Gelelim oradaki insanımıza.. Bazen hayatın en acımasızlığı onlarda, fakirliğine isyan edenler de var içlerinde, kaderlerine yine de şükreden bir toplum da var. Ses çıkarsalar ne olacak ki; ekmeklerinden olacaklarını biliyorlar. Ölümü göz alarak gidiyorlar işlerine..
Her iş kendine özel riskler yaşatır. Ama işçinin hakkını esas olarak verip onların can güvenliğini sağlamak için yapılan her şey onu yasalar karşısında güçlü kılar. Sağlıklı düşünürler en azından. Kendilerini insan yerine koyan bir devlet ve işveren vardır çünkü.
Tek bir canın bile hayatını kaybetmesi çok mühimdir o işveren için… ve sayılar yüzleri aşınca bu başka bir trajediyi getiriyor. “İHMAL!”
Bu işte bir iş var der insan. Bu olayda da durum öyle.. sabotaj da olabilir, tamamen oranın ihmali de olabilir.. Tabiî ki araştırma yapılacak. Ama durum neyi değiştirecek onu merak ediyorum. Diyelim ki; kömür madeni kapatıldı, ne işe yarayacak. Bazı kesimler bunu o anlık heyecanla düşünüyor ya, velev ki kapatıldı… o kaynaklar nasıl kullanılacak.. dışarıdan mı temin edilecek yani.. Hala çığırtkanlık yaparak slogan atarak bir şeyleri yaptıracaklarına inanan topluluk var ya; onların hiçbir şey bildiği yok inanın. Bir şey yapmak istiyor ama ne! o da bilmiyor sanki…
Ha, yardım mı etmek istiyorsun, o zaman bilgi edin, attığın slogan kadar o madende çalışan insanların neler yaşadığını; ne şartlarda bu yerde yaşadığını öğren.
Sonra gel haklarını savunmak için sendikalarla konuş, yapılması gerekenler neyse onları yap.. Unutan bir toplumuz, maalesef…
Depremde yaşanılanlar unutulmadı mı?.
Yapılması gerekenler gerçekten yapıldı mı? Ya yaşadığımız evler ne kadar güvenli?
Yeni güzel evler ne kadar sağlıklı.. bir düşünün yalıtım diye diye, kanserojen maddelerin içinde ömrümüz bitmekte.. üzeri kaplanmış içi çürük binalar ne kadar sağlıklı ?

O yüzden dir ki, unuttuğumuz sadece o anlar.. peki ya travma yaratan olaylar.. gerçekten unutulabilir mi?
Sanmıyorum; öyle ki bu ani öfkeyle beraber, çaresizliği ve şiddeti de ortaya çıkartıyor.
Tetikleyen bir olay olduğunda yine biz kendi “kıyametimizi” yaşıyoruz…

Mayısın 13 ü … Gerçekten gün kömür gibi kara. Acılar feryatlar beynimde. Canlar gitti… ve bir sürü hikayeler acıyla nöbet geçirdi.. ölen canlar belki yakınımız değildi ama onlar gibi üzüldüm. Kul haklarına riayet edilmediğine içim yandı. Ben bireyim bu toplumun annesi bacısı kardeşi sevgilisi… nasıl yanmam!
Sizlerde üzüldünüz. Ama herkesin acıya serzenişi farklıydı. Kimi isyan etti, kimi dualarla bütünleşti. Ateş düştüğü yeri yaktı sonuçta. Bu yangının elbet bir sebebi vardı, hepimiz insanlığımızla sınandık o gün. İnsanlık diyorum, saygı varmı/ydı acaba bizim insanımızda?
Ailemizde “öğrenilen” ve sonrasında öğretilen o “SAYGI” olmalıydı…

Maalesef bunu öğretemedi bazımız; çünkü bilmiyordu saygıyı. Görmediği bir şeyi nasıl öğretecekti.. Bu çok kitap okumakla edinilmiyor. Öyle olsaydı “okumuş cahiller” olmazdı.
Ümidim olsun isterdim, ama bu şartlarda karamsarım. İnşallah demekten başka..

Saygı ve Rahmetle….






17/Mayıs/2014


"DnZ








D. Not:
“”13 Mayıs 2014'te Türkiye'nin Manisa ilinin Soma ilçesindeki kömür madeninde çıkan yangın nedeniyle çok sayıda madencinin ölümüyle sonuçlanan facia.

301 işçinin yaşamını yitirmesine sebep olan olay, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en çok can kaybı ile sonuçlanan iş ve madencilik kazası olarak kayıtlara geçti.""

.Eleştiriler & Yorumlar

:: SELAM VE DUA İLE
Gönderen: osman demircan / , Türkiye
2 Haziran 2014
kiraz kirazın halinden anlamaz. kuşlar ise kirazın sadece tadından anlar. yine de anlayanlar çoğalsın diye çoğalan anlayışsızlara inat, kirazın tohumu düşer toprağa. boy verir, filiz verir kiraz. tanrı daha ne yapsın bunca merhametini dökmüşken toprağa. ve yine de yetinmez tanrı: kirazın odunundan saz çıkarır, insan boynunu büksün diye. güzel duygularla beslensin diye kirazdan sadece meyve çıkarmaz tanrı, keman da çıkarır. ve insan yine de kulaklarını tıkar söze, müziğe. sadece kendi egosunu dinleyenlere bülbül sesi, su sesi, yağmur sesi, keman sesi ne yapsın. tanrı da bunca seslenişinin ardından başka ne desin.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kendini Eğitme Potansiyeli
Anne Bana Sarılsana...
İnançta Cemaatl/tarikat ve Şirk Oluşumları
Çocuk Beslemek mi? Eğitmek mi?
Güzel Kitap
merhaba sevgi insanları
Sevgi İsterse Herşeyi Yener... Yeterki Sevelim.
Kim Doğrucu, Kim Değil ki...
yemek senfonisi

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Sessizlik [Şiir]
Her Vuruşta Rüzgârın Dansını Hissederdim [Şiir]
Son Bakış [Şiir]
Kördüğüm [Şiir]
Mutluluğun Resmi [Şiir]
Sevmedinmi [Şiir]
Kurtaralım Dünyayı [Şiir]
Pişonum Benim [Şiir]
Zamansızdır Benim Gitmelerim [Şiir]
Gecenin Matemi [Şiir]


Hamdiye HATİPOGLU (DNZ) kimdir?

. . . . bir varız bir yokuz gibi. . .


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Hamdiye HATİPOGLU (DNZ), 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.