..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Aşık olmayan âdem / Benzer yemişsiz ağaca. -Yunus Emre
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Gülmece (Mizah) > M.NİHAT MALKOÇ




29 Ocak 2005
Türk Mizahının Köşe Taşı Nasreddin Hoca  
M.NİHAT MALKOÇ
Gülmek ve ağlamak insanların yaşadığı iki zıt hakikattir.Halk arasında gülmekle ağlamanın kardeş olduğu söylenir.Gerçekten de zaman gelir,iç içe yaşarız bu iki duyguyu.Gözyaşları bazen elemden,bazen de sevinçten boşalır gelir.


:ACCJ:
Gülmek ve ağlamak insanların yaşadığı iki zıt hakikattir.Halk arasında gülmekle ağlamanın kardeş olduğu söylenir.Gerçekten de zaman gelir,iç içe yaşarız bu iki duyguyu.Gözyaşları bazen elemden,bazen de sevinçten boşalır gelir.Onun için her zaman kötü değildir ağlamak!...Gülmek de aşırıya kaçınca kalbi karartır.Resulullah Efendimizin, hayatı boyunca bir kez bile kahkaha atarak gülmediği rivayet olunur.En güzeli tebessüm etmektir.
     Ölçülü olmak şartıyla gülmek,insanı rahatlatır.İnsanı neşelendirmek ve eğlendirmek için mizah sanatı geliştirilmiştir.Fakat günümüzde mizah adına öyle edepsizlikler yapılıyor ki insanın gülmekten çok,ağlayası geliyor..Oysa lâtifenin lâtif olması gerekir.Karikatürler,fıkralar ve mizahın her türü,insanları somurtkanlıktan kurtarmak içindir.Bunu yaparken terbiyeyi rafa kaldırmamak gerekir.Mizahı müstehçenlikten kurtarmalıyız.
     Türk mizahının gelmiş geçmiş abide isimlerinin başında Nasreddin Hoca vardır.Onun hayatı hakkındaki bilgilerimizin çoğu rivayetlerden ibarettir.Yani onun hayatına dair elimizde hiçbir yazılı belge yoktur.Biz Türkler’in en büyük hatalarından birisi de yazılı belgelere gereken kıymeti vermemektir. Onun içindir ki yüzlerce büyük şahsiyetin hayatı hep ihtimal ve rivayetlere dayanır.
      Hoca Nasreddin’den bize kalan miras,onun dünyaya nam salmış fıkralarıdır.Bunlardan yola çıkarak Hoca’nın hayatı hakkında ipuçları elde ediyoruz..Burada da karşımıza şu problem çıkıyor: Acaba ona ait olduğu söylenen fıkraların yüzde kaçı onundur.Bu hususta iddialı konuşmak pek mümkün değildir.Fakat yine de bir kısım kıstasları göz önünde bulundurarak somut gerçeklere varabiliriz.Bir kere Nasreddin Hoca’nın fıkralarında müstehçenlik bulunmaz.Mukaddes değerlere son derece saygılıdır.Fakirlerle alay etmez.Daima düşkünlerin ve zavallıların yanındadır.Küfürden nefret eder.Ahlâksızlığa asla prim vermez.Türk-İslâm ahlâkıyla mücehhezdir.Daima iyilik ve merhamet temalarını işler.Duygu sömürüsü yapmaz.Bu ve bunun gibi ölçüleri dikkate alarak hangi fıkranın Hoca’ya,hangisinin başkalarına ait olduğunu çıkarabiliriz.
     O,büyük bir halk filozofudur.Belki sistemli ve düzenli bir eğitim görmemiştir ama kendini iyi yetiştirmiştir.Ufku çok geniştir.Hayattan edindiği tecrübelerle hareket eder.Tabir caizse hayat mektebini bitirmiştir.Fıkraları alelâde komikliklerden ibaret değildir.Güldürürken düşündürmeyi amaç edinmiştir.Onun lâtifelerinin her biri ibret ve hikmetlerle doludur.Fıkraları sözlü gelenekle günümüze aktarıldığı için bir kısım değişikliklere uğramıştır.Ona ait olmayan pek çok fıkra,ona mal edilmiştir.Türk Milleti’nin ince zekâsının tüm hususiyetlerini onun fıkralarında görebiliriz.
     Nasreddin Hoca’nın evliyadan biri olduğu da söylenir.Kâmil bir müslümandır O…İslâmın vakarı,hayatının her dönemine yansımıştır.Onun fıkralarının anafikir cümleleri atasözü hâline gelerek,halk tarafından benimsenmiştir.Bunlar arasında şu güzel örneklere rastlıyoruz: “Parayı veren düdüğü çalar…Damdan düşenin hâlinden damdan düşenler anlar…Yiğidin malı gözü önünde gerek…Dostlar alış verişte görsün…vb.”
     Bugün Nasreddin Hoca tüm dünya için evrensel bir değerdir.Fıkraları,dünyanın dört bir köşesinde sevilerek okunmakta ve dinlenmektedir.Fakat dünya milletleri onun Türklüğünü daima gözardı etmektedir.Geçen zaman içerisinde,Türkiye olarak,Hoca’nın popülaritesinden yararlandığımız söylenemez.Özetle şunu söyleyebiliriz;her zaman olduğu gibi kaymağı ecnebiler yerken,bizler seyrediyoruz.Hoca’yı bir Türk mizahçısı olarak dünya kültür ve mizah pazarına çıkarmanın zamanı gelmedi mi hâlâ?...

     e-mektup: mnihatmalkoc@hotmail.com



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sizin Çocuğunuzun da Bir Pulsuz Dilekçesi Vardır
Yaşlılara Saygı ve Hürmet
Şiirimizde Cumhuriyet
Atatürk ve Cumhuriyet
Marifet İltifata Tabidir
Hayatı Anlamlı Kılmak
Şehidimin Son Örtüsü Bayrağım!..
Yunus Emre'de Hoca (Öğretmen) Sevgisi
Oruç Kalkandır
Gönlümün Duygu Mimarları

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Tutumlu Ol Çocuğum [Şiir]
Halep'e Kelepçe [Şiir]
Yerli Malı Kullanın [Şiir]
İfrit İle Karınca (Manzum Masal) [Şiir]
Çanakkale Geçilmez [Şiir]
Sevgi Çınarı [Şiir]
Madur Dağı Güzellemesi [Şiir]
Başöğretmen Atatürk [Şiir]
Atatürk Öldüğünde… [Şiir]
Sevgi Köprüleri [Şiir]


M.NİHAT MALKOÇ kimdir?

NİHAT MALKOÇ’UN BİYOGRAFİSİ Beş çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak 1970 senesinin 1 Haziran’ında Trabzon’un Köprübaşı ilçesine bağlı Gündoğan Köyü’nde hayata “Merhaba” dedi. İlkokulu komşu köy olan Güneşli Köyü’nde okudu. Orta ve lise öğrenimini Köprübaşı Lisesi’nde tamamladı. En büyük emeli iyi bir hukukçu olmaktı. Lise son sınıfta girdiği üniversite imtihanında KTÜ/Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Dersaneye gitme imkânı ve zaman kaybına tahammülü olmadığı için kazandığı fakülteyle yetindi. 1992 yılında okulu bitirdi. İlk göz ağrısı olarak nitelediği Gümüşhane’de beş yıla yakın öğretmenlik yaptı. Her geçen gün öğretmenliği daha çok sevdi. Artık öğretmenliği bir tutku olarak görüyor. Vatan borcunu İstanbul’da Kara Kuvvetleri Lisan Okulu’nda Yedek Subay Öğretmen olarak onurla yerine getirdi. Bu peygamber ocağında yüzlerce yabancı subaya güzel Türkçe’mizi öğretti. Ankara’da girdiği sınavı kazanarak Akçaabat Anadolu İmam-Hatip Lisesi’ne Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak atandı. Burada iki yıl görev yaptı. Daha sonra girdiği yazılı ve sözlü imtihanı kazanarak Türkî Cumhuriyetlerden Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a,üç yıl görev yapmak üzere, öğretmen olarak gönderildi. Burada Mahdumkulu Türkmen Devlet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde ve İlâhiyat Lisesi’nde Türk Dili öğretmeni olarak çalıştı. Yine Aşkabat’ta Türkçe Öğretim Merkezi’nde(TÖMER) bir yıl boyunca değişik milletlerden kişilere Türkçe’yi sevdirerek öğretti. Şu anda Akçaabat’a bağlı Derecik İlköğretim Okulu’nda görev yapmaktadır. Bugüne kadar,en büyüğünden en küçüğüne kadar onlarca dergi ve gazetede fikrî,edebî,felsefî ve kültürel konularda yüzlerce yazı ve şiir yazdı. Bu yayın organlarından Türk Edebiyatı,Türk Dili,Bizim Çocuk,Çınar,Bizim Azerbaycan,Anadolunun Sesi,Üniversitelinin Sesi,Türkiye,Bizim Okul,Şenliğin Sesi,İnsanlığa Çağrı,Yeni Sesleniş,Gençliğin Sesi gibi dergilerde;Türksesi,Demokrat Gümüşhane,Kuşakkaya,Ortadoğu,Yeni Mesaj,Hergün,Candaş,Edebiyat,Bolu Üçtepe,Akçaabat Yeni Haber,Karadeniz Olay,Hizmet gibi gazetelerde yıllardan beri deneme,makale,fıkra ve şiirler yazmaktadır. “Bizim Okul” isimli kültür,sanat ve edebiyat dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğü’nü yaptı. Kültürel organizasyonların çoğunda aktif olarak görev aldı. Sevgi,Dostluk ve Kardeşlik konulu şiir yarışmasında birincilik,Trabzon Belediyesi’nin düzenlediği Çevre ile ilgili yarışmada birincilik,yine aynı belediyenin düzenlediği “İki binli Yıllara Doğru Trabzon” konulu makale yarışmasında mansiyon,Akçaabat Belediyesi’nin değişik zamanlarda organize ettiği şiir yarışmalarında birincilik,ikincilik,üçüncülük ödülleri kazandı. Karadeniz Yazarlar Birliği kurucularındandır. Halen bu birliğin üyesidir. Bunların yanında elinin altındaki öğrencilere rehberlik ederek ve bizzat örnek olarak,onların da pek çok kültürel yarışmada ödüller almasına zemin hazırlamıştır. İkisi kız,biri erkek olmak üzere üç çocuk babasıdır.

Etkilendiği Yazarlar:
Necip Fazıl Kısakürek,Mehmet Akif Ersoy,Yahya Kemal Beyatlı


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © M.NİHAT MALKOÇ, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.