..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. -Atatürk
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yüzleşme > Mahnaz Forouzandeh




23 Haziran 2016
Herhangi Bir  
"Koyu gölgeler içinde korkutuyor gözlerin, biliyorum ki bakan sen değilsin."

Mahnaz Forouzandeh


-Sadece derin yaralara yazar kadınlar. Ne yaralayanlaradır cümleleri ne de çektiği acılara. Taşımak zorunda olduğu derin yaralara…-


:ICC:
“Böyle gitmez, öfkeyle yanıyorsun”… Şarkıyı kapattı kadın. O cümlede, o melodide ya da tınıda hatalarını gördü, tüyleri ürperdi. Düşünmekten, yakmayı unuttuğu sigarası ile beraber yalnız kalıverdi. Dört duvarın herhangi biriydi onun bu geceki dostu. Bir yandan onu terk eden minik kedisine üzülüyordu, bir yandan da kafasında kurduğu paranoyalarına… Normal bir insan değildi çünkü o, yaşadıklarıyla, yaşanmışlıklarıyla ayakta durmayı başarabilen güçlü bir kadındı. En azından çevresindeki birkaç insan öyle zannediyordu. Gece oldu mu, oturup duvarlarla dertleşecek kadar yalnızdı. Aramaya çekindiği bir adam vardı. Anlatsa dertlerini baştan sona o da anlamayacaktı. İnsanlar hayatın rutin akışına kaptırmıştı kendini, o ise dünyanın ona vadettiği zamanı gelişigüzel yaşıyordu.
Zamanında aldatılmış, ağlamış, güveni kırılmış, yalnız bırakılmış, en uzağındaki adamlardan tut, en yakınındaki adamlara kadar darbe yemişti.
Nasıl beklenirdi ki aklını kaybetmemesi? Sadece sığınacak bir yuva arıyordu kadın.
Seneler sonra ilk defa güvendiği, sığındığı adam onu anlamamakta kararlı, onu öldüresiye yalnız bırakmakta ısrarcıydı.
Yaşamak, güzeldi. Onun için yazılmış şarkılar, şiirler, onun için yaratılmış gökyüzü ve bir gece vardı. Ölüm bir kaçış değildi. İntihar, güçsüzlerin tanrıya yakın olma hevesiydi. O tanrıya yakın olmak istemiyor, bir avuç huzur istiyordu.

Oturdu, yazmaya başladı. Kelimeler, sular seller gibi akıp gitti yazdıkça. Acılarını bir kenara bıraktı. Kimseye ihtiyacı olmadığını, sigarası ve birer adet kâğıt ve kalem ile hayatını idame ettirebileceğini anladı.
Onlar kadına, kısa fakat huzurlu bir yaşam sunuyordu. Tüm bu acılarla boğuşmayı reddederek, kendine yepyeni tertemiz bir sayfa açtı. Alışkanlıklarından kurtulması zor olacaktı, o da bunun farkındaydı ama bu ayakta kalması için bir engel değildi. Ayrıca içinde koca bir çocuk büyüttü. Aynı kendisi gibi hırçın, yorgun, saldırgan ama ne zaman olsa oyuna koşabilecek bir çocuk. Ona ulaşmayı deneyecek, onun hikâyelerini yazacaktı. Belki o koca çocuğun hayallerini gerçekleştirir, kendine yeni eğlenceler yaratırdı. Kararsızlığın içinde boğulduğunu fark etmeden huzura koştu. Çocuğun adını karanlık koydu. Bundan sonra okuyacağınız hep karanlığın hikâyeleri olacak, durdurulamayacak, engellenemeyecek ve mutlu olacaktı.
Kadın, bir gecesini bunlara düşünmeye verdi.
Ertesi sabah
Bir kazada
Kan kaybedeceğini
Bilmeyerek…
-Sadece derin yaralara yazar kadınlar. Ne yaralayanlaradır cümleleri ne de çektiği acılara.
Taşımak zorunda olduğu derin yaralara…-




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yüzleşme kümesinde bulunan diğer yazıları...
Şizofrenik Monologlar
Eski Çiçek Kokulu Tekrarlanan Bahar
"Yolcudur Abbas, Bağlasan Durmaz. ""
Kuşlar Ölmesin
Delilik
Geçmiş ve Tanrıça
Yağmur Yağıyor
Mah - Naz
Öz Tehdit
İç Çatışma

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Son İntihar Mektubu
Gereklilik Kipi
Bir Başkası
Perşembeleri Hiç Sevmezdi Çelimsiz Adam
Fotoğraf
Karanlıktan Korkarken Karanlığın Esiri Olan Adam
Dünya Ötesi
Bir Çeşit İntihar Mektubu
Sarı Duvar
Benim Hiç Bir Zaman Babam Olmadı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Gökyüzü [Şiir]
Hasret Şehri [Şiir]
Sızımda Seyahatname [Şiir]
Usul Usul [Şiir]
Ben Öldükten Sonra [Öykü]


Mahnaz Forouzandeh kimdir?

DimagFanzin

Etkilendiği Yazarlar:
Albert Camus, Turgut Uyar, Kanat Güner, Ah Muhsin...


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Mahnaz Forouzandeh, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.