..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Uygarlık, gereksiz gereksinimlerin, sonsuz sayıda artmasıdır -Mark Twain
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > İlişkiler > Gülgün Karaoğlu




10 Ekim 2007
Bizim Evin Halleri… 1  
Gülgün Karaoğlu
Dün akşam Özlem buradaydı… Hakan… Hülya… Üçüne de sordum ayrı ayrı, kullanayım mı diye gerçek adlarınızı… Üçü de evetledi ayrı ayrı… Amannn, benim dostlarıma da budur işte yakışanı!...


:ACBA:
Ekim,07/07


Bizim evin halleri… 1



Dün akşam Özlem buradaydı… Hakan… Hülya… Üçüne de sordum ayrı ayrı, kullanayım mı diye gerçek adlarınızı… Üçü de evetledi ayrı ayrı… Amannn, benim dostlarıma da budur işte yakışanı!...

Özlem’i lise yıllarından tanırım da, kankalığımız üniversitede aynı sınıfa denk düşmüşlüğümüzün altıncı ayı falandır… Ama ne kankalık!... Mezun olup da yapmadığım mesleği yapıyor, İngilizce öğretmeni… Hülya oğlumun kankası Burç’un annesi, ki ne tesadüftür o da İngilizce öğretmenidir ama son iki yıldır o artık özel bir dil eğitimi veren şirketin ortaklarından biridir…
Hakan, bizim deyimimizle “fotocu”dur… Tanımamız çok eski değildir ama, bilge kişiliğiyle, ki o iri cüssede insanın inanası gelmiyor, o güzelim mavi gözleri ve kırlaşmış sakallarıyla Don Juan olabilecekken, genleri midir bilmem, bilgeliği seçmiştir ki, bizim evin de devamsızlığı hemen hemen hiç olanlarındandır…

Bizim evde yatak, yorgan fazladır, çünkü kimlerin gelip gideceği, kimlerin gelip yatacağı asla belli değildir…

Uzaklardan geliniyor da zannetmeyin, bu da bize ait bir keyiftir…

Haa, bu kalışlarda herkes her an beraberdir diye de düşünmeyin… Herkes kendi özgürlüğündedir…

Özlem bilgisayarın başına oturur, ki, yatak odamdadır kendi bilgisayarım, Hakan salonda müzik dinler, ki onun da bir anlamda yatak odası orasıdır, oğlum odasında yatıya gelen arkadaşı yoksa msn başındadır, ben Özlem’in gelen mailleri karşısında cık cık ya da kıkırdayışları arasında uyuma çabalarında olabilirim ki, genç kız köpeğimiz Maia da bu arada kendi moduna kim uygunsa ona takılmaktadır…

Tam tersi de olabilir, hepimiz bir arada, sabahlayabiliriz de…

Yani, neyin ne olacağı hiç belli değildir bizim evde!

Bir de özel terimlerimiz vardır ki, bu çok eskilerden süregelir, kız kardeşimle birilerinden duyduklarımızı espri anlamında kullanıp da hala devam ettirdiklerimiz vardır ki, çocuklarımızın hayretler içinde kalışları bile bizi engelleyememiştir!

Kimden duymuştuk,inanın hatırlayamıyorum, ama, çizgi film “çızıklı film” dir bizim espri literatürümüzde.

Hem kız kardeşimin iki kızı, hem benim oğlum,yazık garibanlar yıllarca “çızıklı film” izlediler! Ta ki, arkadaşlarından biri “çizgi film dediğinde, “hayırrrrrr, çizgi değil çızıklı film o diye ısrar edişlerine şahit olana kadar!

“Peçente” yi de ilk kimden duymuştuk, bilmiyorum, ama, o tarihten sonra biz masaya hep peçete yerine peçente getirdik!...

Özlem’in “ahanda” sı da literatürümüzdedir, Hakan’ın “Külkümçüm’ ü de ki,o da artık ”Hakançım” dır bizim için…

Özlem de zaten “Öslem” dir…

Bizim evin halleri devam edecektir…



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
İlk Gece Hapı!..
Hayalleriniz Gerçekmiş Gibi Davranın...
Sayın Mustafa Kemal Atatürk,
Bizim Evin Halleri - 8
Bizim Evin Halleri…
Bizim Evin Halleri…4
Bizim Evin Halleri – 10
Dayanışma Dediğin Böyle Olur, Vallaha!..
Bizim Evin Halleri... 3
Birer Kırmızı Karanfil…

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Görmeden Tanımak [Şiir]
Meltem Kaçtı Gözlerime... [Şiir]
Başlığa Ne Hacet! [Şiir]
Yüreği Avuçlarındaydı Adam [Şiir]
İsyanların Ayyukasında! [Şiir]
Issız Bir Yoldu Seninki [Şiir]
Nasıl Özledim, [Şiir]
Eşek Gibi Bir Aşktı Bu! [Şiir]
Utanıyorum, [Şiir]
Seyret Gönlüm [Şiir]


Gülgün Karaoğlu kimdir?

1963 İzmir doğumluyum. Şiir yazmak gibi bir kaygım olmadı hiç. . . Bir şeyler yazarken form değişiverdi aniden, farkına bile varmadan ben. . .


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Gülgün Karaoğlu, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.