..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Düşgücü güzelliği, adaleti, mutluluğu yaratır. -Pascal
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




18 Mayıs 2019
Pantolonumun Askıları  
Ahmet Zeytinci
Bel kalın da Allah'a şükür kafa kalın değil. Gittim hemen aldım bir çift pantolon askısı. Takılırdı, takılmazdı diye uğraşır iken hanımdan ve çocuklardan da yardım alarak askıları taktım bir güzel. Oh be, ta çocukluktan beri hayalimdi bu pantolon askıları. Ortaokul sıralarında Gafur diye kilolu bir arkadaşım hep takardı da ben de ona imrenirdim hep. Aha işte şimdi benim de oldu askılı bir pantolonum. Ya da başka bir deyiş ile pantolonumda askı. İkisi de aynı kapıya mı çıkıyor diyorsunuz? Biliyorum canım ben de o kadarını...


:FD:
Biraz da kilo alınca pantolonlarım olmamaya başladı. Haliyle dar pantolonlarımı genişletmek için ben de terzilerin yolunu tuttum hemen. Bir kaç tanesini genişletebildiysemde, bazılarını da genişletmek mümkün olmadı. Belimizin kalınlığı artınca artık kemerler de küçük gelmeye başladı tabiatıyla. Ben de kara kara düşünürken bu durumu, sağ olsun bir arkadaşım imdadıma yetişti ''Hikmet Ağabey pantolon askısı taksana yahu.'' dedi... Allah var her zaman arkadaşlarımın, yakınlarımın nasihatlerini dinlerim.


Bel kalın da Allah'a şükür kafa kalın değil. Gittim hemen aldım bir çift pantolon askısı. Takılırdı, takılmazdı diye uğraşır iken hanımdan ve çocuklardan da yardım alarak askıları taktım bir güzel. Oh be, ta çocukluktan beri hayalimdi bu pantolon askıları. Ortaokul sıralarında Gafur diye kilolu bir arkadaşım hep takardı da ben de ona imrenirdim hep. Aha işte şimdi benim de oldu askılı bir pantolonum. Ya da başka bir deyiş ile pantolonumda askı. İkisi de aynı kapıya mı çıkıyor diyorsunuz? Biliyorum canım ben de o kadarını...


Geçen gün gelmiş, gömleğimin kenarına konmuş bir kara sinek. Bu mevsimde de sinek olur mu yahu? Bu biraz hormonlu sinek galiba. Ya da yaşama sıkı sıkı tutunmuş ölmeyi de hiç aklına getirmemiş bu saate kadar. Ah sinek ah! Gel de sen benim gömleğime kon. Nereden bulayım ben şimdi sinekliği? Bir an şimşekler çakar kafamda... Çek askıyı, gerdir, sineğe ayarla, dikkat et tam üstüne gelsin, şraaaaakkkk, oldu da bitti... Sinek mevta, yani ruhlar aleminde... Pantolon askısına bak ya ne işe yaradı...


Sade o mu, sade o mu? Daha ne çok faydaları var hayatıma bu pantolon askılarının. Bazen elimde yatırdığım faturalar oluyor. Pantolonumun cepleri dolu. Ceketimin cepleri de dolu, gerdir askıyı Hikmet, arasına sıkıştır geçsin gitsin. Bazı bazı radyoda müzik çaldığı zaman, pantolon askılarım ile beraber tempo tutarız, radyo da ya da televizyonda çalan müziklere. Fena da ses çıkartmıyorlar hani. Tempo, tempo dediğim zaman beni hiç ikiletmezler.


Askı deyip de geçmeyin. Elbise askısından ve Filistin Askısından çok daha fazla fonksiyonları var bu pantolon askılarının. Filistin Askısı denen meret zaten insanlık dışı bir şey biliyorsunuz, işkenceciler kullanır hep onu. Bazen karşımda ki insan çok canımı sıkarsa da sıkıldığımı ona belli etmek için elim ile gerdirir gerdirir bırakırım. Şıraaak şıraaaaak ses çıkartır. Eee o da eşek değil ya hemen anlıyor, kendisinden elektrik alamadığımı ve hemen oradan toz oluyor. Bazı insanlardan elektrik almayı bırak, iki voltluk pil sıcaklığı bile alamıyorsunuz.


Bazı bazı da öğrenciler taktığı zaman kayışların arkasına kopya yapıştırıyorlar imiş ki o hiç iyi bir şey değil işte. A oğlum, a öğrenciler zahmet edip kopya hazırlayacağınıza ders çalışsanız daha güzel olmaz mı? Tüh keşke söylemeseydim bunu ya, ağzımdan kaçtı. Resmen öğrencilere kopya yöntemi öğrettik galiba. Neyse onlar akıllı çocuklardır yapmazlar böyle bir şey.


Geçen gün belediye otobüsüne bindim. Beş dakika sonra pat yanıma aynı benim gibi şişman ve askılı bir adam geldi oturdu. Merhabalaştık. Kilolu o da benim gibi haliyle. Elini götürdü askısına gerdirdi bıraktı şıraaak diye. Hele hele dedim bu bana bir şey mi demek istiyor? Ben de elimi attım askıma, gerdirdim, şırrrrak diye bıraktım. Adam döndü bana hafifçe tebessüm etti. Ben de ona tebessüm ettim. Tekrar elini attı askılarına bu sefer ikisini birden gerdirip bıraktı. Ben altta kalır mıyım hiç? Ben de ikisini birden gerdirip bıraktım. Adam benim ile resmen askı yarıştırıyor. ''Neyin peşindesin arkadaşım sen?'' diye soracağım, bu sefer de olmayacak. Adam askılarının ikisini birden gerdirip, iki kere bıraktı bu sefer. Hah sıra ben de, bendeniz de aynı şeyi yapı verdim. Otobüsün içi şıraaaak şıraaaak, şırraaak pantolon askısı sesleri ile inliyor. Yolcuların bazıları dönüp dönüp bize bakıyor. Ne yapıyor bu adamlar diye. Tam karşımızda oturan yaşlı amca, yumulu gözlerini hafif aralayıp, döndü bize ''Evladım askı düellonuzu artık fazla uzatmayın, şunun şurasında üç durak sonra ineceğim, bir şekerleme yaptırmadınız şu amcanıza vallahi darılırım bak.'' deyince, biz de kesiverdik askı düellomuzu. Of Allah'ım of böyle arıza tipleri niye çıkartıyorsun ki benim karşıma. Askılarımı gerdirip gerdirip bırakmaktan vücudum kızardı yahu. Amcadan Allah razı olsun o olmasaydı daha kesmezdi düelloyu bu yanı başımda ki...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Nasıl Onbaşı Oldum
Psikolojim Bayağı Bozulmuştu
Ütopik Bir Hikaye
O Zarif Sarışını Soyarken Ne de Mutlu Olurum
Dayak Bu Kursu da Var Hem de
Bir Kot Pantolona Gitti Pullar
Çok Parlak Bir Dönem
Kredi Kartınızı Yine de Atmayın
Bu da Benim Numaram İşte
Asgari Ücret Maratonu Başlıyor

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım
Serbest Meslek
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
Enflasyonun Düşmesi Bana Hiç Yaramadı
Emrin Olur

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Merhaba Dostlar [Şiir]
Şu Sıralar Yarım Kalmış Şiirler Biriktiriyorum [Şiir]
Benim Ellerim [Şiir]
İncir Çekirdeği [Şiir]
Bu Şehrin Gece Işıkları Yanmazdı [Şiir]
Yine de Güzeldi Be O Yıllar [Şiir]
Millet Çok Sonra Anlayacaktı [Şiir]
Su Uyur [Şiir]
Bakkal Amca [Şiir]
Kuşlar Gitmeyin [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Ahmet Zeytinci, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.