edebiyata ilgi duyan gönül dostlarının paylaştığı bu ortam, eminim ki elit bireylerin vazgeçilmezleri arasında. öyleki okuduklarımda duygu ve düşünce dünyanınızın önündeki esrar perdesi bir nebze olsun kalkıyor ve sizleri tanımamam için bir pusula oluyor herbiri...profesyonel amatörlerin, yani bizlerin:), bir iki satır karalamsı için belki de öncelikle bu işin özsuyunu damarlarında taşıyan sanatçıların aypıtlarını büyük nir özveri ve titizlikle okuma gerekliliğimiz olduğu düşüncesi içindeyim.affınıza sığınarak roman üzerine kendini geliştirmaya çalışan arkadaşlar için ufak bir tavsiye yapıtının ismini zikretmek istedim...
kendisni daha çok iki deneme kitabıyla tanıma şansı yakaldığım saygı değer [[B]]MURAT MENTEŞ [[/B]]beyin ilk romanı [[B]]DUBLÖRÜN DİLEMMASI [[/B]]....
Öneriler
16 görüntülenme · 105 ileti
Kafkas Ruleti... türkiyenin son dönemlerde yaşadığı olayların perde arkasını çok akıcı bir üslupla anlatan politik kurgu roman. senaryosunu çok profesyonel buldum diyebilirim. yazarın 22 yaşında olması insanı şaşırtıyor. fakat kitabı okurken yazarına ciddi bir saygı duymaya başlıyorsunuz. metal fırtınalardan falan çok farklı bir tarzı var. bir defa hayal değil gerçek olayları yazmış, ilerisi için olması muhtemel gelişmelere yer vermiş. okuduktan sonra türkiyedeki gelişmelere eskisinden farklı bir gözle bakmaya başladım. yazarı bu yaşında böylesine bilgi ve yorum dolu bir eser yazdığı için tebrik etmek lazım.
Eğer Bachmann'ın Malina adlı pomanını okumadıysanız,hiç durmayın derim.Psikiyatriyle insanın iç dünyasıyla ilgilenenlere hele.Dış görünüm açısından olaysız bir romandır Malina.Yazar bir kadının ağzından anlatılır.Onun iç dünyası,hisleri,düşünceleri.Yazar,kendisini hiç anlayamayacak bir adama tutkuyla bağlanır.Bu kadının manevi açıdan intiharı demektir.Neyse çok uzatmayalım,en nihayetinde roman şu sözleri söyler bize:"Dünya da Savaş ve Barış yoktur,sadece savaş vardır","Şiddet,iki insan arasındaki ilişkide başlar",İnsanın insanı manevi açıdan öldürüşü gerçek cinayetleri oluşturur ve büyük kıyımların temelinde de bu gerçek yatar"
Mutlak aşk ve birey olmanın savaşımının romanıdır Malina.Ayrıca romandaki ve Bachmann'ın şiirlerinde de söz konusu olan,ateşe yapılan göndermelerle yanarak ölmesi arasında bir bağlantı da aranmasın lütfen,bu yapıtın değerini ne düşürür ne de çıkarır.Kendi içindeki ruh tuzaklarına katlanmayı göze alabileceklere önerilir.Acımasızca gerçek bir roman!
türü öykü, yitik zaman saatçisi,
telos yayıncılık.
eski baskısını okudum.
yeni baskısı var.
ufkuna ufuk katmak isteyenler alıp okusunlar.
Kabus öyküsü güzel.
Batık Bir Aşk öyküs de güzel..............
yeni fikirler, şeyler..........
gibi..............................................
merak duygusu öykülere güzel yerleştirilmiş.
muziplik.
aşk.
erkekçe duygular.............
falan filan..........................
felsefi..............
yer yer ağır......çok ağır.................................
zor........
falan filan
telos.
bir kadın.
roman.
cinselliği, aşkı, kadını, adamı, yaşamı anlatan bir kitap.
kadınları.
değişik kadınları.
irinlisini. kalçası güzel olanı. pis kokanı. güzeli. çirkini. yaşlısı...
falan filan.
oynak kalçalar...kadın erkek arasındaki polisiyelik........
falan filan...
muzip.
zor.
saçmala yer yer.....
bir türk böyle bir kitap yazamaz...
onu ancak macar yazdı.
galiba.
alın okuyun o kitabı da.
rahat rahat yazmak nedir görün.
utanmadan. her şeyden bahseden bir kitap.
çok gülünç bir kitap.
bir roman okuyorum,
kitapta şu cümleler var,
sf 27:
“Kurulu düzen yeniden egemen olmuştu. Üstelik aylar sonra ilk defa sevişmişler, birbirlerine dokunmuşlar, cinselliği yeniden birlikte yaşamışlardı. başlangıçta sevişmeleri eskisi kadar ateşli, pervasız, doyumlu değildi. Geçici bir iktidarsızlık yaşamakta olduğunu bile düşünmüş, organının yeterince sertleşmeyeceği korkusuna kapılmış, paniklemiş, bunu karısının da sezdiğini fark etmiş, eli ayağı büsbütün dolaşmış, ama sonra her şey düzelmişti. Karısının tüm kuşkularını silecek, hayatında ondan daha önemli hiçbir kadın, hiçbir köklü duygusal ilişki olmadığına inandıracak yoğunlukta bir sevişmeydi.
Kitabın daha başında bu cümleler.
Oya Baydar, Hiçbiryer’e Dönüş , roman
doğrusunu isterseniz, okur adamın organının sertleşip sertleşmediğini düşünmez, peki niye bunu yazmış yazar, niye yazar bu durumu bu kadar detaylı vermiş,
son sözü asla önce söyleme diye bir özdeyiş bilirim.
henüz kadın ve erkeğin hayatları gözler önüne serilmeden.
bu cümlelerin bir benzeri Bulvar (soyunmuş kadınlar vardır gazetede) gazetesinde bile yok.
Yazar duygulanıp, abarta abarta yazmış işte.
Ahmet Atlan ahlaksız yazıyor derler, kötü yazıyor derler, peki yukarıdaki alıntıladıklarım, ne,
Kitapta onlarca cümle var abartılı, cıvık cinselliği anlatan.
Her şeyin bir çizgisi, seviyesi olmalı.
2
bir kadınının kocasına cinsel hayranlığını, yatak sefalarını, portakal yiyerek sevişmesini anlatıyor kimi cümleler, öyle ki yattıkları yatağın detayları bile ince ince veriliyor.
bir kadın hem portakal yiyip hem nasıl sevişiyor, benim anlayamadım,
kitap, yurt dışında kaçan bir devrimci kadını anlatıyor, onun ülkeye dönüşü, geçmişi,
Oya Baydar, bir zamanlar devrimciydi, bir zamanlar ütopya peşinde olan bir kadının, devrimcinin böyle şeyler yazması da büyük bir karakter kaybından başka bir şey değildir,
ben okur olarak diyorum ki: ben o kitabı pornografi merakıyla almadım, iyi şeylerden söz etmesini ummuştum, oysa hüsran yarattı bence, eğer cinsel meraklarım ağır basarsa, gider bir porno film izlerim,
Oya Baydar’ın cinsel detaylarını verdiği, kadın ve adam umurumda bile olmaz, olamaz,
Sanırım demek istediğimi anladınız.
herkesin bir duruşu vardır, bu duruş korunmalı.
Yalan söylerken bile, yazar çok dikkatli olmalı. yoksa inandıramaz okuru.
Bir kadının erkeğe duyduğu hayranlığı, habire anlatması hiç iyi değildir, etki yaratan biçim, adamın derinliklerini okura göstererek yapmasıyla olur, kadınla erkek arasındaki kopukluğu ve barışmayı vermenin de binlerce güzel yolu vardır, bayağı olmayan yolu hem de, yürekten geçen yolu hem de,
okuru heyecanlandıran, sonuç değildir, sonuca kadar giden süreçtir, bence, en azından ben bu biçimde etkileniyorum.
İŞTE SİZİ BÖYLE UYUTUYORLAR EY OKUR. İNANMA.
II abdülhamit döneminde geçen ilginç bir hikaye PEYMANİ. romanda osmanlı istihbaratının nasıl tasavvuf tekkeleri ile işbirliği yaprak istihbarat geliştirdiği olayı işleniyor.
şiirlerdeki şifreler..
romana geçen olaylar açısından her şey enteresan..
bunun için bence kaçırılmaması gerekir..
seliskitaplra
teşekkürler..
ben bir yanlışlık yaptım,
Hülya Atakan'ı bir yazar sandım, hayır,
bir yazma heveslisi olabilir ancak, neden derseniz, özgeçmişi boş, kimdir nedir bilmiyorum, sadece gülümseyen bir resmi var, ne yazdı bilmiyorum, yazıları varmış,
olsun,
gülümseyen suratlarla ileri gideceğiz tabiki, koyun öyle suratları ana sayfaya, kalkınır millet. Hitler nazi almanyasında gülümsemeyi şart koşsaydı, belki de yahudi katliamı olmazdı, hülya gereklidir, kıyamete kadar kalabilir resmi orada, kimse rahatsız olamaz,
Çok sevdiğim kişisel gelişim serisine eklediği yeni kitabı ''Sadece Aptallar 8 Saat Uyur'' adlı son kitabı bence okunması gereken kitaplar arasında kendisine yer bulacak kadar iyi kaleme alınmış bir ürün...
Daha önce kendisine ait KASHNA eğitim felsefesi üzerine kurduğu etkileyici kitaplarını okuduktan sonra, öncekilerden çok farklı bir tarzla yazıldığını gördüğüm kitap, insana geçmişi sorgulatan ve yerden yere vurduran düşünceler içine sokan etkili bir kitap... Kurgulanan hikayeler ve geçmişe dayanan anlatımlar ise bir solukta kitabı bitirtiyor insana.
Nacizane tavsiyemdir :)
evet ayn rand isimli bir kadından bahsediyorum.
bu kadın ki soluğunu sonun kadar tutmuş.Üflediği okurlarına sihir yapmışcasına ellerinden düşürmeden ayraç kullandırmasına gerek bırakmamış..Zirveye doğru yavaşça tırmanıyorsunuz sonra usulca inişe geçiyorsunuz bir de bakıyorsuzunuz kalan yaprak sayısı azalmış.Bitmesin son'lu olmasın istedim bu kitabı okurken .
Bir karakterki adı Kira.
Kira'nın burjuva geçmişinin proleterya ruhunun önünde eğilmemek için yaşadığı direnişi..
Ve sonunda dik omuzlarının,korkusuz bakışlarının çöküşü..Yamalı ayakkabılarının su alması aslında onun ruhuna açılan delikten sızan bir akıntıdır.Ve kira kızıllara yenik düşer 'yaşatmak için' ....