..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyaya geldiğinden, dünyada bulunduğundan, dünyadan gideceğinden hoşnut olan bir kimse görmedim. -Namık Kemal
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - Gülmece (Mizah)
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

İlahi Aşk
Ö.Gökhan Ergüven
Şiir > Garip

Dün kabeye gittim dayı. Bilirsin ben gizli gizli gizli giderim oraya. Gizli gizli ağlarım haline. Birisi feryadımı duymuş. Ustalar bir sarraf titizliğinde çalışıyorlardı. Dün yüreğimden bir parça koptu. Yarısı sen, yarısı annem. Hiç kanamdım ama. Hiç donmadım. Hiç yanmadım. Sade ince bir sızı dayı. Tam şuramda. Duam gibi.

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah)
 Bazen Sizde Şeyiniz ile Sohbet Eder Misiniz  (Ahmet Zeytinci)

Şaşırdınız birdenbire... Haaaa! Anladım siz şeyime takıldınız... Onu da anladımmmmm siz başka bir şey zannettiniz o benim meşhur şeyimi, çok kötüsünüz, o şeyim, haliyle kulağım benim, o zannettiğiniz şeyim değil, hiç yazar mıyım o şeyimi buraya, ayıp kaçar yahu! Benden bekler misiniz öyle bir şey? Beklemediğinizi biliyorum...
 Eğitim Şart  (Ö.Gökhan Ergüven)

Ünlü Türk Düşünürü, yapımcı, yönetmen, artist büyük Türk büyüğü Cem Yılmaz soytarısına ithafen.
 Bilekte  (Ahmet Zeytinci)

Sinem hanım da o gün makyajını yapmış, süslenmiş püslenmiş dışarı çıkacaktı. O da bir çokları gibi maske kullanmayı sevmiyordu. Apartmandan çıkana kadar maskeyi taktı, öyle ya komşular maskesiz görmemeliydi, koronaya ayıp olmasa da, komşulara ayıp olurdu. Sokağa attı mı kendini nasılsa koluma takarım diye düşündü... Dışarı çıkınca öyle de yaptı...
 Cin Ali Çizerim  (Ahmet Zeytinci)

Böyle böyle gelip giderken resim dersine Orta İkinci sınıfta gümledik. İkmale kaldık. Tabi haklı Hocam, yetenek olmadığı için, derse katılım durumumu da son derece zayıf, hatta hiç yok da denilir. O derece işte anlayın. O sene ikmal imtihanlarında da kaldık. Sınıfta çakacağız. Ecevit-Erbakan Hükumetinin kıyağı ile eylülde bir sınav daha koyuldu da eylül de geçtik, neyse...
 Gıcık Kaptığın Bir Adam Varsa Hemen Sarılıp Öpeyim  (Ahmet Zeytinci)

Bizim Kadri yakalanmış bu yakınlarda gribe. İyi arkadaşımdır severim keratayı, benden üç beş yaş küçük olsa da sıklıkla görüşürüz ağabey derde başka bir şey demez sever beni. Bir iki gün yorgan döşek yattıktan sonra azıcık kendine gelmiş, ama tam da atlatamamış hastalığı.
 Saadettin Ağabey İçeride mi  (Ahmet Zeytinci)

Bizim iş yerlerimizde çoğu esnafımız sıradan dükkânlarda mesleklerini yerine getirmektedirler. Gerek tamirci arkadaşlarımız, gerekse bizim gibi ayakkabı malzemesi satan esnaf arkadaşlarımızın birçoğunun iş yerlerinde tuvalet bulunmamaktadır. Biz bu konuda çok şanslıyız. Arkadaşlar ile artık akraba gibi olmuşuz, birçoğu bizim dükkâna gelip, hem şehirlerarası, hem de milletler arası ihtiyacını giderir. Hemen anladınız tabi, şehirlerarası küçük hacet, milletler arası büyük hacet. Öyle adlandırmalarımız aramızda, onlar kod adları. Her ne kadar bizi tanımayıp o esnada dükkânımıza girenler konuşmalarımızdan dolayı, ara sıra orayı telefon kulübesi zannetseler de, sonra gerçeği öğreniyorlar bir şekilde...
 Meyve Cumhuriyetleri  (Ahmet Zeytinci)

Bir başka hayati derecede önemli konuda şudur, Muzlarda Cumhuriyet oluyor da biz şeftalilerin ve de karpuzların adı sanı neden bir cumhuriyette geçmiyor diye hayıflanmaktadırlar... Öyle ya biz de insanlara enerji vermekteyiz, mutluluk vermekteyiz, onların serotoninini, dopamininini artırmaktayız ... Bize ne bize ne, bizlerde cumhuriyet olmak istiyoruz diye, şeftaliler ve de karpuzlar baş kaldırmışlardır...
 Kalemim ile Sohbet  (Ahmet Zeytinci)

Kaç yaşından beri tanıyordum onu? İlk önce elime aldığım zaman daha okula bile gitmiyordum sanırım. Akşam babam eve getirmişti, hem de çeşit çeşit renklerde... Kim bilir belki de o canlı renkler mi cezp etmişti beni? Kısa zamanda evi kâğıttan bir çöplüğe çevirmiştim. Tabi bunun sonucunda anneden ve babadan bir dolu fırça... Parlamıştım bayağı o fırçaların sonunda...
 Kâhya  (Ahmet Zeytinci)

Güzel, pırıl pırıl bir pazar günü, ev de kanepede ayaklarımı uzatmış yatıyorum. Arada şekerleme yapıyorum, arada gözlerimi açıyorum, manasız manasız tavana bakıyorum. Kâhya da yanımda azıcık ötede. Yemek yiyeli epey oldu da canım biraz meyve çekti bu yaz günü. Yaz meyvelerinin hepsini severim. Allah var onlarda beni sever. Kavun, karpuz, şeftali, kayısı vs. Kâhya'da anlamış olacak ki gözlerimden, durmadan dürtüyor beni ''Kalk çok yattın,, dolapta mis gibi karpuz var mideye indir onu bir kere hemencecik.'' Kâhyayı dinlememezlik edemezdim tabi ki usulca yerimden kalktım ve dolaba doğru bir nokta operasyonuna karar verip kapağı açınca kan kırmızı karpuz ile göz göze geldik. Bu kahyaya ne kadar minnettar olsam azdır beni karpuza yönlendirdiği için... Döndüm O'na...
10 
 Dut Ağacına Asma Aşısı  (Hakan Yozcu)

Geçenlerde köye gittim. Arkadaşımı ziyaret ettim. Tabii meşhur ağacımızın altında oturup sohbet etmek istedim. Ama ne göreyim, dut ağacımız adeta yerinde yoktu. Neredeyse tamamen kesilip budanmıştı. Arkadaşa “Bu ne hal? Ne oldu bu ağaca?” dedim. Arkadaşım güldü: “Hiç sorma! Bir bilsen ağacın başına neler geldi.” dedi.
11 
 Yerli Malı Arif  (Ersin KURT)

Nadiren de olsa mahallemizde, çevremizde, yöremizde yaşayan sivri akıllı ve varlıklı tiplerin hayatına değinen bir anlatı...
12 
 Bayılıyorum Bu Takılmalara  (Ahmet Zeytinci)

Oooo Hacı, ''Adamın adı bu'' yapmışsın yine muhteşem bir kupon. ''Sorma birader sorma.'' belli ki dün yatmış... ''Sordum birader sen söylemesen bile sordum, dün yine yattın değil mi? Dur tahmin edeyim ya beşinci ayakta ya da son ayakta yatmışsındır.'' Nasıl ama öngörülerim?''Vallahi bravo nereden bildin?'' hep öyle oluyor da, bırakın bu ayakları koktu zaten...
13 
 Kulak Memesi Kıvamının Gayrı Resmi Tarihi  (Ahmet Zeytinci)

M.Ö. yani milattan önce 11. yüzyıla kadar gittiği, oradan gerisin geri döndüğü, rivayet edilir bu kulak memesi kıvamı tanımlamasının... Bunu arkeologların yaptığı kazılarda ele geçirdikleri taş tabletlerin çözümlemesi sonunda bilim dünyasına kazandırdıkları söyleniyor... Tabi o zaman ki doğa şartları biraz daha sert olduğundan, o devirdeki kulak memesi kıvamının da bu günkü kıvamdan biraz daha sert olduğu biliniyor..
14 
 Sinirlendim mi Oluyor Bunlar  (Ahmet Zeytinci)

İş yerinde ticaretimizi sürdürürken illaki sinirlenmeler oluyor müşterilere... Ancak ticaretin en önemli iki kuralından birisidir ''Müşteri her zaman haklıdır.'' Hemen aklınıza gelecektir mutlaka, ikinci kural nedir diye? Durun canım acele etmeyin onu da söyleyeceğim, söylüyorum şimdi. İşte ikinci kural, müşterinin haklı olmadığı zamanlarda, başka bir müşteri haksız olan müşteriye hak verirse sonuçta ikinci kural gereği müşteri yine haklı çıkar. Yazıda da turada da hatta para dik gelse bile utanmadan sıkılmadan, haklıdırlar... Öyle dik gelen paralar varmış billahi... Ben de İnternet sitelerinin yalancısıyım...
15 
 Ayak Baş Parmağımın Marifetleri  (Ahmet Zeytinci)

Geçenlerde oturuyorum odada, gazete okurken bir bakayım, şu televizyona göz gezdireyim dedim. Haberler, haberlerde de siyasi miyasi bir şeyler... Bu hemen isyan etti ’’Yeter be gardaşım bıkmadın mı bu siyasileri izlemekten.’’ dedi... Bana zaman zaman ’’Gardaşım.’’ der... Şaşırmayın canım, sizin ayak başparmağınız da size gardaşım ya da aşkitom hatta canımın içi gibi başka bir şey de diyebilir.
16 
 Kararlıyım Yarın Diyete Başlıyorum  (Ahmet Zeytinci)

En kısa zamanda bu diyet olayına kıyısından köşesinden dalmalıyım. En önce şu haftada dört kere yediğim tatlıları, önce ikiye, sonra da bire indirip, daha sonra da tamamen kurtulmam lazım bu tatlı olayından. Her ne kadar baklavacılar derneğinden her sene en iyi baklava tüketicisi ödülü alsam da, zayıflayana kadar, bir kaç sene de almayız o ödülü... Dur hele dur, evvela, şu baklavayı bir götüreyim de kısmetse yarın başlarım diyete, son baklava olsun bu mideme inen... Üzülür ağlar sonra baklava... Sitem eder bana ''Beni de yiyeydin de sonra başlasaydın diyete Ahmet Ağabey.'' diye...
17 
 Uzak Durun Küfürden  (Ahmet Zeytinci)

Küfürden uzak durmak için ben de kendimce bir yöntem buldum. Bunun bir kısmını yıllar önce bir arkadaşımdan öğrenmiştim. Arkadaşım kızdığı zaman çocuğuna P...ç yerine, vay seni miçh diyormuş. İngilizce alelade bir isim. Diyor ki ''Hem kızgınlığım geçiyor, hem de çocuğuma küfretmemiş günaha girmemiş oluyorum, duygularım da içimde kalmıyor.''
18 
 Bebeler İsyanlarda  (Ahmet Zeytinci)

’’Ben Tuğçe, agu agu ve de gugu gugu, annem ile babamlay geçen akşam beni sarıp sarmaladılay atta diye babaanneme götürdüler. Ben de attayı hep babaannemler zannediyoydum ki, bir daha ki sefeye de dayımlara götüydüley... Hafta sonu da atta diye alt komşumuz, Burakların annesine babasına gittik. Kızıyoyum ama bak. Bu atta nasıl biy şey, kimse bana söylemeyecek mi?’’
19 
 Zorunlu Trabzonsporlu Olduk  (Ahmet Zeytinci)

Tek kalan eldiveni bir çekmeceye kaldırdım haliyle, yine de atmadım çöp sepetine, bakarsın bir umut bir yerlerden çıkar belki diye... Bordo eldiven de sabahları işimi görüyor, bayağı sıcak tutuyor ellerimi... Bir kaç günde onunla kanka olduk, sevdi beni galiba bu bordo eldiven, tam da diyordum ki haydaaaaa! Onun da bir teki kayboldu... Güleri misin, ağlar mısın, yoksa sinirden elinde kalan eldiveni mi ısırırsın? Ben hepsini yaptım billahi...
20 
 Karagöz İle Hacivat: Ayaklı Kütüphane  (Serdar Yıldırım)

KARAGÖZ İLE HACİVAT: AYAKLI KÜTÜPHANE Karagöz ile Hacivat yolda karşılaşırlar. Karagöz: "Hacivat, evi taşımışsın? " Hacivat: " Doğru taşıdım. " Karagöz: " Nereye taşıdın? " Hacivat: " Şu kilisenin beş ev yukarısına. " Karagöz: " Kilis'e mi taşındın? " Hacivat: " Kilis demedim Karagözüm. Kilise dedim. " Karagöz: " Kilis'e taşındığına göre Konya'yı görmüşsündür. " Hacivat: " Konya da nereden çıktı? " Karagöz: " Kilis'e giderken kervan Konya'dan geçer. " Hacivat: " Ne Konya'sı, ne kervanı? " Karagöz: " Mervan dayım Konya'da otururdu. Çocukken gitmiştik. " Hacivat: " Dayının adı Mervan mıydı? " Karagöz: " Van daha ileride Acem sınırında. " Hacivat: " Eee? " Karagöz: " Orada bir göl varmış. Deniz kadar büyükmüş. " Hacivat: " Göl deniz kadar büyük olur mu? Deniz gölden büyüktür. " Karagöz: " Marmara Denizi, Ege Denizi. " Hacivat: " .... " Karagöz: " Karadeniz, Akdeniz. " Hacivat: " Bunları niye sayıyorsun? " Karagöz: " Saymayı bilirim, bir, iki, üç. " Hacivat: " Sonra. " Karagöz: " Üç, iki, bir. " Hacivat: " Sonrası yok mu? Sen kaça kadar okudun? " Karagöz: " Üçe kadar. Matematikte birinciydim. " Hacivat: " Belli, sondan birinci. "

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28  Sonraki Sayfa




son eklenenler
Cin Ali Çizerim
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Eğitim Şart
Ö.Gökhan Ergüven
Öykü > Gülmece (Mizah)
Bilekte
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Sinirlendim mi Oluyor Bunlar
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Zorunlu Trabzonsporlu Olduk
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Çikolatatör
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Meyve Cumhuriyetleri
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Uzak Durun Küfürden
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Bebeler İsyanlarda
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Ayrılığın Böylesi
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Yaşasın Ekonomik Kriz
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Yeter Artık Alessandra
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Oğlum Ne Yaşarsak Kar
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)
Ayıcı
Ahmet Zeytinci
Öykü > Gülmece (Mizah)

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.