..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ağlamak da bir zevktir. -Ovidius
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Gülmece (Mizah) > Ali Osman Öztürk




3 Nisan 2002
1946 Münih'inde Turizm  
(Fremdenfahrt in München 1946)

Ali Osman Öztürk


Karl Valentin mizahı.


:AHHG:
… ve burda, Bayanlar Baylar, İsar Kapısı’nı görüyorsunuz. Bu kapı bir hava bombardımanı esnasında oldukça hasar gördü, ama İsar’ın kendisi halâ iyi durumda; İsar Kapısı önünde İsar Kapısı Meydanı. İkisi de, yani kapı ve meydan bombardımanın izlerini taşıyorlar, sadece İsar sağ-selamet kurtulmuş. – İsar Kapısı Eczanesi’nde eczane ve kapı zarar görmüş, fakat Tanrı İsar’ı yine esirgemiş. Burda, Bayanlar ve Baylar, şimdi İsar’ın kendisini görüyorsunuz. Ona bombalar hiç birşey yapamazlardı, eğer bombalar, Münih’in içinden akan İsar suyunu mahvetseydi, bunun bir önemi olmazdı, çünkü daima yeni İsar suyu akardı.

Felaket içinde bir başka teselli ise, burda gördüğünüz gibi, bombalardan hemen hemen önemsiz sayılamayacak ölçüde etkilenmiş olan Maliye binası. Münihliler bu felakette, kayba ağlasınlar mı, yoksa ağıt mı yaksınlar bilememişler, zira bu bina tüm neş’eli vergi mükelleflerinin buluşma noktasıymış. – Burda, Bayanlar Baylar, yıkık ünlü Münih saray biracısının önündeyiz. Kendini kanıtlamış ve duvarına “Malt ve Maya – Tanrı Onu koruya!” vecizesi kazınmış bu eski kültür mekânı tam olarak korunmamış. Yangın bombaları yüzünden çıkan alev yumakları, bira imalathanesi personeli tarafından su bulunamadığından, muhtevasından ötürü bayağı su gibi söndürme etkisi olan sulu birayla söndürüldü, çünkü sulu birayla, günah işlemeksizin susuzluğu ve ateşi söndürebilir insan.

Şimdi İngiliz Parkı’ndayız. Burada da nerdeyse büsbütün bir yıkım manzarası gözden kaçmıyor. Hatta Kleinhesseloher Gölü’nde bile saldırılardan sonra, bombanın patlamasından sonra kendiliğinden suyla dolduğundan ancak birkaç saniye için görülebilen birçok bomba çukurları oluştu. Burda insan yaşamına bir halel gelmedi, sadece birkaç küçük göl balığı kısmen ağır yaralı olarak gölün kıyılarında yatıyordu. Neuhaus Caddesi’ndeki Bilimler Akademisi, gördüğünüz gibi, aynı şekil de yerle bir edildi. Bu çok bilimsel müzenin kalıntısı sadece bir yıkıntı tarlası. Münihlilere burda bir zarar gelmedi, çünkü onlar bu binaya zaten hiç uğramazlardı. Münih’te bir başka hüzünlü manzarayı, dört duvar kalıncaya kadar yıkılan Millî Tiyatro oluşturur. Çatısız haliyle Roma’daki Kolize’yi andırır. Bir daha inşa edilir mi, bilinmez. İnşaat malzemesi sıkıntısına direnmemek için çatı örtüsü artık yenilenmemeli, ki bir açık hava sahnesi olarak kalsın. Kışın ve kötü havalarda tabiki gösteri yapılamaz. Münihli evli erkekler maalesef ağır bir kayıptan yakınıyorar, çünkü Senefeld Caddesi 5 numaradaki ev de artık yok – ne olacak şimdi? Evin tekrar açılmasına kadar Müllerstrasse ve Luitpoldblock gibi birkaç cadde “açık pazar” olarak hizmete sunulmalı. –

Burada, Hanımefendiler Beyefendiler, Münih kentinin en eski mezarlıklarından biri olan güney mezarlığını görüyorsunuz. Buradaki mezarlardan birkaçı bombaların etkisiyle açılmış ve kemikler eski mezarlardan dışarı fırlamış. Aşağı yukarı yüz yıl önce ölen bu insanlar toprağa verildiklerinde, din görevlisinin son sözü hep şu olmuştur: “Tanrı Size ebedi huzur versin”. Lakin kaderin ipiyle ebedi kuyuya inilmez.

– Topraktan hortlatıyorlar adamı, ebedi mebedi huzur yok

– Amin.

Münchner Magazin, Eylül 1946

(Çev. Ali Osman Öztürk)



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Nasreddin Hoca Şiirden Anlar Mıydı?*

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Atatürk ve Yabancı Dil Üzerine
Barbara Frıschmuth Konya'daydı
Alman Edebiyatında Sevgi, Hoşgörü ve İnsan Hakları
Gördüm Konya'yı
Ulusal Egemenliği Nasıl Algılıyoruz?
Türk Halk Türkülerinin Şiirselliği
"Baki Kalan Gök Kubbede Hoş Bir Sefa İmiş"
Dil'de Kirlenme Üzerine
Atatürk'ü Anmak
Öykünün Hikayesine Dair…

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Nasreddin Hoca'nın Şiiri [Şiir]
Bir Şiirdir Yaşam [Şiir]
Anladım ki... [Şiir]
Hazan Günü [Şiir]
Sanal Bayramlar [Şiir]
Rudolf Otto Wiemer [Şiir]
Ezginingünlüğü [Şiir]
Sadece Dostlarıma [Şiir]
"Göğsünün üstüne iki yıldız/gözlerinin üstüne iki öpücük" [Şiir]
Şair [Şiir]


Ali Osman Öztürk kimdir?

Akademisyen, çevirmen, halkbilimci, karşılaştırmacı, eleştirmen.

Etkilendiği Yazarlar:
Bilimsel anlamda Wilfried Buch, Otto Holzapfel, Gürsel Aytaç; edebi anlamda Luise Rinser, Buket Uzuner.


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Ali Osman Öztürk, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.