..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Kitabının bir kopyasını gönderdiğin için sağol. Onu okumakla hiç zaman yitirmeyeceğim. -Moses Hadas
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Günlük Olaylar > Hakan Yozcu




12 Ekim 2018
Prof Dr Umay Türkeş Günay'ı Dinledik  
Hakan Yozcu
Kitabın bir kadının elinden çıktığını ve kadına kitabın çok değerli olduğunu ve bunu kesinlikle 30 liranın altında satmamasını söylerler.


:HA:
Prof Dr Umay Günay'ı Dinledik

Bu gün Lefkoşa'da bir konferansa gittim. Konferansı Kıbrıs Sosyal Bilimler Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği Bölümü düzenledi. Bölüm Başkanı Hocamız Zeki Akçam Bey'in daveti üzerine gittim. Bizleri unutmayan Zeki Hocama özellikle teşekkür ediyorum. Konuşmacı olarak Prof Dr Umay Türkeş Günay Hanımefendi vardı. İlerlemiş yaşına rağmen doğrusu çok güzel bir sunum yaptı. Güzel bir konferanstı. Hocanın performansı gayet iyi idi. Bu seminerde 2 şey öğrendim: Birincisi, biz edebiyat derslerinde Kutadgu Bilig'i hep mutluluk veren, bilgi veren eser diye anlattık. Hiç olumsuz yanı yok diye tanıttık. Ama öyle değilmiş, olumsuz yanı da varmış. Hoca, söz konusu eserde özellikle kadına bakış açısını ve devlet adamları karşısında nasıl davranılması gerektiğini küçük örneklerle anlattı: "Kadının sadece cinsel yönden görülen bir varlık olduğunu" anlatırken şaşırdım. Tabii Türk kadınının gerçek yerini Dede Korkut Kitabından verdiği örenklerle dile getirdi. Ve yine "Devlet adamlarının karşısında konuşma, kötü söylersen kellen gider" anlamındaki sözleri dile getirmesi kafamızda bir şeylerin oluşmasına yol açtı. Günümüzde de bunun ne kadar doğru olduğunu gösterdi. Özellikle bu günlerde devlet erkanına laf söyleyen kaç kişi mahkum edildi veya tazminat ödedi ben de bilmiyorum. Diğer taraftan, Divan-ı Lügat'it Türk'ün bulunmasındaki hikaye beni güldürdü: "Kitabın bir kadının elinden çıktığı ve kadına "Kitabın çok değerli olduğunu bunu kesinlikle 30 Liranın altında satmaması gerektiğini" söylerler. Kadın da kitabı sahaflara götürür. Kesinlikle 30 liradan aşağı olmaz der. O zamanlar 30 lira çok paradır. Sahaf, kitabı görünce kıymetini bilir. Ama kitap çok dağınıktır. Sayfalar birbirine karışmıştır. Bunun değerini bilse bilse Bakanlık bilir diyerek, Sahaf, kitabı Milli Eğitim Bakanlığı'na götürür. Bakanlık komisyona havale eder. Komisyon kitabı evirir çevirir: "Darmadağınık bir kitap. Ancak 10 lira eder. Biz, 30 liraya bir kütüphane kurarız" der. Kitabı sahafa geri iade ederler. (Burada araya girmeden yapamayacağım. Milli Eğitim Bakanlığı veya Komisyonu nasıl oluyor da böyle bir değerli kitabı önemsiz görüyor ve tekrar sahafa iade ediyor. Bu kadar mı basiretsiz ve ileriyi göremeyen elemanlar bizi yönetmiş veya yönetiyor?) Sonra kitabı Ali Emiri Efendi isminde bir ilim adamı görür. Cebinde 15 lira vardır. "Ben 15 lira vereyim" der. Sahaf: "Olmaz. Bana verilen talimat 30 lira" der. Ali Emiri Efendi, eve gidip geleyim der. Ama o süre içinde kitabın başka birine satılacağından korkarak sahafı, dükkanına kilitler. Eve gider. Yolda gördüğü bir arkadaşından 15 lira alır ve gelip kitabı alır. Sonra Kilisli Muallim Rifat'a gösterir. İncelemesini ister. Kitap karışıktır ama eksik değildir. Kilisli Muallim Rifat, kitabı düzenler. Ve basılması için Ali Emiri Efendi'yi ikna etmeye çalışırlar. Bu arada Ziya Gökalp da kitabın bulunduğunu duyar. Gelip görmek ister. Ama Ali Emiri Efendi, Gökalp'e güvenmediği için göstermez. Kitabın mutlaka basılması gerekir. Daha sonra Ali Emiri Efendi'ye bir oyun kurarlar. Dönemin Bakanı, Ali Emiri Efendi'yı iftara davet eder. Sonradan Talat Paşa, Ziya Gökalp ve Kilisli Muallim Rifat da gelir. Ali Emiri Efendi tam bir Talat Paşa hayranıdır. Ona asla yok diyemez. Talat Paşa, Ali Emiri Efendi'nin: "Siz ne muhterem Efendisiniz, ne alim bir bilim adamısınız. Divan-ı Lügati't Türkü bulmuşsunuz. Türk Dünyasına ne büyük bir hizmet yapmışsınız" diyerek elini öpmesi üzerine adam sadece Kilisli Muallim Rifat'ın ilgilenmesi şartı ile Divan-ı Lügat'it Türkün basılmasına izin vermiş."



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın günlük olaylar kümesinde bulunan diğer yazıları...
öğretmene Verilen Değer Her Şeye Değer
Adanalıyık Allah’ın Adamıyık
Ayhan Menteş Hoca’mızın Ardından
Yeni Bir Hareket: "Yeni Doğuş Hareketi"
Belediye Ağaç Katliamı Yaparsa!
Sayın Talat Yeniden
Kadın Öğrendikçe Öğretir.
Çocuklarını Okutmak İsteyen Babanın Mücadelesi
"Acaba Nereli?" Zihniyeti
Çocukluğumun Kadirli'sindeki Bayramlar

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Boyacı’ya Büyük İlgi
Nkl Sanat Gecesi Büyük İlgi Gördü
Kültür ve Sanatımıza Önem Vereceğiz
Bu Halk Darbe İstemiyor
Bayram Huzur İçinde Geçti
eğitim Yaz Boz Tahtası Değildir
"Kıbrıslılık" Üzerine
Facede Tavla Sahtekarları
kktc’de Din Dersi Hocası Olmak
Seddül Bahir 32 Saat Dizisi Müthişti

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]
50. Yaş Şiiri [Şiir]
Yağmur [Şiir]
Yollarım Sana [Şiir]
Nar Gözlüm [Şiir]
Kazan Mesnevisi [Şiir]
Sen Bilirsin [Şiir]
Bırakıp Gitme [Şiir]
Yaşayan Ölü [Şiir]
Analar [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Hakan Yozcu, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.