"Kelimelerin gücüyle dünyaları değiştirin."

Garip

Basit bir öykü bu...

yazı resimYZ

Basit bir öykü bu.
Ellerini musluğun altından çektiğinde o hiç sevemediği sarı havlu gözüne ilişti. Ellerini havluyu içine sindirebildiği ölçüde kuruladı. Banyonun kapısını açarken ‘bu kapı kollarını yapan ustanın…’ diye düşündü.
Tanrım, bugün de bir geçse…
Başka bir kapıdan dışarı çıkmaya doğru giderken sağ gözünü kavanozundan alması gerektiğini hatırladı… Ah neydi o eski günler; sağ gözünün görmediği güzel günler…
Gözünü aldı, yerine taktı.
İnsanlar için cenaze kutlamaları organizasyonu yapan bir firmada çalışıyordu. İlk müşterisi gelmişti bile. Bir ay sonraya yetişmesi gereken bir kutlamanın ayrıntılarını konuşmaya başladılar… Önce her zamanki gibi kötü günler hafızadan silinmeliydi. Sanırım bunun için yarın müsaittiler, müdürüne danıştı, onay aldı. Sonra ölecek adama döndü ve sordu ‘sizin istekleriniz nelerdir’. Adam sıralamaya başladı, ama adamı duymuyordu, aklı sarı havluya ve kapı koluna takılmıştı…
‘Tanrım, bugün de bir geçse’ diye düşündü ve bunu sağlamak için müdüründen izin almaya karar verdi…

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön