..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyayı isteyen bilime sarılsın, ahireti isteyen bilime sarılsın; hem dünyayı hem ahireti isteyen yine bilime sarılsın" -Hz. Muhammed
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Ahmet Zeytinci




18 Haziran 2019
Yakmıştı Tayyareleri  
Ahmet Zeytinci
İsmail bizim sınıfa geldiği zaman hem yakışıklı hem de çalışkan bir çocuk olarak biliyorduk onu önceki sınıflardan. Bir sene önce bizim sınıfta değildi ama, tanırdık yinede birbirimizi... Bazı zaman sınıfta, bazı zamanda dışarıda saçma sapan deneyler yapar, güya bizlere bir şeyler ispatlamaya çalışır bir hali olurdu...


:AJF:
Lise yıllarındayız. Genciz, delikanlıyız, fişek gibiyiz. Yetmişli yıllar, olmadık zibidilikler yapıyoruz, hem kendi aramızda, bazı bazı da kız arkadaşlarımıza saçma sapan şakalar yapıyoruz. Geçip gidiyor zaman o gençlik hevesleri ile...

İsmail bizim sınıfa geldiği zaman hem yakışıklı hem de çalışkan bir çocuk olarak biliyorduk onu önceki sınıflardan. Bir sene önce bizim sınıfta değildi ama, tanırdık yinede birbirimizi... Bazı zaman sınıfta, bazı zamanda dışarıda saçma sapan deneyler yapar, güya bizlere bir şeyler ispatlamaya çalışır bir hali olurdu...

Yine bir gün teneffüs zamanı sınıfta otururken, bu durdu, birden bire bize dönerek ''Oğlum ben geçenlerde mahallede arkadaşlarda gördüm çakmak ile gaz çıkarırken osuruklarını yaktılar, bir acayip oluyor lan, ben de deneyeceğim.'' dedi... Şaşırmıştık gerçekten, onun bir sürü saçmalıkları vardı zaman zaman, ama bu tür bir saçmalığı ilk defa dile getiriyordu...

Ben ve arkadaşlarımda meraklanmıştık. Nasıl bir şeydi ya bu osuruk yakma meselesi... Olur muydu böyle bir şey? Salak mıdır nedir bu İsmail? Hayır velev ki böyle bir şey yaptın, ne geçecek eline... Yanmaya da yanar belki, osuruk da bir gaz sonuçta, hem de kokan bir gaz...

Biz ''Yapma oğlum vazgeç bu sevdadan dedikçe İsmail'i daha da bir hırs ve istek bastı... İş neredeyse inada bindi artık. ''Birader bir tarafların yanar manar, hastanelik olursun bak.'' diyoruz, o da ''Yok oğlum bir şey olmaz dikkat edersek.'' diyor da başka bir şey demiyor...

O değil bizi de bir merak bir heyecan aldı gitti... Acaba daha önce hiç dünyada böyle bir deneyim yaşamış olan var mıydı? Varsa da o gün şartlarında onun ile irtibat kurma imkanımız hayal ötesi bir olay zaten. Ne İnternet var ne de başka bir şey...

En nihayetinde günlerce tartıştıktan sonra, iş eyleme dökmeye geldi, çoğumuzun itirazına rağmen, İsmail bir gün elinde çakmak ile sınıfa geldi... ''Bekleyin oğlum uzun teneffüste eyleme döküyoruz osuruk yakma olayını.'' dedi... Hadi bakalım, dedik biz de, ama bir taraftan da korkuyoruz. Ya tam o sırada öğretmenler yakalarsa, ya da kız arkadaşlar görürse, rezil oluruz, diye...

Resmen osuruktan tayyare üreteceğiz ve onu da yakacağız... Kızları dışarı aldıktan sonra, sınıfın kapısını kapattık. İsmail pantolonunu hafifçe indirdikten sonra, çakmağı yaktı. Sonra sesli sesli bir gaz salınımı yapınca gaz hafifçe alev aldı ve tısssss hemen söndü... O aradan kilotunun bir kısmı tutuştu, hemen atıldık ve söndürdük... Olayı öğretmenlere ve okul idaresine çaktırmamak gerekiyordu., çaktırmadık...

İsmail'imizin, külotu ile beraber kıçının kılları bile yandı, hem de fazlaca... Nasıl acıyor nasıl hem de... Ayakta dursa sorun yok, ama oturunca mahvoluyor... Onunda kolayını bulduk pratik zekamız ile... ''İsmail birader her derste tahtaya kalk, derse öyle katıl. Hoca kaldırmıyorsa bile parmak kaldır sözlü olmak istiyorum.'' de, diye söyledik... İsmail'in de aklına yattı... Öyle idare etti bir iki gün her ders sözlüye kalktı, hatta resim dersinde bile tahtada idi... Osuruktan tayyarelerin yakılması ile arkadaşımızın mabadı bir kaç gün hiç bir sandalyeye ve koltuğa yanaşamamıştı... Gece de sanırım yüz üstü yatmıştı... Bir daha dener mi böyle bir şeyi İsmail? Yakmıştı tayyareleri, osuruktan da olsa...



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ben Hep Defterimle Kalemimleyim
Kredi Kartınızı Yine de Atmayın
Bu da Benim Numaram İşte
Çikolata Yalanlarım
Allah Büyük Marketlere Zeval Vermesin
İki Çinli Konuşuyordu
Siz de Taşıyın Artık Canım
Bilin Bakalım Bu Gün Günlerden Ne
Madagaskar'a Nasıl Gittim
Bir Kedinin Güvenini Nasıl Kazanırsınız

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Limited Şirket Ortağı Bile Değiliz Abi Ne Stratejik Ortağı
İnsanlık İçin Küçük Sizin İçin Büyük Bir Adım
Serbest Meslek
Maaşını Soruyorum Söylemiyor
Enflasyonun Düşmesi Bana Hiç Yaramadı
Emrin Olur

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Sessiz Kalma Çocuk [Şiir]
Umut Bütün Diktatörleri Korkutur [Şiir]
Ben Dalların Tepesinde Gezerim [Şiir]
Karınca Hesap Soracak Ahirette [Şiir]
Sen Yiğit Bir Evladıydın Cumhuriyetimizin [Şiir]
Biz Hep Erken Ölürüz [Şiir]
Hayvanlarla Uğraşayım Tatlı Tatlı [Şiir]
Çocuklar Okusun Şiirlerimi [Şiir]
Çocuklarıma Öğütler [Şiir]
Nerede Ne Vardı [Şiir]


Ahmet Zeytinci kimdir?

1961 Ankara'da başlayıp devam eden bir hayat. İlk ortaokul, lise ve iki yıllık bir üniversite deneyimi, ticaret hayatı Ankara'da iki tane aslan gibi evlat biri dişi biri erkek aslan olmak üzere hayat mutlu bir şekilde akıp gidiyor. Biraz şiir, biraz öykü ve denemelerin sıcaklığında. . .

Etkilendiği Yazarlar:
Nazım Hikmet, Aziz Nesin, Erich Fromm


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Ahmet Zeytinci, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.