bir yazarın her çıkartacağı kitabının arkasında durulması gibi"Hizmette üstünlük , herkese kazandırır. Müşteriler kazanır. Çalışanlar kazanır, yönetim kazanır, hissedarlar kazanır. Toplum kazanır. Ülke kazanır." Zeithaml v.d., 1990,2 Hizmette üstünlük elde edebilmek için hizmet kalitesinde süreklilik esastır. Kaliteli hizmet sunmak ise karlı, ancak oldukça zor bir iştir. Bunu başarabilmek, hizmet kalitesinin ne olduğu ve hizmetlerde kalitenin nasıl sağlanabileceği ile ilgili temel unsurların bilinmesine bağlıdır. Hizmet kalitesinin temel unsurlarının araştırma sonuçları ile bağdaştırılarak işlendiği bu kitapta, hizmet işlemlerinde toplam kalite yönetimi sisteminin uygulanması esaslarına da yer veriliyor. Bu kitap teorik bir kitap değildir. Okuyucu olarak, firmaların üretim,araştırma-geliştirme, kalite ve mühendislik bölümlerinde çalışan mühendis ve teknik kökenli personel hedef alınmıştır. Kitabı takip etmek için istatistik bilgisine gerek yoktur. Ancak bazı bölümlerde, istatistik bilgileri olan okuyucular için, daha önceki bilgileriyle bağdaştırabilmeleri amacıyla yer yer notlar düşülmüştür. Ayrıca, kitabın sonuna, kitapta kullanılan teknik terimler için bir Türkçe-İngilizce sözlük eklenmiştir. Kitap, iki düzeyli deneyleri ve bu tür deneyler için uygun olan analiz yöntemini kapsamaktadır. Üç ve dört düzeyli deneyler ile bu tür deneylerin analizi için gereken "varyans analizi"yöntemi, ileride ele alınacaktırUygulandığı kuruluşta "tüm faaliyetlerin sürekli olarak iyileştirilmesi anlamına gelen" Toplam Kalite'nin, tüm eğitim kurumlarımızda mutlaka uygulanması gerektiğine inanan bir eğitimci olarak, bu kitabı özellikle okul liderleri, eğitim yöneticileri, öğretmenler ve kaliteye gönül vermiş olan aile ve veliler için hazırladım. Amacım, konuyla ilgili tüm ayrıntının ve detaylı açıklamaların verilmesi değil; çok karmaşık olduğu kadar da önemli bir felsefeyi tanıtabilmek. Bir eğitim kurumunda yapılacak köklü değişimin ilk basamağının aslında değişime gerek duyulduğunun farkına varmak olduğunu düşünüyorum. Okuduğunuz her satırın, bu değişimin sizin okulunuzda da gerekli olduğu düşüncesini vereceğine inanıyorum. Daha sonraki adım ise, değişimin nasıl, ne zaman ve kimlerle gerçekleştirileceği. Bu kitapta Toplam Kalite'nin Amerika ve Japonya'daki geçmişi ile tanışacak, felsefesinin özüne inecek, ilke ve prensiplerinin neler olduğunu, STRATEJİK PLANLAMA nın Toplam Kalite uygulaması için önemini, neler gerektirdiğini ve eğitim kurumlarına nasıl uyarlanabileceğini öğrenecek, ISO 9000 serisi ile kalite yönetimi ve eğitim kurumları arasındaki ilişkiyi kavrayacak ve değişim araçlarının neler olduğunu tanıyacaksınız. Kitabı okurken, hem kendiniz ve aileniz, hem de yakın çevreniz, okuduğunuz veya çalıştığınız kurum ve de ülkemiz adına kalite adına neler yapabileceğinizi düşünmenizi öneririz. Bu sürekli ve son derece keyifli bir yolculuk ve bitmesini hiç istemeyeceğinize eminiz
Yayınevleri
30 görüntülenme · 104 ileti
BUGÜN BİR DOSTTAN E POSTA ALDIM.
BİR YAYINEVİ TARAFINDAN NASIL DOLANDIRILDIĞINI ANLATIYORDU.
BU OLAY BENİM BAŞIMA GELMİŞ GİBİ SİNİRLENDİM.
ADAMCAĞIZ YURT DIŞINDA YAŞIYOR.
KİTAP BASTIK DİYEREK PARA ALMIŞLAR.
SONRA KİTABI İSTEMİŞ ŞAİR.
KARGO PARASI İSTEMİŞLER.
VERİR ŞAİR.
KİTAPLAR GÖNDERİLMEMİŞ.
ADAMCAĞIZ YILLARDIR YURT DIŞINDA.
TANSİYON HASTASI.
BİR YAKINI PARA ÖDEYİP BASILAN KİTAPLARIN BİR KISMINI ONA YOLLAMIŞ.
ARKADAŞLAR, BEN DİYORUM SİZE, BU YAYINEVLERİ KAN EMİCİ VAMPİRLERDİR,
ÇOK UYANIK OLUN, YURT DIŞINDA YAŞAYAN ŞAİR VS. ARKADAŞLAR, SAKIN GÜVENMEYİN BUNLARA...............
BİR DE BANA DİYORLAR BÖYLE ŞEY OLMUYOR DİYE.
HEM KİTAP BASTIRMA PARASI ALMIŞLAR. 1500 BASACAKLARINA 300 ADET BASMIŞLAR. DAĞITIM YOK.
BUNU YAPAN YAYINEVİNİ İSTERSENİZ AÇIKLARIM............
VE BEN BU ŞAİR ARKADAŞA ELİMDEN GELEN YARDIMI YAPIYORUM...
İSA KANTARCI.
YURT DIŞINDA YAŞAYAN ŞAİR MEHMET SARI'YI TELOS YAYINEVİ DOLANDIRMIŞTIR.
TELOS YAYINEVİ SAHİBİ ZAFER YILMAZ'DIR
BU YAYINEVİNE DOSYA GÖNDERMEYİN DERİM.
HELE DE YURT DIŞINDA YAŞAYANLAR...............
BÖYLE İNSANLARI, YAYINEVLERİNİ TEŞHİR EDELİM.
YERİN DİBİNE SOKALIM BÖYLE VAMPİRLERİ.
BU ARADA, YURT DIŞINDA YAŞAYAN YA DA YURT İÇİNDE YAŞAYAN ŞAİR/ÖYKÜCÜ VS ARKADAŞLARA BİLDİRMEK İSTERİM.
İSTANBUL'DA KİTAP BASTIRMAK EPEY PAHALI.
BENİM KİTABIMI BASACAK OLAN ŞAİR/DERGİCİ NURETTİN HOCA (ÖĞRETMEN)
İSTANBUL'DA KİTAP BASTIRMANIN 9 MİLYAR OLDUĞUNU SÖYLÜYOR.
BURDA İSE ÇOK AMA ÇOK AZ.
HEM RİSKİ VE DİĞER ŞEYLERİ ÜSTLENMİYORLAR.
HEPSİ YAZARIN SIRTINDA.
kitap bastırmak için yayınevine para ödeyen birinin sızlanmaya hakkı yok.
tarihte kitabını bastırabilmek için yıllarca bekleyen başarılı şair ve yazarlar var. ama tarihte kitabını para ödeyerek basturan tek bir kaliteli/düzeyli/değerli şair yazar yok.
ve her anlatılana inanmayın derim. bazıları nedense böyle hikayeler anlatmayı pek seviyor.
toplam 200 bilmem kaç yayınevi saydım bir online kitap satan sitede. edebiyatla ilgili olan. bunların hiçbiri şiirlerinizle ilgilenmiyorsa dönüp şiirlerinize bir bakmanızda fayda var.
bence...
Karma
Ali beyle konuştum. Kitaplar ona ulaşmış.
Yayınevinin sitesinde henüz kitap kapağı gösterilmiyor ama…
Karma adlı öykü/şiir kitabımı edinmek isteyenler Gündüz Yayınevi’nden istesin.
Ada dergisi edinmek isteyenler de.
http://www.gunduzkitabevi.com.tr/
gunduzkitabevi@mynet.com
veysel@gunduzkitabevi.com.tr
aligunduz@gunduzkitabevi.com.tr
Adres:
Demet Parkı Karşısı Vatan Caddesi
Demetevler 7.Sok. No:7 / b Yenimahalle /Ankara
Tel : 0312 346 54 57
Cep tel:
Kitap yayını için: Ali GÜNDÜZ 0505 501 74 91
Site hakkında görüşleriniz ve kitap siparişi için: VEYSEL GÜNDÜZ 0505 200 81 34
İsa Kantarcı
anlasildigina gore bu siteden bildigimiz duz yazi ve siirlerini bir kitapta toplamisssin. tebrikler. ne demisler, azimle sican betonu deler.
ve yine anlasildigi uzre kendi maddi imkanlarinla bastirmissin bu kitabi. parayi verip dudugu calmissin.
eminim yolda yuruyusun bile degismistir havandan. zaten ona buna edebiyat dersi vermeye kalkan ukela edebiyatci tavirlarin cekilmezken simdi nasil bir kantarciya tahammul etmek zorunda kalacagiz merak ediyorum.
asagida kendin yazmissin 9 milyara kitap basiliyor diye.
sen ilkonce o hoduk gibi ismine ekledigin kitabim cikti yi cikar. milletin adrenali yukseliyor. sonra millete burada caka satmayi birak. ukelaliktan vazgec. mutevaziligini gorursek bu sitede ugramadigimiz sayfalardaki siirlerin ve duz yazilarin bulundugu kitaba dokunabiliriz belki.
Yolda yürüyüşüm değişmedi, neden böyle saçma sapan şeyler yazdınız hiç anlamıyorum, bu ülkeden güçlükleri aşıp bir şeyler yapan yatırımcıya bile böyle davranıyorlar,çok görmemek lazım,
Caka satmak, ukalalık, yahu gene saçmaladınız, bunlarla alakam yok, ne yazdıklarıma iyi bakın,
Sizin kafanız sağlıklı işlemiyor,
Kıskançlıktan çatlıyorsunuz,
Çatlayınız, ama bu zihniyetle sıfır elde edersiniz,
Size bir tavsiye, düşman kazanmaya çalışmayınız,
İnsan/dost kazanın,
Sizin gibi sağlıksız ve ahmak insanlar öykü ve şiirlerimi okumasın, zerre kadar ihtiytacım yok.
Kitabımı tek sen okuma oldu mu, istemiyorum,
Zaten bütün kitapçılara dedim, bilmem ne adlı insan gelirse ona kitap satmayın diye, bilmem ne adlı şahıs gelirse ona kitabım bir trilyon.
Şöyle demiş :
ve yine anlasildigi uzre kendi maddi imkanlarinla bastirmissin bu kitabi. parayi verip dudugu calmissin.
Söz isa’da şimdi, para verip bastırmak vs.
Sayın sağlıksız, yazdığın metinleri yayınlat bakalım dergilerde, önce bunu başar, sonra karşıma geç otur, ancak bunun başarırsan karşımda laf söyleme hakkın olur,
Senin gibi sağlıksız zihinli insanların bana söz söyleme hakkı yoktur,
Ben bu işlerin merkezindeyim. Bu işin işinde yılların emeği var, peki sen necisin be!!!!!!!!!!!
Siz ne dediğinizi bilmiyorsunuz,
Çatlayın siz kıskançlıktan.
Sayın sağlıksız, metinlerimi sakın okuma, çünkü size göre olamazlar.
Sezai isimli arkadaşım. Eleştiri mutlaka senin hakkın. Yapacaksın da. Amma eleştiri yaparken biraz daha ölçülü olabilirdin. Hakâretamiz kelimeleri yazından ayıklayabilirdin. İsa Kantarcı Bey'in bu eşeltiriye vermiş olduğu cevaba bir şey yazmama gerek yok. Bu ve benzeri üzücü atışmaları, bir üye olarak bu site de okumak istemiyorum.
Birde merak ettiğim bir husus var. Ana sayfada Editörün seçtikleri bölümünde İsa Kantarcı beyfendi'nin 'Umar' adını verdiği şiirinin edebi özelliği nedir, Editör bunu neden seçmiştir açıklana bilirmi?
Saygılarımla herkesi 'saygı'ya davet ediyorum.
sayın kantarcı nedendir bilmiyorum ama uzaktan izlediğim kadarıyla pek bir agrasif insansınız.
ne zaman forum okusam sizin birileriyle polemikte olduğunuzu ve hiçte hoş olmayan laflarınızı okuyorum...
yahu girin siteye koyun yazılarınızı sonra ektiğiniz emeğin hakkını yiyin(yorumlar.kütüphanelere alanlar)
nedendir bu savaş nedir sitede ki insanlarla ağız dalaşınız.
sitede sizden başkada kitap çıkaran oldu zamanında hiçte sizin gibi ağıza sakız yapmadı.nedir bu isminizin yanındaki kitabım çıktı cümlesi.
ben buna düpedüz görmemişlik derim...
görmemişin oğlu olmuş misali.
öyle bir havalara girmişsiniz ki kural engel tanımaz biri olup çıkmışsınız.
valla doğrusu sizin kitabınızı hiçte merak etmiyorum!
paramı verip almam bile
bedava verseniz elimin tersiyle iterim emin olun...
önce mütevazi olun derim insanlarla kaynaşın gönül alın,sevgi verin sevdirin kendinizi
yazarlık bunu gerektiri kanımca...
sizi imza gününüzde hayal ediyorum da:)))
hah burnunuz bir karış havada
okurlarına yüz vermeyen aşağılayan kasııım kasııım kasılan bir yazar :)
ilk kitabınız karambole satar(yani umarım)
fakat ikinci kitapta millet sizin karakterinizi çözdüğü taktirde tam anlamıyla falso olur...
demem oki biraz daha sevdirmeye bakın kendinizi ağız dalaşlarını bırakarak...
bu bir tavsiyedir.
aksi taktirde negatif elektiriğiniz sayesinde çevrenizde hiç kimse kalmayacaktır ileride....
umarım sizi gazetelerin 3.sayfalarında yalnızlığa mahküm olan yazar intihar etti manşetiyle okumayız....
sadece birazcık mütevazilik diyorum...gerisi elbet gelir.
(şimdi bunları okuyunca eminim benimlede ağız dalaşına gireceksiniz aaa unutmadan cevap vermeye kalkmayın çünkü benden yanıt alamıycaksınız.yok saydım sizi)
sağlıcakla
sayın gönül,
daha önce kitabımın çıkması dolayısıyla beni tebrik eden siz…
hatırlayınız…
insanın birisi biri olur olmaz taramalı gibi sayarken, siz gelmiş beni suçluyorsunuz,
hoşu boşu geçiniz, burada bir saçmalık var, saçmalıklara susmam ki,
bu ülkede susanı ezerler zaten,
kitabım çıktı, bağıra bağıra derim, yayınevleri milyarlar harcayıp reklam yapıyor, siz marsta mı yaşıyorsunuz gönül.
Ben görmemişim, çünkü daha önce hiç kitabım basılmadı.
Siz kitabımı sakın okumayın, benim kitabım kimine kuduz köpek olur, eğer kitabımı alırsanız, sizi ısırır kitabım, sizin yaralanmasınızı, kuduz olmanızı istemem gönül.
İmza günüm, sizi ilgilendirmez ki,
Siz yazar ya da şair değilsiniz, bunlarla alakanız yok, işinize bakın e mi,
Siz bana aklı verecek biri de değilsiniz,
Çamur atıp karalamak işiniz,
Siz beni zerre kadar tanımıyorsunuz,
Ama siz bir gün samsuna gelin, size bir çay ya da dondurma ısmarlarım,
Ki o zaman ne kadar yanıldığınızı anlarsınız.
Eminim.
Beni yok sayabilirsiniz.
Bu tür şeyler komik geliyor bana, bir kamyon laf söylediniz, vs
Sevgili gönül, samsuna yolun düşerse geliniz, ada sanatevine,
Olur mu,
Çay ısmarlarım size, merak etmeyin, burası güvenilir bir yerdir,
Gönül hanım gibi mesaj yazacaklar olanlar, beni etkileyemezsiniz,
Beni ancak güldürürsünüz,
Murathan mungan der ki: beni sevebilirsiniz ya da sevmeyebilirsiniz ama bana kayıtsız kalamazsınız,
Ben yazarım, siz kimsiniz, necisiniz?
Ben ömrümü harcadım odalarda, siz?????????
Bana söz söyleme hakkınız sıfır,
yığınla palavra sıkıyorsunuz, hastalıklarınızı, egonuzun kirini saçıyorsunuz.
SOLFEJ SANAT YAYINLARI
Solfej Sanat Merkezi bünyesinde etkinlikte bulunacak Solfej Sanat Yayınları, sanat, edebiyat, felsefe ve sosyal bilimler arasında kitaplar yayınlamak amacıyla kuruldu.
Solfej Sanat Yayınları, sanat-edebiyat (şiir, öykü, roman, deneme, inceleme, çocuk edebiyatı vb.) felsefe (düşünce ve kültür tarihine ilişkin yapıtlar) ve toplum bilimleri alanlarındaki çalışmaları yayına hazırlama, basım, dağıtım ve tanıtım hizmetlerini sunmaktadır.
Solfej Sanat Yayınları, sözü edilen alanlarda ürünleri bulunan herkese açıktır. Yayınlanmasını istediğiniz dosyalarınız, yayınevinin editörleri tarafından değerlendirilecek ve yanıt verilecektir.
Temel ölçütümüz, nitelikli, değerli, ancak çeşitli nedenlerle okura ulaşma imkanı bulamayan yazar-şair ve araştırmacılara bir kapı açmaktır.
Yayınlamış olduğumuz kitaplara kitapçılardan, D&R mağazalarından ve tüm internet kitabevlerinden ulaşabilirisiniz.
Daha fazla bilgi ve iletişim için:
Özkurt Apt. Kat: 1 Da:1
Barajyolu 6,5 Durak, Ziraat Bankası Karşısı
Seyhan/Adana
0(322) 2274231
solfejsanatyayin@yahoo.com
(şimdi bunları okuyunca eminim benimlede ağız dalaşına gireceksiniz aaa unutmadan cevap vermeye kalkmayın çünkü benden yanıt alamıycaksınız.yok saydım sizi)
Yukarıdaki sözlerinizden hareket ederek bir forumda yazma konusunda hiçbir şey bilmediğiniz kararına vardım... İki kişi arasındaki bir konuşmaya girip ağzınıza geleni söylüyorsunuz, sonra cevap vermeye kalkmayın diyorsunuz. Bu pozu takınan ilk kişi değilsiniz inanın. Ayrıca forum böyle tavırlardan oldukça sıkılmış durumda bunu da bilin...
Bir de dayanamadım, söyleyeceğim, iki satır yazınızda üç yanlış var… Edebiyat mı konuşuyorsunuz, kahve falı mı?
İçimden bir ses sizin Limasollu olduğunuzu söylüyor, neyse bu kısmı beni ilgilendirir.
Üslubunuz çok ilgimi çekti, öyle etkilendim ki öğle yemeğimi yiyemedim. Açıkçası midemi bulandırdınız. Ah, bunları söylüyorum, çünkü alınmayacağınıza o kadar eminim ki, zaten amacınız bu bence, birilerinin midesini bulandırmak. Değil mi efendim, şöyle borsa, politika derken, eh yaşta kemale ermiş, bir edebiyat forumuna girip insanları kızdıralım. Dikkat çekelim üzerimize… Ya da her kimseniz, her ne yapıyorsanız… Çok ilginç üslubunuz, efendim, çok ilginç… Böğ!
kankanıza iki çift laf ettim kanınıza dokundu sanırım.
iki kişi arasına girmemden bahseden siz nasıl oluyorda iki kişinin arasındaki konuşmaya el atıyorsunuz anlamıyorum.
dizginleyin efendim dizginleyin kendinizi.
neee anlamadım sıkıldınız mı o halde okumayın gitsin...
yoksa sizde gereksiz ağız dalaşlarıyla polemikleriyle reklam yapma amacındamısınız.yoksa sizinde kitabınız çıkmak üzerede ucuz reklam peşindemisiniz.yoksa isa beyin avukatlığınamı (başka bir şey yazacaktım kalbiniz kırılır üzülürüm)soyundunuz.
ayrıca yalnışlarım sizi hiçmi hiç alakadar etmez kahve falıysa iyi anlarım emin olun sizinde geleceğinizi dökeyim isterseniz.
İletileri ayrı ayrı yazdım, kusura bakmayın. Sizinki gibi ciddi, önemli bir konunun başka safsatalarla karışmasını istemedim. Ana sayfada İsa Kantarcı’nın “Umar” adlı yapıtının neden çok bilmiş, ukala, kendini beğenmiş editörün teveccühüne mazhar olduğunu merak buyurmuşsunuz… Şimdi kısa bir süre Forum Katılımcılığından çıkıp editör olarak yanıt vereyim, çünkü adıgeçen seçim bendenize aittir…
Gözünüze çarpmamış, sanıyorum; ama yalnızca dilin doğru kullanımı konusunu kıstas edindiğinizde ana sayfaya koyacak yapıt sayısı on binlerden kaça iniyor, bir tahmin edebilir misiniz? Efendim, sıra gelmiyor ki edebi özellikmiş, imge kullanımıymış, düşünce zenginliğiymiş, ritmik estetikmiş… Bunları söylüyorum, lakin, bu işin sonunda korkarım, şiirle ilgili bilgimi “de” bağlacının doğru kullanımıyla özetleyebileceğim yalnızca…
Şimdi forum gereği konuşuyorum, İsa Kantarcı'nın "Umar" adlı yapıtında edebi bir özellik bulamamış olmanız beni siteye yabancı olmanız bir yana, edebi özellik saptama yetiniz bakımından da bir hayli kaygılandırdı doğrusu...
Umuyorum ki beğendiğiniz yazıları, yazarları bizimle paylaşırsınız. Böylece, bakarsınız - ne dersiniz, hoş olur ama değil mi - genelgeçer bir edebi özellik kıstası bile belirleyebiliriz, sitemizdeki tüm şiirler için...
İsa Beyi kankam olarak görmeniz çok hoş doğrusu, ama yanılıyorsunuz, bir. İkincisi ben size iki kişi arasına girmeyin demedim, giriniz efendim; ama neden karşınızdakinin size yanıt vermemesini istiyorsunuz? Benim tuhafıma giden buydu? Kalbimi kırmaktan korktuğunuz için kimi şeyleri yazmamayı tercih ettiğinizi görüyorum. Yani, insaf, siz benim penceremi bile kıramazsınız, bırakın kalbimi...
Şey, yazım yanlışlarınız beni ve yazdıklarınızı okuyan herkesi - nasıl diyorsunuz siz - alakadar eder... Bu konuda dokunulmaz olduğunuzu ancak günlük tutarken (v.b. durumlarda) düşünebilirsiniz, bunu aklınızdan çıkarmayın...
Gereksiz ağız dalaşları, ne demişsiniz bir de, bakayım; hah, polemiklerle reklam yapmayı mı amaçlıyorum... Hım, lafı uzatmaya değmez; hayır...
Selamlar...
syn şahin ayıp ettiğinizin farkındamısınız siz.ortalığı yatıştırmaya çalışacağınıza ne diye milleti kışkırtıyorsunuz.
çok ayıpladım sizi.
birde şu var İsa bey kendi cevap vermesi gerekirken onun hakkını savunmak sizemi düşer.
sezai bey,olgun bey ve gönül hanıma bir çok hakaretler ederek bundan mutlu oluyorsanız sizin psikolojinizi vahim görüyorum.
ben yazayım anladığım kadarıyla son şahsın yazamadığı bölümü isterseniz isa beyin yalakalığına soyunduğunuzu kastediyor hiçte haksız değil .burdan bakıldığında apaçık öyle görünüyor.
tavrınızı değiştirip sağa sola sataşmamanızı öneririm size.
ayıp ediyorsunuz bu forumu böyle kirletmeye hiç hakkınız yok bence.
ayrıca cümlelerinize dikkat edin saygısızlık içeriyor.
benden söylemesi.
yazın yazılarınızı bakın rahatınıza millete sataşmayın derim ben....
Yalakalıkla itham ettiğiniz birinin cümlelerinin hakaret içerdiğinden mi yakınıyorsunuz? Ortalığı karıştırmak gibi bir niyetim yok. Forumu kimin kirlettiğine karar vermeden önce biraz düşünün.
Son olarak "yalaka" sözcüğünüzü alıp size iade ediyorum, sanırım tartışmalarda bayanların imdadına yetişmek gibi bir şövalyelik peşindesiniz...
Gönül Hanım İsa'ya bir şey söylemiş, o da yanıt vermiş. Bu onların arasındaki bir tartışma. Benim ilgimi çeken şey, iletimde de belirttiğim gibi, yineleyeceğim, şu: Neden birine laf sokup da bana karşılık verme deriz? Bu forum kavramıyla örtüşmez. Buna karşı çıkıyorsanız, konuşmaya devam edelim; yok bunu kabul ediyorsanız, neden karşımda yer almanız gerektiğini hissetiniz bu tartışmada? Öncelikle yalnızca buna yanıt verin, sonra dilerseniz şu yalakalık mevzusunu e-posta ile halledelim, forumda değil. Sizin de belirttiğiniz gibi, temizlik hassasiyeti ..)