..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sanatçı, toplumda uzun çalışma ve çabalardan sonra alnında ışığı ilk duyan insandır. -Atatürk
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Suçbilim > Gültekin BAYIR




18 Nisan 2005
Bir Garip Aşkın Mektubu  
aşk nameleri...

Gültekin BAYIR


Sana zümrütlü saatler değil keyifli günler vaat ediyorum. Sana pahalı giyinmeler değil, paha biçilmez soyunmalar vaat ediyorum. Sana aklını başından almayı değil aklımı sana vermeyi vaat ediyorum. Sana sendekilerle bendekileri birleştirip daha varlıklı ol


:FGJG:
Benimle Eğlenir misin?

Benimle eğlenir misin? Lütfen kırma beni olur mu? Sana mutlu bir ömür yahut romantizmin vazgeçilmezi olan ve pembe panjurlu evlerden vaat edemediğim için üzgünüm.

Bir mizah dergisinin alaya aldığı ortalama bir aşk hadisesinin karikatürize ettiği gibi elimde bir buket çiçekle bekleyemem seni örneğin bir saat kulesinin altında. Yahut hem köpeğimizi hem de çocuklarımızı gezdirebileceğimiz ve rengine senin, silindir hacmine benim karar vereceğim station wagon bir araba vaat edemem. Sana testosteron gerekçeli akşamüstü gerginlikleri, baldır ya da göğüs dekolten için basma kalıp kıskançlıklar, ateş kırmızısı rujun için peşin hüküm suçlamalar ve beni ittiğin için yargısız infazlar vaat edemem.

Seni sevebilirim sadece. Kendimce sevebilirim ama. Seni, senin istediğin gibi sevemiyorum diye seni sevmediğim fikrine kapılınca üzüntüden delirecek kadar sevebilirim sadece. Verebileceklerimin arasında potansiyel olanı vaat edemem. Elimde olanı vermek rahatlatır içimi aslında, ama sırf senin için de rahat olsun diye tekrar edeyim istersen?

Seni sadece sevebilirim. Seni sevdiğim için senden bir yığın şey isteyebilirim. Sana elimdekilerin ve elime geçmesi muhtemelin tamamını verebilirim teorik olarak ama vaat edemem. Sevgi denen herzenin karın doyurmadığını biliyor olmanın ezikliğini, senin “ biliyorum” derken ki rahatlığına kızıyor olmam nedeni ile pişkinliğe verebilirim mesela?

Seni her mesafeden sevebilirim sadece. Üstelik bunu sen istemesen bile yapabilirim. Ama istemeni istiyorum. Hani sor bana demiştim ya sana ne ister mişim en çok diye?

Hatırlıyor musun cevabımı? Umarım hatırlıyorsundur ama bir kez daha tekrar edeyim istersen?

Hayatta en çok istenmeyi isterim ben; ama alelade birinin istemesini değil. Beni istemesini arzuladığım birisi tarafından istenmeyi.

Hayatın zaten pek adil cereyan etmediği ve benim henüz yaklaşık kırk yılına tanık olduğum bu gezegende; asla iştirak etmek istemediğim o en büyük adaletsizliğe inat olsun diye ben... Beni istemesini arzu ettiğim biri beni istediğinde... Hiç naz etmeyeceğim...

İste beni lütfen? Zira ben senin beni istemeni istiyorum? Bunu seni istediğimden daha çok istiyorum üstelik.

Ben sana mutlu bir ömür vaat etmiyorum. Zaten bunu vaat edecek olsam yalan olurdu... Yalan olurdum... Yalan olurduk. Ama belki seninle ikimiz “biz” bile olmadan eğlenip gideceğiz şu gezegenden...

Benimle eğlenir misin rica etsem? İki şahidin huzurunda, cüppeli bir memura ve bilmem kimin ona verdiği yetkiye gerek olmadan.

Sana mutlu bir ömür vaat etmiyorum. El yapımı iltifatlarla inşa edilmiş, iç gıcıklayıcı ve şaşalı komplimanlar ile sıvanmış, çatısı centilmen erkeğin zarif kadını için dünyayı yakacağı türden bir albeniyle kaplanmış ve adresi kes yapıştır aşk şiirleri kadar romantik bir ev vaat etmiyorum sana.

Sana içinde senin ve benim birlikte eğlenebileceği, pozisyon icabı uzaktayken keyifle özleyebileceği, buluştuklarında bir arada olmanın tadını çıkartabilecekleri anları vaat edebilirim sadece. Bu zamanlarda elimden geleni yapacağımı vaat edebilirim sadece.

Sana zümrütlü saatler değil keyifli günler vaat ediyorum. Sana pahalı giyinmeler değil, paha biçilmez soyunmalar vaat ediyorum. Sana aklını başından almayı değil aklımı sana vermeyi vaat ediyorum. Sana sendekilerle bendekileri birleştirip daha varlıklı olmayı değil; hepsini ateşimizde yakıp karşısında üşümeyi vaat ediyorum.

Sana elimdekileri vaat edebiliyorum sadece. Evet, sadece elimdekileri verebilirim.

Neler mi?

Orta boy hayat çizgimi, dalgalı kuru kıskandıracak kadar alengirli gezinen sağlık çizgimi ve bir vadiyi kıskandıracak kadar derin ve belirgin olan mutluluk çizgim.

İster misin?

.Eleştiriler & Yorumlar

:: :)
Gönderen: laina_suzi / ............/Türkiye
31 Aralık 2005
sadece sevgi vaad etmek...aklı başında olan herkes isterdi :)

:: mükemmel!!
Gönderen: Günden öte / İstanbul/Türkiye
24 Aralık 2005
Bu kadar net anlatılır yani...///Teşekkürler. Gültek///...




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
İki Hece [Şiir]
Şiirimsi. [Şiir]
Soru [Öykü]
Değişmeli [Öykü]
Sahiden Var mıyım? Yoksa Bu Bir İhtiyaçtan Yanılsama mı? [Deneme]
Öylesine [Deneme]
Repertuar Çalışması... Devam... [Deneme]
Karanlığın Küçük Kahverengi Lekeleri. [Deneme]
Yapabileceğinin En İyisini Yapmamak... [Deneme]
Siz Hiç Bir Kat Yukarıda Öldünüz Mü? [Deneme]


Gültekin BAYIR kimdir?

Zaman daralıyordu, adeta demir sertliğindeki grimsi akşam karartıları etrafımızdaki yerlerini alırken eksik olan metal seslerini bilinçaltımız tedarik etmekteydi. Aman tanrım buda mı olacaktı dedi Elophis. . .

Etkilendiği Yazarlar:
T-H-O-S-H-U-N


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Gültekin BAYIR, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.