..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Benim yaradılışımda fevkalade olan birşey varsa, Türk olarak dünyaya gelmemdir. - Atatürk
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Türkiye > Arap Kurt




2 Mayıs 2015
İşçinin Hakkını Alın Teri Kurumadan Ödeyiniz  
"uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü"

Arap Kurt


Hal böyle iken yaklaşan seçimler nedeniyle meydanlara inen siyasiler, meydanların geniş olması sebebiyle atıp tutmaktalar.


:GDH:
Böyle buyuruyor. Peygamber Efendimiz

1 Mayıs işçi bayramını nedir?
Ne değildir.
İlk önce bu günün önem ve ehemmiyetini belirtelim
"uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü";isçi bayramı olarak kutlanan "1 Mayıs”ın kökeni, 19 yüzyılın sonlarında, Amerika ve Kanada’da sendikalar tarafından örgütlenmiş 350 bine yakin isçinin, haklı mücadelelerini kararlı bir şekilde sokağa taşımasına ve genel greve gitmelerine dayanır. İşverenler, ABD burjuvazisi, hükumet, kapitalist medya ve silahlı kuvvetler bu kararlı dirençten ve tepkiden korktukları üzere, "paralı" çeteleri ve kuvvetleri emekçilerin üzerine salmışlar, provokatörlük görevlerine yerine getirerek haklı gösterileri çatışmalara dönüştürmüşlerdir. Ayni, sömürgeciler daha sonra kurulan düzmece mahkemeyle, dört işçi lideri asma karar almış ve öncü işçilerin ölümüne neden olmuşlardır.

Bu olayın anlamı ve önemini tespit eden, ikinci enternasyonal, 1 Mayıs’ın işçi sınıfının birlik, dayanışma ve mücadele günü olmasına karar verir ve 1 Mayıs’ın tüm dünya işçileri tarafından, burjuvaziye ve sömürüye karşı haklı direnişlerini haykırmalarına vesile olmasını sağlar.

Ülkemizde "1 Mayıs" kutlamalarını, istiklal savası devam ederken, Türkiye cumhuriyeti.'nin ilan edilmesinden hemen önce başladığı bilinir.
1977 de 34 kişinin ölümüyle ülke tarihinde kara bir gün olarak bilinen 1 Mayıs. Bu nedenle gergin ve olaylı bir şekilde kutlanmaktadır.
Geçtiğimiz yıllarda taksimde yapılmasına izin verilen ve olaysız geçen kutlamalar. Bu yıl provokasyonların ve istenmeyen olayların olma ihtimaline karşı yasaklanmıştır.(haklı veya haksız ama yasaklanma sebebi olarak kamuoyuna bu şekilde bir açıklama- savunma yapılmıştır)
Tarihçesine baktıktan sonra gelelim günümüze. Dünden bu güne çalışanlar açısından değişen hiçbir şey olmamıştır. Ufak tefek farklılıklar olsa da. Yine emek sömürülüp uluslar arsı sermaye için insanlar köle gibi çalıştırılmaktadır. Bu durum Avrupa da ve Amerika da biz de olduğu gibi değil elbette buna sebep sosyal devlet olamayışımız, adaletin olmayışı ve inancımızın gereğinin yapılmıyor olmasındandır Çünkü Peygamber Efendimiz, "İşçinin ücretini alın teri kurumadan önce ödeyiniz" demiştir.
Demek ki neymiş. İşçiye emekçiye en çok biz değer verecek. Ve alın terinin karşılığını anında verecekmişiz! Peki, günümüz Türkiye’sinde uygulama böylemidir? Asgari ücret belirlenirken enflasyon, hayat pahalılığı, unutularak aylarca süren müzakereler adaletli bir ücretlendirme için mi? Yoksa verilen üç kuruştan ne kadar vergi alırımın hesabımı yapılmaktadır.

Çalışanlar emeklerinin karşılığını, alın terlerinin değerini almak isterken ülkeyi yönetenler yaptırdıkları işleri ne kadar ucuza mal ederler onun hesabındalar. Bundan on beş yıl önce asgari ücretin bir ay boyunca çay simit yiyen aile bireylerine yetmediğini haykıranlar, geldiğimiz bu yılda o hesapta adı geçen çay ve simidi de yiyemez hale getirmiş adeta kursağında bırakmıştır.

Hal böyle iken yaklaşan seçimler nedeniyle meydanlara inen siyasiler, meydanların geniş olması sebebiyle atıp tutmaktalar. Vaatler, iltifatlar vatandaşın adeta ayaklarının altına kırmızı halılar sermektedir. vatandaşa geçmişteki her şeyi unutturmak, gelecek için güzel umutlar,renkli hayaller satmaktadırlar. Hem de bedava!
Bu gibi durumlarda nedendir bilmem La fontanie'nin karga ile tilki masalı akıma gelir. O günden bu güne hâlâ aynı peynirin peşinde insanlar, faka basmayacağına binlerce kez yemin etse de kargalar, ne yapıp ne edip peyniri kapıyor tilkiler. Bu masalı herkes bilir ama bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum.

Bay karga konmuş bir dala, koca bir peynir ağzında. Tilki kokuyu almış gelmiş, bilirsiniz kurnaz olur tilkiler, kargayı nasıl tuzağa düşüreceğinin hesabını yapıvermiş.
-Günaydın sayın karga, bu ne güzellik demiş; Bu ne güzellik böyle, inanın bakmaya doyamıyorum size. Şu pırıl pırıl tüylerinize, renginize. Ne yalan söyleyeyim, bu ormanda bir güzel daha yoktur üstünüze.

Karakarga havalara girmiş, bir görseniz. Ne yapacağını şaşırmış sanki sağa sola kıvırmış boynunu, poz vermiş fotoğraf çektirir gibi… Tilki onun havalara girdiğini görünce, daha bir coşmuş sanki. Sıradaki palavralarını söylemeye başlamış.

- Bunca güzelliğe, sesiniz nasıldır acaba diye merak ediyor insan. Acaba sesinizi duyabilir miyim sayın karga?

Şuna bir gak diyeyim de ses görsün demiş; gak der demez peyniri ağzından düşürüvermiş. Tilki kapmış peyniri, yer dururmuş bir köşede, karakarga gözyaşı dökmüş peyniri için. Tilki giderken dönmüş karakargaya son sözünü söylemiş o anda.

-Kara bayım, demiş kargaya; şu sözümü. Hiç unutma, kaptırdığın peynire değer: Her dalkavuk çıkarı için över, yüzüne güler, peynirini yer. Karganın aklı başına gelmiş ya iş işten geçtikten sonra.

Ez cümle; siz siz olun âlinizdekine sahip olun, kuru kuruya kurban olmalara ve içi boş vaatlere kulak asmayın. Bir şey vereceklerse önce elimdekini kaptırmadan artı bir şey elde etmenin yolunu bulalım… vesselam

Arap Kurt - Köşe yazıları -

Arap Kurt



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın türkiye kümesinde bulunan diğer yazıları...
Üst Akılın Aklı...

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Bal Tutan Parmağını Yalar...
Ne Zaman İnsan Olacağız?

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Dünya [Şiir]
Tek Kişilik Oyun [Şiir]
İnkar [Şiir]
Hiç... [Şiir]
Ömür Denilen Resim [Şiir]
Vurdumduymaz [Şiir]
İki Çift Sözüm Var Aşka [Şiir]
Şehit Anası'na [Şiir]
Bahane [Şiir]
Ödünç Aldığım Renkler [Şiir]


Arap Kurt kimdir?

HAYATI (1965) 1965 yılında Çorum’un Alaca ilçesinde doğdu. İlkokulu orta ve liseyi Alaca’da bitirdi. 1985 yılında girdiği Anadolu üniversitesi iktisat fakültesinden 1988 yılında kendi isteği ile ayrıldı. Evli ve bir kız, iki erkek çocuk babası olan şair, ticaret ve tarım işleri ile uğraşmaktadır. Hitit üniversitesi ve çorum il kültür turizm müdürlüğünün katkılarıyla çıkarılan "Çorumlu aşıklar,ozanlar,şairler antolojisi"nde beş adet hece şiir yer almıştır.

Etkilendiği Yazarlar:
orhan veli,cahit sıtkı tarancı.necip fazıl ,m.akif ersoy v.s


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Arap Kurt, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.