..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Başka dillerle ilgili hiçbir şey bilmeyenler, kendi dilleriyle ilgili de hiçbir şey bilmiyorlar. -Goethe
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Günlük Olaylar > Hüseyin İbiş




18 Mart 2019
Maneviyatımızdan Ödün Vermeyelim  
Hüseyin İbiş
bizler içine düştüğümüz boşluklardan çıkmanın yollarını arıyor o karanlıklardan kurtulmanın çabasını gösteriyor muyuz?


:IE:
MANEVİYATIMIZDAN ÖDÜN VERMEYELİM
Bizler içine düştüğümüz boşluklardan çıkmanın yollarını arıyor, o karanlıklardan kurtulmanın çabasını gösteriyor muyuz?
Değerli okurlarım, her yazımda farklı konularla karşınıza çıkıyorum. Amacım bu konuları yazarak bakar körlüğün önüne geçmek, bu yazılarımla o bahsettiğim bakar körlere tesirli bir mesaj vermektir. Vermek istediğim bu anlamlı mesajları, bahsetmiş olduğum bakar körlere vermekte muvaffakiyete ulaşmam mümkün olursa ben dünyanın en mutlu insanı olacağım ve benim hayatımda en büyük başarım da bu olacaktır. Maddi olarak kazandığım bir başarı değildir sizlere anlatmak istediğim, manevi başarıdır.
Sevgili dostlarım, değerli okurlarım, içine düşmüş olduğumuz boşluklardan kurtulmanın yollarını aramak için gerekli olanı yapalım bu boşlukların bizleri boğmasına müsaade etmeyelim. Eğer bu boşluklardan çıkış yollarını aramaz, kurtulma gayreti göstermezsek hem kendimiz boğuluruz hem de bizden sonrakilerin de boğulmasına en büyük sebep oluruz. Bedenen bir boşluğa düştüğümüz zaman vücudumuzun belli yerlerinde kırıklar, çatlaklar yahut kapanması uzun zaman alsa da yine de kapanması mümkün olan yaralar açılır. Fakat ruhumuzun, kalbimizin içine düşüp bocaladığı , bitap düştüğü boşluğun ruhumuzun, kalbimizin derinliklerinde oluşturduğu kırıkların kaynaması ve açtığı yaraların derin izlerinden kurtulmanın kolay kolay mümkünatı olmaz.
İçimizdeki maneviyat duygularımızı kaybetmemeliyiz, hatta bizden sonrakilere de bu güzel duyguları aşılamalıyız. Benim üzerine basa basa anlatmak istediğim boşluklardan çıkış yollarını bulmak için uğraşmakla başlayalım işe. Bizi içine çekip adımızın anılmamasına sebep olan , ucu bucağı olmayan boşluklara girmemek için ilk önce oralara bizi götüren yolların bir daha açılmamak üzere kapatılması için uğraşlar verelim. Bahsetmiş olduğumuz boşlukları asıl bizler çıkılmaz bir hale getirmeyelim. Gücümüzün yetmediği yerlerde ilk önce bizi yaratan rabbimizden, sonrada çevremizdeki yardım severlerden yardım isteyelim. Bizler, yaratan rabbimizden yardım istedikten sonra rabbimiz gönülden kopan dualarımızı geri çevirmeyecektir.
Sizleri birkaç saat önce büyük bir keyif alarak okuyup bitirdiğim bir kitaptan kesitler sunarak aydınlatmaya çalışacağım.Bu güzel kitap, değerli yazarımız Ahmet Günbay Yıldız’ın ‘Boşluk’ adlı romanıdır. Bu romanda maneviyattan uzaklaşmış olan zihniyetin esaretine giren, babasının anlamsız boş düşünceleri ile hayatı karartılan, büyük bir boşluğun ortasına bırakılan bir doktordan bahsedilmektedir. Doktor lise yıllarında manevi duygularla filizlenen bir gençliğe adım atmıştır. Babası ise maneviyatı zayıf bir adam olduğu için oğlunu gericilikle yani çağ dışı kalmakla suçlamıştır. Ortağı ile de bunu paylaşmış, oğlunu yerin dibine batırmaktan geri kalmamıştır. Ortağı da boş durmayıp oğlunun çocukluk arkadaşına bu durumu anlatmıştır. Bir gün parkta otururlarken bir kavga cereyan eder ve ortağının oğlu da bu kavga sonrasında babasının onlarla paylaştıklarını arkadaşına aksettirerek genci yerin dibine batırır. Genç evine döndükten sonra babasına büyük bir kızgınlık duyduğunu konuşmaları ile ifade eder. Her ne ise ,genci tahsili için Avrupa’ya gönderirler ve belli bir süre sonra yurduna döndükten sonra babasına, tam istediği gibi bir insan olduğunu fark ettirmeye başlar. Yani genç doktor, maneviyatını kaybetmiştir. Artık gününü gün etmeye başlamıştır. Başına gelen bir takım olaylardan sonra yaşadığı bir sürgün ona unuttuğu maneviyatını yeniden hatırlatmıştır. Bu da bizlere şu sözün hayatın gerçeklerini ne kadar güzel anlattığını göstermektedir:’Bir musibet bin nasihatten daha iyidir.’ Genç doktorun başına gelen musibet, onun düşmüş olduğu ucu bucağı olmayan boşluktan kurtuluşuna bir sebeptir.
Siz değerli okurlarıma bu kesiti neden sundum ?Bu kesitte alınması gereken çok önemli derslerin olduğuna kanaat getirdim. Bir de tavsiyem olsun siz değerli okurlarıma, bu güzel romanı bulup mutlaka okuyun. İnanın bu güzel kitabı okuduğunuza pişman olmayacaksınız.
İçinizde çok güzel duyguların belirginleştiğine şahit olacaksınız. İnşallah hepimizin karşısına bu romanda bahsedilen Vedat isimli şahıs gibi insanlar çıksın .Çünkü o güzel insanlara çok ihtiyacımız var. Bahsetmiş olduğum Vedat ,romanın asıl kahramanı olan genç doktora öz benliğini hatırlatmak için gayret sarfeden insandır.
Evet sevgili okurlarım, ellerimizi birbirinden ayırmayıp bizleri esareti altına alıp boğma çabasında olan boşluğun içinden kurtuluş yollarını arayıp o yollara hep birlikte çıkalım.
Kafamızı işgale sürükleyen, boş lüzumu olmayan düşüncelerden kurtarıp bizleri bir kurt misali kemirip yok etmesine engel olalım. Kalplerimizdeki maneviyatımızın vermiş olduğu güçle hareket edelim. Bizler kendimizden sonraki nesillere de bu şekilde hareket etmeleri gerektiğini öğretelim ,öğütleyelim. Gençlerimizin bizim yarınlarımız olduğunu düşünerek yolumuzu izleyelim. İçlerini dolduran huzurlarını, maneviyatlarını kaybetmemeleri gerektiği bilgisinden mahrum etmeyelim. Bizler elimizden geldiğince, boşluğa itilen genç neslimizi gittikleri yolların yol olmadığını anlatmaktan çekinmeyelim.
Çünkü, bu gençlerimiz yarın bizim geleceğimiz olacak. Bizler bu gençliğin yardımına koşup, onları girdikleri bu yollardan çevirmezsek, bu sonu olmayan boşluğa düşmelerinde en büyük vebal büyükleri olarak bizlerindir.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın günlük olaylar kümesinde bulunan diğer yazıları...
Karanlıkları Birlikte Aydınlatalım
İnsanları Saygı Yolunda Yürümeye Davet Edelim
Aşılmaz Sanılan Yolları Mantığımızla Aşalım
Büyük Acılarla Büyük Bedeller Ödemeyelim
Sevgi Yüreklerimizde Kalsın
Sönmeyen Bir Işık Yakalım
Daha Güzel Bir Dünya İçin Yaşayalım
Kalp Kapımız Menfaate Açılmasın
Kaybetmekle Kıymet Bilinmez
Gerçeklerle Yüzleşmeyi Bekleyelim

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Paylaşmak
Cehaletin Karanlığına Son Verel
Cehalet Önümüzde Engel Olmasın

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Baharım Hayatımsın [Şiir]
Neşe Huzur Mutluluktur Yaşamak [Şiir]
Kalp Gözü ile Bakarken Güzel Yaşamak [Şiir]
Yaşamak Bahar Demek [Şiir]
İnsanlar Bahar Mutlu [Şiir]
Yaşamak Baharla Güzel [Şiir]
İhanettir Kalp Acısı [Şiir]
Yaşamak Baharla Güzel [Şiir]
Yaşamanın Güzelliğidir Bahar Mevsimi [Şiir]
İhanet Kalpleri Delen Kurşun [Şiir]


Hüseyin İbiş kimdir?

Kalp gözü açık bir şairim

Etkilendiği Yazarlar:
Yavuz Bahadıroğlu,Ahmet Günbay Yıldız,Cengiz Aytmatov,Mehmet Rauf...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Hüseyin İbiş, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.