..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Gerçek bir sevgide diğer insanın iyiliğini istersin. Romantik sevgide diğer insanı istersin. -Margaret Anderson
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > İbrahim Kilik




3 Nisan 2007
Kıl ve Tüy  
Kıllık ve Kıllara Dair

İbrahim Kilik


Bu yazıyı sırf kıllık olsun diye yazdım; ama siz kıllık olsun diye okumayabilirsiniz. "Kıldan ince köprü yaratanın affına sığınarak..."


:BFCI:
Bu yazıda, biyolojik anlamda kıldan ve tüyden bahsedip onun zararlarını yahut yararlarını anlatmayacağım. Günlük yaşantımızda kenardan, köşeden ,merkezden, uzaktan yakından ya da teğetten de geçse bir yerlerden dilimize dolanan, bir şekilde yaşantımıza giren, kıldan tüyden meselelerden bahis açıp biraz kıllık edeceğim.

Ne hikmetse insanoğlu, kıldan ve tüyden hep şikâyet etmiştir. Davranışlarını ve tepkilerini yadırgadığı; bulunduğu konumu, statüyü diğer kişilere baskı aracı yapan, insanlara tepeden bakma hastalığına yakalanmışları kılın biri diye tavsif etmiş, onları böyle bir çerçeveye oturtmuştur. Tiksinti, korku duyduğu bir durumu anlatabilmek için tüylerim diken diken oldu deyivermiştir. Soğuk, gıcıklama, korkulu vb. bir durum yaşarsa bunu anlatırken tüylerim ürperdi demiştir.

Hafife aldığı, kendince incir çekirdeğini doldurmayan bir konuyu, “kıldan tüyden meseleler” diye dile getirmiş. Kötü bir hâl almış bir işi büsbütün kötü duruma sokan birinin davranışını izah edebilmek için “Üstüne tüy dikmek” deyimini kullanmıştır. Koruması altına aldığı biri için, üçüncü şahıslara “Tüyüne dokunursanız karşınızda beni bulursunuz.” tehdidini savurmuştur.
Zayıf ve çelimsiz birini “tüy sıklet” sözüyle betimlemiş, bıyığı sakalı çıkmamış toy birine de “tüysüz” deyip geçmiştir. Ayrıca bir de kendini herkese kolaylıkla sevdirebilme özelliği olanlarıysa “Adamda şeytan tüyü var”( bu tüy denen meret şeytanda bile kıymeti harbiyesi olan bir şey demek ki.) sözüyle çarpıcı bir biçimde anlatmıştır.

Bunlardan başka, züğürt ve kılıksız birini kısa yoldan anlatmak için bir kuş adı da olan "kıl kuyruk" ifadesi kullanılmıştır. Bir işin olmasına ramak kalmışsa, "kıl kadar kaldı." denilmiştir.Bir konuyu ve durumu ayrıntılı bir biçimde inceleyen, önemle üstünde duran biri için "kılı kırk yarma" deyimini kullanmak uygun görülmüştür.Neşesiz ve kaygılı olduğu yüzünden anlaşılan bir adem evladını anlatabilmek için"tüyübozuk" demek münasip bulunmuştur. Bir yerlerden eline para geçip iyi bir yaşantıya kavuştuğu giyiminin güzelliğinden anlaşılana "tüyü düzmüş" denilmiştir. Parası pulu yokken para sahibi olan birini anlatabilmek için "tüylenmiş" sözü kullanılmıştır.Argo da olsa, biryerden sıvışıp kaçmayı ifade etmek için "tüymek" sözcüğü kullnılagelmiştir.

İstenmeyen tüylerden kurtulmanın envai çeşidini bulan insanoğlu , her nedense kıllıktan ve kıllardan yakasını kurtarmayı pek becerememiştir.Bir de bakmışsın tarak kullanamayan kişi, sırma saç özlemiyle kıl ektirmenin maddi ve manevi cümle zahmetine katlanmıştır. Yahut yaş kemale erse de "çıktığı ağaçtan" inmeyi düşünmeyen zevat, soluğu berber koltuğunda alıp renk körü gözleri boyamak adına bıyığını,saçını boyatmış, yaşantısını renklendirme hayallerine dalmıştır.

Bir sıkıntıdan kurtulan, rahatlayan insan, kurtuluşunu, “tüy kadar hafifledim” diye ifade emiştir. Tüm bunların aksine geçmişte Divan şairlerimiz
sevgilinin ayva tüylerini meth ü sena etmeyi en başat görev kabul etmiş, sevgilinin belini kıl kadar inceltmiştir.halk şairleri “Sırat Köprüsü”’nü kıldan ince kılıçtan keskin bir nesneye benzetmiş ve insanoğluna kendisine çeki düzen vermesi gerektiğini anlatmaya çalışmıştır.

Şu anda da şöyle bir çevremize baktığımızda,kıllardan ve kıllıktan geçilmediğini görürüz. Bu durumda kıllardan ve tüylerden şikayet dünya döndükçe devam edecek gibi.Bilmiyorum siz ne düşünürsünüz?

Ankara,02.04.2007
İbrahim Kilik



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Argodan Esintiler
Kılıç ve Kalem
Antalya'da Gün Batımı
Erguvan Akşamlar (N)
Yazmak Serüveni
"Yok Bu Şehr İçre Senin Vasfettiğin Dilber"
Buğulu Günler
Muhabbet İksiri Çay
Bî Bedel Peri
Yaşantı Ahirete Yazılan Bir Mektuptur.

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ayrılığın On Yedinci Günü
Kandil ve İskandil Sözcükleri Akraba Mıdır?
Türkçe Sevdası
Yazmak Yahut Yazmamak
Son Mülteci
Argo ve Siyaset
Meçhule Yazılmış Mektuplar - 18
"Bir Fincan Kahve Olsa" Kitabı Üstüne
Meçhule Yazılmış Mektuplar - 16
Yazarlar Şairler ve Şehirleri

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Hüznümüz Kahverengi [Şiir]
Cin Biberi [Şiir]
Erguvanlar Lâleler [Şiir]
Çay ve Rize [Şiir]
Bir İçecek Bir Çiçek [Şiir]
Veda Eden Buse’ye [Şiir]
İstemem [Şiir]
Sonsuzluk Bestesi [Şiir]
Naz Usareli Peri [Şiir]
Çay İnce Fikir Gülü [Şiir]


İbrahim Kilik kimdir?

Demlik Güzeli (Namı Diğer Çay) Dilberin gamzeleri. Demliğin dem demleri. Bardakta keklik kanı. Tebessüm huzmeleri. Dostun dosta ikramı. Alır yürekten gamı. Fincanda türkü söyler. İnce bellide mani. Zamanın gül kurusu Gülde gülşen dokusu. Rehavetten kurtarır. Pek de şirin doğrusu. Bardaktır mihmandarı. Herkesin çeker canı. Yalnız bu kadar değil. Sohbetlerin mimarı. İnce bir gülüş gibi. İçe süzülüş gibi. Ülfete kapı açar. Kaldırır hep uzleti. Ankara,03. 09. 2007 İbrahim KİLİK

Etkilendiği Yazarlar:
Demlik Güzeli (Namı Diğer Çay)


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © İbrahim Kilik, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.