..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bilinç ruhun sesidir, tutkular ise bedenin. -Rousseau
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Deneysel > Çetin Çetin




11 Şubat 2002
yalnız  
Çetin Çetin
hiçlik konusunda hiç birşey yazdıklarım


:AECG:
Anlamsız gelen bir yaşama uğraşı. Öylesine bir kendini bırakmışlık hali. Nedensiz ve umutsuz bir adam. Köşebaşından döner dönmez kapı önlerinde ya da pencerelerde lak lak eden tüm sokak sakini teyzelerin sessizliği. Baş önde, omuzlar düşük apartman kapısına ulaşma telaşı içinde hızlı adımlar. Kapıdan girer girmez karşılaşılan alt kattaki komşu. Görmezlikten gelme, hızla merdivenlere yönelme, iki gündür merak edilen mektubun gelip gelmediğine bakamamanın üzüntüsü içinde hızla basamakları tüketme. Kapıda rahat bir nefes ve yukarıdan gelen kapı açılması sesiyle birden telaşlanıp kapıyı ve anahtarı buluşturma. Kapıyı kapattığında önce kendine sonra tümüne bir küfür. Mutfakta boş buzdolabının çalışmaya başlamasının bozduğu sessizlik.
Evde yiyecek birşey olmadığını hatırlayıp tekrar sokağa çıkma gerekliliğinin verdiği korku dakikaları. Aç kalmayı tercih edip televizyonu açma. Karşısında oturup anlamsız akan görüntülere bakma. Sıkıntı. Müzik setine doğru yönelirken televizyonu sert bir hareketle yere fırlatma isteği. Güzel bir müziğin odanın tüm havasını ve kendi ruh halini düzelteceği umudu. Müziğin verdiği huzuru bozan düşünceler. Hayatın anlamı, sosyal yaşam, kararsızlıklar ve yalnızlık üzerine gidip, gelen düşünceler. Uykusuzluk ve neticesinde zaten zor geçen saatlerin daha da yavaşlaması. Bıktıran bir kendinle savaş durumu. İçe dönük bir kavga. Sabah herşeye yeniden başlamanın ve katlanmanın anlamsızlığı. Pencere. Havalandırmalı evi, sigara dumanı çökmüş odaya. pencereyi açma, aşağıya bakış, her zamanki kendini bırakmışlıkla kendini bırakma. Uyandığında herşeyin daha farklı olmasını umarak yatma...
Sabah. Eline bir kalem alıp bulabildiği ilk kağıt parçasına şu karalama; “ bir anlam peşinde harcanan yaşamım tüm anlamsızlığıyla sürüyor işte. Beni tanıyanlar ya da tanımayanlar anlamlı anlamsız bakıyorlar işte. Yaşamın bir anlamı olmalı diye yola çıkıyor birileri işte. Anlamlandıramıyorlar ve bakakalıyorlar arkada kalanlar. Düzgün ve de üzgün bir yolun başındayım işte. Yosa sonunda mı? Karıkoca ilaçlarına güvenmediğim kadar güvenmiştim yaşama halbuki. Ama birkaç saçma kelimenin oluşturduğu saçmasapan bu yazıda rastladım adınıza. Tüm saçmalığıyla. Kitapların ilk sayfalarıyla son sayfaları arasında birçok sayfa olduğunu bilen biri, gecenin sonunu beklerken karışıp gitti geceye. İşte...
Bambaşka olsun diye dünyayı zorlamak, bambaşka bir yerden yapılırsa mantıklı olabilir diye...
Lunapark, zehir atmak, ağu, ağlamak ve ölmek, belki bir ihtimal yaşamak mideyi yıkatarak...
Çelik jilet, çelik bilek ve kırmızı kan rengi bir küvet dolusu su... Hayat suyu...
Nagant ya da revolver, patlama, beyin parçacıkları Gümüşsuyu halı üzerinde, sağda solda...
İp atlamak, ip asmak tavana, ilmek, boyun ve aşağısı boşluk...
İşte...
Sözüm; sözü söz yapan öz adına...
Eyvallah...”



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın deneysel kümesinde bulunan diğer yazıları...
içeridekiler

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Lanet

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
okuma- yaz(ma) [Şiir]
üçleme [Şiir]
Sev [Şiir]
kaçış [Şiir]
neden [Şiir]
Haber'im [Şiir]
Yazmak Konusu [Deneme]
Kayalıklar [Deneme]


Çetin Çetin kimdir?

Yaşamakla yazmak arasındaki bağıntının bir ucundan tutunmaya çalışan birisi diyebilirim kendimi tanıtırken. Fakat bu doğru mudur bilmiyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
Marcel Proust,Oğuz Atay,Cesar Pavese,


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Çetin Çetin, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.