"Gerçek şu ki, dünya 1 Nisan şakası kadar absürt, ama biz yine de bu şakaya inanmayı sürdürüyoruz." - Albert Camus"

yazı resim

Yüreğime oturmuş, yitirme korkusuyla,
En mutlu anlarımda için için yanarım.
Dudağımda hüzünlü gözlerin türküsüyle,
Sen güneş, ben dünyayım, etrafında dönerim.

Aklımın köşesine yerleşip sırıtırken,
Kaç kere güreş tuttum, şeytanla senin için.
Sevilmeme kaygısı gönlümü çürütürken,
Bana sevgini söyle, imanın dinin için.

Eğer bir gün gitmeyi geçirirsen aklından,
Gözlerime bakarak, canımı al, öyle git.
Zehirli iki sözü çıkararak saklından,
‘’Seni sevmedim’’ deyip, ahrete sal, öyle git.

Sana bakan gözlerin sırrını okurum da,
Kaç kişinin düşünde sabahlarsın kim bilir?
Bülbül gibi öterek, en neşeli durumda,
Elin tutsa birini, seven kalbim irkilir.

Birer birer yolarım, kokladığın gülleri,
Seni öven türküyü sazından kıskanırım.
Çocuğunu severken yüzündeki halleri,
Yavrunun sevgi dolu gözünden kıskanırım.

Mehmet Nacar

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön