Benim farklı bir konumda olduğumu nereden çıkardınız? Yalnız ve yalnız sizin bir tanecik sorunuz editörü ilgilendiriyordu, ben de ona yanıt verdim... Onun dışında bakınız efendim, sol kutuda Forum Katılımcısı yazıyor... Şu sözlerim size değil... Kendini tatmin etme telaşındaki burnu kalkık, kibirli editörleri hepimiz tanıyoruz başka sitelerden, biliyorsunuz onlar kendileri için yazılan kötü şeyleri derhal silerler, sinir oldukları insanların yazılarının çıkmasına engel olurlar falan...
Tekrar sizin sözlerinize dönelim,
Efendim, yapmayın artık... Ben sokak ağzında ne yazmışım? Gösterebilir misiniz? Birisi küfür ettiğinde düşündüm, nasıl bir insan edebiyat forumuna girip küfür edebilir? Yalnızca bu... Karşılığında küfür mü ettim, ben o kişiye?
Umardım ki konuyu bu noktaya çekmezsiniz. Ne güzel yazım yanlışlarını konuşmaya başlamıştık sizinle... Söylediğim onca şeyi boşa söylemişim gibi hissediyorum... Şu kısaltmalar, hitap cümleleri falan...
Yayınevleri
35 görüntülenme · 104 ileti
Umarım yazı başlığından alınmazsın. Zira; dostluğumuza ramak kaldı gibi bir şey oldu atışmalarımız. (?)
Benim bulunduğum yörede şöyle derler, "En iyi dostunu kavga ile kazanırsın.."
(Seninle kavgaya tutuştuğumuzada inanmıyorum.) Editör=yayımlayan, seçen, neşr'eden.
Niye kendini (...zi kullanmıyorum.) farklı olarak görmüyorsun? Senin 'Editör Kenan Şahin olarak yazacağın tümceler farklı olarak girecektir tüm okuyanların beynine..
"Artık bıçak kemiğe dayandı benim açımdan. Bu noktada bana saçmalıyorsunuz, demeyin; çünkü bu iş iyice çığrından çıktı artık. Aklınızı başınıza devşirin, öğüdünü yazmakla yanlış bir şey yapmıyorsunuz, mesela şu an ben sussam ve söylenen hiçbir şeye yanıt vermesem, ben de yanlış bir şey yapmış olmam. Ama böyle yaparak bir şeye zarar veriliyor burada. Bu konuşmaların verdiğinden daha çok zarar veriliyor siteye, bazı konular havada kaldıkça... Öğrenme amacı taşımayan bilgisizliğin forumdan çıkarılması gerektiğini söylemeye başladım ve artık bu gerçekleşene dek de susmayacağım, bu konuda kimi, ne şekilde karşıma aldığım önemli değil"
Bu tarz size yakışmıyor.
Seni, sevgi ve saygı ile kucaklıyor, yaptıklarını (Ve en önemlisi yapacaklarını...) takdir ediyor, Hoşça kal diyorum.
İsa’nın bu kitap aşkı beni yordu. Tamam eserini bizimle paylaşmak istiyorsun da insanları çok kırdın.
Sezai sen kimsin?
Ömer Faruk kim?
Olgun: Uzlaşmacı…
Gönül: Kuyruk acılı, alacak özrü var.
Mustafa Günay: Reklâm koordinatörü.
Kenan: Editörcük.
İmdat: Şövalye.
Nadumyas: Hala halüsinasyon gören hasta. De, takıntılı ona karşı birleşmiş orduların varlığı peşinde.
Nida: Ayyaş. Kâğıt putlara tapan bir ahmak.
Hep dosttuk bence, dostluk aynı forumda yazışmayla, aynı şeye bakmayla başlıyor, diye inanıyorum. En başından beri hep mücadelesini verdiğim şey yanlışı söylenen arkadaşın öfkelenmemesi noktasıydı. Yayın dünyasının içinde olanlar bilir, yazı yazarsınız, çeviri yaparsınız redaktör diye bir şahıs size bir kamyon hatanızı döküp saçar... Bu herkes için böyledir, yanlış yapılır; ama yanlışları savunmak, sinirlenmek, hakaret etmek... Bunlar olmamalı... İlk sözlerimin arkasındayım... Yolu yordamı ne olur bilmiyorum, ama kibir ve gururla forumun kirletilmesi olayı son bulmalı... Pek çok değerli akıl, pek çok yetenekli üye küsüp gitti bu nedenle...
Siz hitabını birlikte bırakalım madem, Olgun, şunu söyleyeyim. Senin ya da diğer "olgun" arkadaşların olduğundan daha kibar ya da kaba değilim, diye düşünüyordum. Örnek alıyorum foruma yazanları, ona göre konuşuyorum... Farklı olma konusuna gelince... Editör olarak foruma yazmam. E-posta var bu iş için, bir de "köşe" var, malumunuz; hoş pek güncelleyemiyorum ama... Elimden geleni yapıyorum... Keşke Sayın Sezai'nin belirttiği gibi boş gezenin boş kalfası olabilsek hepimiz...
Forumun başlığı Kitap Dünyası, iletime çeki düzen verecek olursam:
Vakti zamanında kitabı çıkan arkadaşlarımızı nasıl tebrik etmişsek (anımsayın, Sayın Kamuran Esen'i) İsa Kantarcı'yı da tebrik etmeliyiz. Karmaşa da bu işi ben bile savsakladım... Tebrikler İsa,
İsa'nın tavırlarını "abartılı reklamcılık" olarak yorumlamak güç değil bence de; ama bu yorumu yapanlar kendilerinin de kolaylıkla "kıskanç" yorumuna maruz kalacaklarını hesaba katmalılar... Ama bence kitap dünyasında (başlığımız buydu, değil mi) reklamcılık da kıskançlık da çok kötü şeyler değil, inanın yapayanlış kullanılan bir Türkçe kitap alemine şu ikisinden de daha ters. Uğraş, didin bir ürün çıkar, eh reklamını da yap. Kıskanmak... Bu da güzel. Bilmem ne ödülünü alan yazarı kıskan, daha iyisini yaz. Zararlı bir şey mi? Değil... Gülün dikenleri bunlar...
Edebiyat kırılgan, güzel söz sanatı narin; foruma yazan herkes eli kalem tutmakla hassas bir ruh taşıdığını gösteriyor, hepimizin bunu zaman zaman unuttuğu olabilir... Zarardan döneriz, ama dönelim. Yalnızca bir veya iki kişiyle kalmasın bu... Ne bileyim... Aptalca duyulacak belki, ama... Hadi bir şey başlatalım... Toplu şiir olayını hatırlıyor musunuz?
Özeleştiri yapalım, ya da ona benzer bir şey... Herkes kendi yazısında sevmediği yönleri söylesin... "Düzyazı yazarken metni şiirsellikten kurtaramıyorum, bu da geneline yeknesaklık veriyor..." gibi sorunlarımızı paylaşalım... Ya da "Öykülerimdeki karakterler gerçek yaşamdakilere benzemiyor..." Hepimizin vardır, kendi yazılarımızda beğenmediğimiz yönler, öyle değil mi?
Var mısınız?
Not:
Nida son şiirimi okudun sanıyorum, beğendin mi? Kağıt putlar sözünden çıkarıyorum bunu... Bu arada editörcük, demişsin, neyse ki şaircik boyutuna vardırmıyorsun hoşnutsuzluğunu, alemsin yani... Böyle bir siteciğin editörcüğü olur tabii... Ne sandın...
Şimdi forumda yazdıklarımı okumanızdan sonra lütfen beni ukalâlıkla özdeşleştirmemeniz temennisi ile satırlarıma devam etmek istiyorum.
Zatım okuma ve yazmayı seven bir kişi olarak bir İzEdebiyat tutkulusu oldu.
Mamafih; o yazardan bu yazara gezerken hiç tasvip edemediğim hususlar ile karşılaşmaktayım. Öyle güzel denemeler, öyküler, şiirler, eleştiriler vs. vs.’ler okuyorum ki anlatamam. Gezenler bilir.
İşte benim sorunum burada başlıyor. Bu güzel eserlerin yazılımında noktalama işaretlerine pek dikkat edilmiyor, yani imlâ kurallarına pek uyulmuyor. Dolayısı ile okuyucu yazıyı anlayıncaya kadar oldukça zahmetlere katlanmak zorunda kalıyor. Birde arada, çok küçük de olsa maddi hatalar yapılıyor. Şöyle ki; Yazar ‘esinti’ yazacak ama ‘esindi’ yazıyor, esin’den türeyen her iki kelimedeki anlatımın yazıyı ne denli değiştirdiğini gözlemlemekten üzüntü duyuyorum.
Bu sebeple Hocam niye nitelendirdiğim bir Zat-ı âlinin bana öğrettiği ve verdiği çok küçük bir notu sizlerle paylaşmak istedim.
Diyordu ki bana; “Virgülü bilirsiniz, ama yerinde kullanmalısınız, işte şöyle si gibisinden.” Deyip küçük bir kağıda karaladıklarını uzatıyordu.
“Oku, baban gibi eşek olma.
Oku baban gibi, eşek olma.”
Hocamın notunu size aynen aktardıktan sonra, kendimin bu konuda tamamen kusursuz olduğunu kesinlikle söylemiyorum. Elimden geldiğince dikkat etsem de, zaman zaman aynı hatalara kendiminde düştüğünü görüyorumve üzülüyorum. Amma inanın elimden gelen özeni gösteriyorum, diğer arkadaşlarında bu özeni göstermelerini istemekten gayrı, talebimin olmadığını belirterek,
Herkesi selâmlıyorum.
İzEdebiyat’ı ve İzEdebiyat’lıları seviyorum.
Şimdi forumda yazdıklarımı okumanızdan sonra lütfen beni ukalâlıkla özdeşleştirmemeniz temennisi ile satırlarıma devam etmek istiyorum.
Zatım okuma ve yazmayı seven bir kişi olarak bir İzEdebiyat tutkulusu oldu.
Mamafih; o yazardan bu yazara gezerken hiç tasvip edemediğim hususlar ile karşılaşmaktayım. Öyle güzel denemeler, öyküler, şiirler, eleştiriler vs. vs.’ler okuyorum ki anlatamam. Gezenler bilir.
İşte benim sorunum burada başlıyor. Bu güzel eserlerin yazılımında noktalama işaretlerine pek dikkat edilmiyor, yani imlâ kurallarına pek uyulmuyor. Dolayısı ile okuyucu yazıyı anlayıncaya kadar oldukça zahmetlere katlanmak zorunda kalıyor. Birde arada, çok küçük de olsa maddi hatalar yapılıyor. Şöyle ki; Yazar ‘esinti’ yazacak ama ‘esindi’ yazıyor, esin’den türeyen her iki kelimedeki anlatımın yazıyı ne denli değiştirdiğini gözlemlemekten üzüntü duyuyorum.
Bu sebeple Hocam niye nitelendirdiğim bir Zat-ı âlinin bana öğrettiği ve verdiği çok küçük bir notu sizlerle paylaşmak istedim.
Diyordu ki bana; “Virgülü bilirsiniz, ama yerinde kullanmalısınız, işte şöyle si gibisinden.” Deyip küçük bir kağıda karaladıklarını uzatıyordu.
“Oku, baban gibi eşek olma.
Oku baban gibi, eşek olma.”
Hocamın notunu size aynen aktardıktan sonra, kendimin bu konuda tamamen kusursuz olduğunu kesinlikle söylemiyorum. Elimden geldiğince dikkat etsem de, zaman zaman aynı hatalara kendiminde düştüğünü görüyorumve üzülüyorum. Amma inanın elimden gelen özeni gösteriyorum, diğer arkadaşlarında bu özeni göstermelerini istemekten gayrı, talebimin olmadığını belirterek,
Herkesi selâmlıyorum.
İzEdebiyat’ı ve İzEdebiyat’lıları seviyorum.
Paparazzi!
Yazdığım iletiye senin yorumun buysa:
Beyninde cüzam var… Her zaman yazdıklarımın ve yazacaklarımın arkasında olma kıvancını taşımaktayım. Hücrelerinde anlam kargaşası yaşaman, benim anlatmak istediğimi anlatmama mani olamaz. Sen, deniz kıyısında kaleleri kendin kur, kendin yık. Tırların fren sesini andırır, homurtun.
Çocuk oyunlarını bu kadar güzel bilmenizden, Gırgır dergisini okuduğunuzu sezinledim. Avanak Avni'nin belalısı Deve Dilaver'i tanır mısın...
İsa bey,
1500 yazar adıyla gönderdiğiniz iletiyi anlayamadım. Diren beyin İZle ilgili bir mesajını forumda göremediğim gibi, emailime de böyle bir ileti ulaşmadı. Beni bu konuda bilgilendirebilir misiniz?
Diğer taraftan sitede bir şeyler yazmaya başladığım tarihten bu yana siteyi maddi olarak desteklemenin yollarını arıyorum. Bildiğiniz bir hesap numarası mevcut mu? Ben iyi birşeyler üreten yabancı sitelerin yaptıkları gibi sitede bir bağış bölümü bulunması taraftarıyım. Desteklemek isteyen, istediği miktarda, içinden geldiği gibi destekler.
Bu konuda kültürümüz ve anlayışımız biraz farklı olmakla birlikte, neden İZ ilk olmasın? Elbette site yönetiminin yayın politikaları gereği bu konuda karar vermesi gerekli, fazla karışmış olmakta istemem...
Selamlar
Merhabalar,
Programcılarımız bağışla ilgili sayfanın her girişte en fazla üç defa okurların karşısına çıkması için bir düzenleme yaptılar. Bağışta bulunanların böyle bir mesajla tekrar tekrar karşılaşmamaları için de çalışmalarını sürdürüyorlar. Ben yine de adresi buradan veriyorum:
http://www.izedebiyat.com/b/bagis.asp
Durumun aciliyetini nasıl anlatabileceğimizi doğrusu biz de bilemedik. Sunucu bilgisayarları kiraladığımız şirkete birikmiş borcumuz var. Geçen hafta sonu bu borçtan dolayı İzEdebiyat kapatıldı; yaptığımız görüşme sonucu tekrar kısa bir süreliğine açmayı kabul ettiler. Yani şu an bu 'uzatılmış' süreçte bulunuyoruz. Bağış sayfasında belirtilmeyen bir şey var, o da son altı aydır tamamen 'öz-kaynaklarımız'la yayın yaptığımız. Bunu sürdürebilmeyi çok isterdik ama İzlenim oldukça genç bir şirket sayılır, ve bugüne dek çabımız 'Amerika'yı yeniden keşfetmektense' 'denenmemiş projeler' üzerine gitmek oldu. Dolayısıyla her zaman ticari kazançlarımız istediğimiz boyutta olmadı ve olmuyor.
Diğer tarafta İzEdebiyat'ı okur ve yazarları için parasal kaygılardan uzak tutmak istedik. Siteye reklam alalım dedik, ama işimiz yayıncılık, tasarımcılık ve programcılık olduğundan o piyasayı pek tanıdığımız söylenemez. Yaptığımız görüşmeler sonucu da en azından yayın dünyasının internette reklam vermeye henüz pek gönüllü olmadığını gördük. Sonunda hepimizin bu siteye belli açılardan 'ortak' olduğumuz düşüncesiyle böyle bir bağış kampanyasına giriştik.
Bağış vermeyi düşünenlere, desteklerinden ve ortaklık bilinçlerinden ötürü teşekkür ediyoruz.
Sevgi ve saygıyla,
Diren Yardımlı
tam olmasını dilediğim şeyler, yıllık çıkarmak, kitap vs,
ben başında beri bunları diyordum,
bu site neden yapamasın bunları?
bal gibi de yapar,
neden aşamasın sorunlar?
aşar,
kitap basmak mesela,
site bu güce erişebilir bence,
mesela sevgili nidanın bir kitabını bassa iz,
bunu seve seve alacak çok kişi var,
kitap bastırmak isteyenler için de,
bi hesap numarası çıkarılabilir,
bence diren bey, bunu önemse,
birçok yayınevi para alıp kitap basıyor,
yazarlar sıraya girmiş.
ben bunları önceden de dedim size.
büyüme olmazsa eğer, ölmeye mahkumdur bu site,
çünkü kaynaklar her zaman kurur,
ancak büyüyenler sağ çıkar bu güçlüklerden,
siteye yeni yazarlar kazandırmak için de çalışmalısınız,