..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyayı isteyen bilime sarılsın, ahireti isteyen bilime sarılsın; hem dünyayı hem ahireti isteyen yine bilime sarılsın" -Hz. Muhammed
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Günlük Olaylar > Ahmet Zeytinci




30 Ocak 2018
Yürüyen Ölü Mü Yaşayan Ölü Mü  
Ahmet Zeytinci
Değişik bir sendrom farklı bir hastalık çok az kişi de görülmüş...


:ACH:
''Dünyada sadece 100 kişide var!Yürüyen ölü sendromu. Bu güne kadar Çin, Hindistan, Meksika, ABD, Danimarka ve İsveç'de görüldü...Bu hastalığa yakalanan kişiler ölü olduklarına, organlarının yok olduğuna ya da çürüdüğüne inanıyor. Sanrılar kendini çeşitli şekillerde gösterebiliyor. Meksika'da 55 yaşındaki bir restoran işletmecisi ailesine penisinin kısalıp kaybolduğunu söyledikten sonra hastaneye yatırıldı. Hastanede ise adam acil servis doktoru tarafından gözlerinin yuvalarından çıkarıldığını iddia etmeye başladı. Aynı adam kalbinin çıkarıldığını ve sol elinin de ölü olduğunu söyledi. Portekiz'de ise bir kadın, kocasının ani ölümünün ardından yemeyi bıraktı. 66 yaşındaki kadın yemek borusu ve midesinin birbirine yapıştığını ileri sürüyordu. 19 kilo kaybettikten sonra kadın hastaneye götürüldü. Keşmir'de 28 yaşındaki bir ev kadını karaciğerinin çürüdüğü ve kalbinin artık yerinde olmadığı şikayetiyle hastaneye gitti. Hasta midesinin de bulunmadığını ve yürürken vücudunu hissetmediğini söyledi.''


Ben de ilk defa duydum. Çok ilginç bir hastalık. İnsanlar yaşamadıkları kanaatine varıyorlar her nasılsa... Ölü olduklarını ve bu dünyada yaşamadıklarını iddia ediyorlar... Bizde de yaşayan ölüler var, bilirsiniz... Nefes alıp verseler de fiziki olarak yaşıyor görünseler de yine de onları yaşayan ölüler sınıfına sokabiliriz. Bunun için hiç bir sakınca yok...

Hani şu insanlar ve diğer canlılara sevgi ve şefkat göstermeyenler. Hani şu askere polise kurşun sıkanlar. Hani şu komşusunun derdi ile sıkıntısı ile ilgilenmeyenler... Hani şu sılayı rahimi unutup da akrabaları ile ilişkilerini kesenler...

Üstelik de Yürüyen Ölü Sendromu yüze yakın kişide görünüyorsa da Yaşayan Ölü Sendromuna sahip o kadar çok insan var ki sayısını tespit etmeye imkan ve ihtimal yok. Say say bitmez bu sendroma sahip insanlar... Karılarını dövmeden durmayanlar. Kızlarını okutmak istemeyenler ve onlara hor bakıp evlat ayırımı yapanlar... Toplu taşıma araçlarında insanlara kaba davranıp, yaşlılara yer vermeyenler. Trafikte şoförler ile kavga ettikten sonra en ufak bir kıvılcımda sopa ile birbirlerine saldıranlar... Zaman zaman parlamento içinde bile Yaşayan Ölü Sendromuna sahip bir dolu devlet adamına rastlayabilirsiniz. Ancak onlar hiç bir zaman bu sendromu kendilerine yakıştıramayacaklardır, her ne kadar seçmenleri yakıştırmış olsa bile...

Yaşayan Ölü Sendromuna sahip insanlar hemen hemen her ülkede de vardır. Hatta bu tipler bazen toplumun önde gelen insanları arasından da çıkabilmektedir... Hani etiketinde sanatçı yazıp, askerlerimize katil ve vatan haini damgası vurmaya çalışanlar... Hastanelerde saygıdeğer doktorlarımıza saldırıp onları darp etme cesaretini kendilerinde görenler... Bir yer de sıraya girmiş insanları itip de kakarak, uyanıklık ettiğini zannedip insanların önüne geçmeye çalışanlar...

Daha ne sendromlar var bir bilseniz. ASS mesela, Araba ile Sapıtma Sendromu... Bu da çok değişik bir sendromdur. Bu tiplerinde tedavisi gerçekten çok zordur. Araba ile şehir içi ve şehir dışı yollarda bütün yol kendilerinin zannederler, makas atarlar, zırt pırt şerit değiştirirler... Yağmurlu havalarda kaldırımda ki insanların özellikle üstüne üstüne sürerler arabalarını... Arabalarının yanlarına, arkalarına saçma sapan sloganlaşmış yazılar yazarlar ''Tek rakibim Türk Hava Yolları.'' gibi... Önde giden arabaya arkadan çarpıp sonrada zeytinyağı gibi bir de üste çıkmaya çalışırlar... Alkollü araba kullanıp alkol muayenesinde de alete üflememek için bin dereden su getirirler...

Velhasılı sendromlar çeşit çeşit. Dikkat etmek lazım. Hayat gerçekten yaşamaya değer. Yaşayan Ölü de, Yürüyen Ölü de olmamak lazım...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın günlük olaylar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Zamanında Yağmayan Karlara Sesleniyorum
Üç Korner Bir Penaltı
Halkla İlişkiler Uzmanına Danışmadan İlişkileriniz Nasıl
Aba Altından Sopa Gösterme Çeşitleri
Hız Her Zaman da İyi Değildir
Anne Dendi mi Akan Sular Durur
Allah Rahmet Eylesin
Hayvanlarında Hakları Var Bundan Sonra Unutmayalım
S - 400 Almayın Patriot Yanında Bir de Sıfır Mersedes Verelim
Bunlar mı Medeni Güldürmeyin Adamı

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Okumak ve Yazmak En Soylu Eylemlerden Birisidir
Vatan Haininden Hainine Fark Var
Kirli Çamaşırlar Nasıl Ortaya Dökülür
Sarılmanın Hazzı Hiç Bir Şeye Değişilmez
Az Kalsın Bir Çocuk Öldürecektim
Zaman Daralıyor İnsan Darlanıyor
Tüm Dünya Çocukları Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e Teşekkür Etmelidir
Hodri Meydan Taksim Meydanına Ne Kadar Yakın
Yazmaya Başladığım İlk Zamanlar
Edebiyat ve Şiir Halka İndiği Zaman Göklere Yükselir

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Dik Duruş [Şiir]
Şehri Güzelleştirenler [Şiir]
Belki de Gittiğinde [Şiir]
Yeter ki Çocuklar Ağlamasın [Şiir]
Sessiz Ol Sessiz [Şiir]
Burada Eskiden İnsanlar Vardı [Şiir]
Öptüm Seni Rüzgar [Şiir]
Önemli İşleriniz Vardı Herhalde [Şiir]
Bazen Sen Olmasan Diyorum [Şiir]
Hacı Bayram'da Öğle Saatleri [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Ahmet Zeytinci, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.