..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Öküzün rengini dışında, insanın rengini içinde ara. -Mevlânâ
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Yaşam > Dilara Yiğit




7 Mayıs 2010
Tanrı Yok, Tanrı Ölü  
Dilara Yiğit
Kalemi nereye saplayacağımı bilemeden kontrolsüz savuruyorum. Nereyi kesip kanatacağı belli değil. Tanrıya çarpıyor kalem defalarca, tanrı bile durduramıyor kalemi. Kulağıma yaz diye fısıldıyor, yazarak var et hayallerini. İntikamını yazarak al… Durmamı isteyeceğini sanıyordum. Şimdi söyle bana Cennetimin bekçisi, bu beni çağırdığın cehennemin kapısı değil mi?


:AHAF:

Benim silahım beynim. Hayat önümde yeniden düzenleyeceğim.

Kalemi nereye saplayacağımı bilemeden kontrolsüz savuruyorum. Nereyi kesip kanatacağı belli değil. Tanrıya çarpıyor kalem defalarca, tanrı bile durduramıyor kalemi. Kulağıma yaz diye fısıldıyor, yazarak var et hayallerini. İntikamını yazarak al… Durmamı isteyeceğini sanıyordum. Şimdi söyle bana Cennetimin bekçisi, bu beni çağırdığın cehennemin kapısı değil mi?

Söyle bana cennetimin bekçisi, şimdi kim kimin efendisi.

Yazarak öldürdüm tanrıyı. O eksikliği kendimle tamamladım. Tanrı ben oldum. Ben tanrı oldum… Denizi kana buladım, bulutları ise et parçalarına. Yağmur yerine şarap yağıyor gökten. İnsanlar çaresiz sarhoş oluyorlar. Öyle sarhoş oluyorlar ki bayılıp kalıyorlar. Dünya duruyor, insanlar sarhoş, insanların günahları yüzlerine yansımış. Dünya benim elimde. Tanrı benim. Tanrıyı öldürüp içimde tanrı oldum. Kalem benim silahım, nereye doğrultsam yok ediyorum. Topraktan ağaç yerine insan cesetleri çıkıp, büyüyor. Çiçek olarak ceninler yeşeriyor.

Şimdi sen cennet bekçisi cehennemin en ücra köşesinde beni çağırdığın yerde cehennem bekçisi ile yanıyorsun. Söyle şimdi cennetimin bekçisi kim kimin efendisi.

Kalemi savuruyor beynim. Göç eden martılara takılıyor değişim için. Martılar leş yiyen akbabalara dönüşüyor bir bir, büyüyen kurukafa ağaçlarının himayesinde… Kan denizinde insan parçaları yüzüyor…

Tanrı durduramıyor beni, öldürdüm tanrıyı. Tanrı bizi anlıyor, dayatmanın ne olduğunu, zor olanakları şimdi kavrıyor. Geri dönüşü yok. Öldürdüm onu… Tanrı kâğıtta bana sesleniyor “sil yazdıklarını, benden alma intikamını”. Yazıyorum buna cevabımı ”senin kontrolün, korkun yok artık. Kontrol, güç bende”. Susturuyorum, sesini alıyorum yazdıklarımdan. Sesi gelmiyor tanrının. İyice güçlenip devam ediyorum, tanrı içimde, bedenimde gezen kanımda…

Tanrı görünmez değil artık, tanrı gizlenmiyor. Görün işte tanrınızı, tanrı benim… Kontrolü bende gücün, ölümün... Cehennemdekileri cennete gönderiyorum, günahsızlar diye görünen cennettekilerse cehennemde yanıyor. Günahkârlar denilen canlılar duyun beni İşte sizin gerçek ödülünüz cennet. Korkusuzluğun ödülünü yaşıyorsunuz cennette. Günahsızlar sizde korkularınızın bedelini yanarak ödeyeceksiniz.

Kadınlar erkek, erkekler kadın oluyor. Yaşlılar genç, gençler yaşlıya dönüyor. Dünya tersine dönüyor. . Et yiyen hayvanlar ot yiyen hayvanlarla değişiyor. Tatmadıklarını tattırıyorum onlara. Güç bu işte, gerçekte bu. Olmayanı oldurabilmektir büyüklük. Bu benim büyüklüğüm, bu benim tanrılığımın büyüklüğü

Sevişmeler artık günah değil, sevişmeler artık farz. Cinayette artık bir farz. Hak etmeyeni öldürün bu size emrim. Benim tanrılığım bu, ben büyüklüğümü böyle yapıyorum. Size gerçekten yaşamayı, korkusuzluğu öğretiyorum. Secde etmeyin bana, sizden tek istediğim gerçekten yaşamanız. Siyasi denenlerden ötürü idam etmeyin insanları. Onlar ödüllendirilmeyi hak ediyorlar. Çünkü onlar düşünüyor ve irdeliyorlar. Korkusuzca konuşuyorlar. Onlar ödüllendirilmeli. Benim onlara ödülüm özgürlükleri.

Kalemi isteyerek savuruyorum bu defa. Kana buluyorum her yeri yine. Şarap yağmurunu durduruyorum, gökyüzüne kan kırmızısı bir güneş doğuyor. Kuvvetli bir rüzgâr esiyor, kulağa melodiler doluyor. Bu melodi ise Yann Tiersen’den sur le fil. Tepede Koyu renkte güneş, kulağa rüzgârla dolan keman. Karşıda yeni bir dünya. O dünya benim eserim, işte benim tanrılığım bu.

Gör şimdi ölü tanrı, kim kimin efendisi. Kim güçlü, kim aciz. Tanrı benim, Ben tanrıyım. Egemenliğin sona erdi. Benim varlığım devam edecek bundan böyle…


Söyle bana cennetimin bekçisi, şimdi kim kimin efendisi…

Tanrı benim

Ben tanrıyım

Eskisi yok, her şey yeni

Tanrı bile



.Eleştiriler & Yorumlar

:: cesurca...
Gönderen: Paşa İmrek / , Türkiye
17 Mayıs 2010
cesurca ve cesaret verici bir yazı, emeğine sağlık harika bir yazı...

:: ENEL HAK...
Gönderen: memet göktepe / , Türkiye
8 Mayıs 2010
Harika bir yazı yazmışsın.yüreğine ve kalemine sağlık.devamını beklerim...İNSAN HAYVAN İLE ÜST İNSAN ARASINDA İPE TUTUNMUŞ BİR VARLIKTIR ÜST İNSAN OLMAK İÇİN YUKARI TIRMASI GEREKİR SENİN YAPMAK İSTEDİĞİNDE BU GALİBA...Nietzcenin felsefi anlayışını anımsattı bana...tekrardan yüreğine sağlık...

:: Kontrolsüz...
Gönderen: Umut Salih Tiryakioğlu / , Türkiye
8 Mayıs 2010
Ve ürkütücü...

:: ayneyn...
Gönderen: İbrahim Derûn / , Almanya
7 Mayıs 2010
"Kalemi nereye saplayacağımı bilemeden kontrolsüz savuruyorum. Nereyi kesip kanatacağı belli değil." aynen katiliyorum..1.kalbine 2.ruhunu dikkat et! ya zamanla asina olur ellerin yaziya yada yazinin kurbanlarindan sadece birisin..




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yaşam kümesinde bulunan diğer yazıları...
Çarmıha Gerilir Düşünce
Sonrası Yok
Küçük Kelime Oyunları ile Yaşam

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Gerçekten Yaşadım mı Şimdi?
Şimdi Sevmek Zamanı
Burnumda Siyanür Kokusu
Sende İstedim
Şairin Dizesi
Tapınaklarımın Tanrıları
Aşk İşte
Aşk Gerçek Desem Yalan
Anason Kokulu Direnişim
Beni Vur

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Siyaha Boyalı Ay [Şiir]
Ölüm Kaçışların Kralı [Şiir]
Bitti Nisan [Şiir]
Zaman [Şiir]
Gün Geçer Gider [Şiir]
Saat Dilimi [Şiir]
Eylül’e Merhaba [Şiir]
Biri Ölüme Ağlıyor [Şiir]
Geceye Kan Karışır [Öykü]
Sadece Ben Varım Kendimde [Öykü]


Dilara Yiğit kimdir?

ölçülü bir hayatın ölçüsüz bedeniyim, ruhum kesik benim. . .

Etkilendiği Yazarlar:
emil cioran, sergey yesenin, ahmet telli, bayram balcı...


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Dilara Yiğit, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.