..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Şiir, duyguların dilidir. -W. Winter
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




12 Ekim 2018
Tam Bangi Jamping Yapacaktım ki  
Ahmet Zeytinci
Nasıl yapsak nasıl etsek? Sessiz sessiz düşünüyorum, içimden, dışa vurmadan. Hanım ile çocukları ileride ki mağazalara bakmaya göndersem de sonrasında hemen sıraya girsem ve tepeye çıkıp da kendimi aşağıya salsam... Ondan sonrada ben aşağıya doğru sallanırken canlı canlı hanımda beni boşasa, bir sürü lafı da boca etse bana...


:CJ:
Güzel bir yaz günü öyle dolaşıyorduk Antalya'nın caddelerinde... Hava sıcak, gece olmasına rağmen. Biraz ilerledikten sonra ayaklarını ipe bağlayıp da sarkanlara denk geldik. Hani şu orijinal adı Bangi Jamping olan etkinlik. Kafamdan neler geçiyor neler. Ben de yapabilir miyim ki? Hanım ile çocuklar da yanımda. Ben şimdi ortaya atılsam, kesinkes hepsi karşı çıkar. Ama müthiş bir şey yahu! Yapmam lazım benim bunu...

Nasıl yapsak nasıl etsek? Sessiz sessiz düşünüyorum, içimden, dışa vurmadan. Hanım ile çocukları ileride ki mağazalara bakmaya göndersem de sonrasında hemen sıraya girsem ve tepeye çıkıp da kendimi aşağıya salsam... Ondan sonrada ben aşağıya doğru sallanırken canlı canlı hanımda beni boşasa, bir sürü lafı da boca etse bana...

Dur bakalım, nasıl yapar, nasıl ederiz? ''Hanım yahu siz çocuklar ile şuradaki mağazaları bir gezin bakalım ben de şurada şu zıpırları seyredeyim bakayım.'' Hemen yutarlar zokayı... Yanaşırım Bangi Jampingçi arkadaşa... Breh breh! Bangi Jampingçilik diye bir meslek var yani... ''Kardeş kaça hoplatıp da zıplatıyorsun bir de bakalım?'' Kardeş evirmeden çevirmeden direk lafa dalar ''Senin gül hatırın için elli dolar abi.'' Oy oy oy oy! ''Elli dolar hem de benim gül hatırım için hatırım olmasa fiyat kim bilir nerelere çıkacak?''

Ne yapsak ne etsek de şunu ayağımıza bağlasak, sonrada tepe aşağıya kendimizi salıp kanları beynimize sıçratsak, o kanlarda beynimizi beslese de beslese... Hayır o arada hanım manım da gelirse es kaza kesin çatar bana... ''Ya bilader dolar nedir, sen şunu hele bir kapı gibi Türk Lirasına çevir de sonrada iyi bir pazarlık yapalım seninle.'' Dostum, gardaşım Ailemizin Bangi Jampingcisi la diyor illa demiyor, Nuh'un da peygamber olduğunu aklının köşesinden de geçirmiyor herhalde... ''Tamam ağabey sen elli dolar karşılığı Türk Lirası ver o da kabulümüzdür, seni mi kıralım şimdi?'' Bilirim bilirim beni hiç kırmaz. Kaç yıldır tanışıyor isek? ''Ya birader elli dolar yaklaşık üç yüz lira yapıyor sen al iki yüz, şurada iki sallanacağız.'' Adam da tavırlar ''İnadım inat kıçım iki kanat.'' tiplemesine giriyor...

Eninde sonunda benim dediğime geldi. Birazdan yukarıya çıkıp da kendimi aşağıya salacağım. Uuuuf ne kadar heyecanlıyım. İlk defa böyle bir şey yapıp adrenalin salınım miktarına tavan yaptıracağım. ''Geç ağabey şöyle ayağına bağlayalım sonra da seni asansör ile yukarıya çıkartacağız, gerisi Allah kerim.'' Nasıl ya! ''Allah kerim derken, ne ima ediyorsun sen bana?'' oğlanda ciddi gibi ''Senden önce üç kişi çakıldı da onu şeyttiydim.'' Ehemmmm kem küm ohaaa! Baktı ki ben de bet beniz attı ''Yahu şaka abi şakaaaaa sen de inandın mı?'' İnanmadım da korkmuş gibi yaptım. ''Yok canıııııım anlamıştım ben zaten dalga geçtiğini.'' Bet beniz attıydı ama...

Hani MFÖ'nün Ali Desidero şarkısında da geçer ya ''Kahvedekiler ınınının diyor ınınının ınınının ınınının'' Şimdi bana da oraya çıkınca asansör ile herkes hep bir ağızdan ınınınının ınınınının derler mi acaba? Demeseler de atlayacağım işte, var mı ötesi? İyice terliyorum, her tarafımı ateş basıyor. Neredeyse kıçımdan çıkıyor ter. ''Hadi birader hadi bir an önce çıkar tepeye de atlayalım.'' demeye kalmadan hanım ile çocuklar karşıdan görünmezler mi... Telaşlar hemen ortaya dökülür... ''Ahmeeeeeet Ahmeeeeeet sen ne yapıyorsun yahu, aklını peynir ekmek ile mi yedin?Çocuklarını yetim beni dul bırakmak mı istiyorsun? Boşarım seni hem vallahi hem de billahi!'' Oy ki oy oy! ''Yok be hanım çıkıp atlayacağım işte sanki beş dakika geç gelemediniz mi?'' Çocuklar bir taraftan, hanım bir taraftan feveran etmektedirler. ''Babaaaa babaaaaa, Ahmeeeeet Ahmeeeeet atlamaaaaaaa çıkma orayaaaaaaaaa!''İyi be iyi tamam anladık. Vazcayıyorum işte sayenizde... Tam asansör ile yukarı çıkacakken, bırakırım. Paramı alayım bari adamdan. ''Birader paramı versene çıkmadım yukarıya atlamadım.'' Adam da askerde jandarmaymış uyanığın önde gideni ''Biz de kuraldır abi parayı verdin mi ister atla ister atlama para geri verilmez.'' Gitti bizim üç kuruş, atlamadan. ''Vermezsen verme, benim size sadakam fitre zekatım olsun.'' Derin bir oh çekerler hanım ile çocuklarda...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Gizli Servisin Kapısından Girdim
Yarın Son Günüm
Bir Düşürse
Fıttırolog
Vallahi Billahi Arkadaşız
Dolares Yenge Sapıttı Yine
Tirmanya da Yine Seçim Var
Balkondan Balkona
Birinci Ev Yemekleri Kongresi
Karpuzu Kim Kesecek

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım
Serbest Meslek
Maaşını Soruyorum Söylemiyor

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bakış Açısı [Şiir]
Bizden Merhamet Beklemeyin Sakın [Şiir]
Türküm Doğruyum Fena Halde Doluyum [Şiir]
Kömür Emekçileri [Şiir]
Şiir Ayağa Kalk ve Suçlarını İtiraf Et [Şiir]
Benim Ellerim [Şiir]
İncir Çekirdeği [Şiir]
Bu Şehrin Gece Işıkları Yanmazdı [Şiir]
Yine de Güzeldi Be O Yıllar [Şiir]
Su Uyur [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Ahmet Zeytinci, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.