"O kadar çok şey öğrendik ki, birçoğu yanlış çıktı." - Mark Twain"

Ağlayış

Ve kan kırmızı yakut rengindeydi İstanbul' da tüm sokaklar. /

yazı resim

Seni tanıdığım gün ki kızıl sarı elbiselerini giymişti ağaçlar.
Ve kan kırmızı yakut rengindeydi İstanbul' da tüm sokaklar.
Bir sonbahar yağmuruna eşlik ettim,
Çisil, çisil yürüdüm anlayacağın .
Meyhaneci Todoriye kadar.
Todari aynı Todori,
masa aynı tahta masa, örtü yine kar beyaz.
Yine o Karafakide rakım, yine o erguvan çiçekli melamin tabaktaydı lakerdam.
Taş bir plaktan söyledi şarkımızı Müzeyyan Senar
Hicazdan, hicazdan
Burnumda mor salkımlı leylak kokun
hatırımda öpüştüğümüz Heybeliler, Sedefler, Burgazlar.
Bu akşamda, dün akşamki gibi
seni ağladık İstanbul ve ben sabaha kadar

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön